Kamu kurumuyla yapılan öğrenci yurdu inşaat sözleşmesinin haksız feshi iddiasıyla açılan davada teminat ve hakediş alacaklarının tahsili istemiyle yapılan temyiz başvurusu.
Özet: Davacı iş ortaklığı, davalı kurumun 1000 kişilik öğrenci yurdu yapım işi sözleşmesini işin büyük bölümü tamamlanmasına rağmen 4735 sayılı Kanuna aykırı ve haksız yere feshettiğini, kamu gücünü kötüye kullandığını ileri sürerek sözleşmenin feshinin haksızlığının tespiti ile irat kaydedilen teminatlar, kefalet senedi bedeli, geçici kabul kesintileri, eksik hakediş ödemeleri, kar mahrumiyeti ve fiyat farkı kesintileri gibi çeşitli alacakların tahsilini talep etmiş; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, salgın koşullarının mücbir sebep teşkil etmediğini ve sözleşmenin davalı idare tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek davacının taleplerini reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/772 E., 2025/540 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/446 E., 2024/269 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili iş ortaklığı ile davalı arasında 03.10.2018 tarihli ... 1.000 kişilik Öğrenci Yurdu Yapım İşi'ne ait sözleşme yapıldığını, müvekkili firmanın bu sözleşmeye istinaden sözleşme konusu inşaatı %72.9 seviyesine kadar tamamladığını, davalı kurumun 4735 sayılı Kanun'un 20... . maddesinde fesih ile ilgili usullere uymadan ve ek süre verilmesine rağmen kamu gücüne dayanarak hukuka aykırı bir şekilde sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ileri sürerek, sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava olarak; davalı tarafından irat kaydedilen 2.390.000,00 TL kesin teminatın 100.000,00 TL’sinin, emanette bulunan 750.000,00 TL bedelli kesin kefalet senedinin bedelinin 50.000,00 TL’sinin, 1.253.074,00 TL geçici kabul kesintisinin 100.000,00 TL’sinin, 2.000.000,00 TL eksik hakediş ödemesinin 50.000,00 TL’sinin, 2.500.000,00 TL haksız fesih yapılmasaydı elde edeceği kar mahrumiyetine karşılık 50.000,00 TL’sinin, 214.155,00 TL fiyat farkı kesintisinin 20.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye göre iş bitim tarihinin 29.05.2020 olduğunu, verilen süre uzatımlarıyla iş bitim tarihinin 03.08.2021 olarak belirlendiğini, yüklenicinin iş programının gerisinde kaldığını, yapım işinin tamamlanması mümkün olmadığından sözleşmenin feshedildiğini, ihaleden yasaklanma kararına karşı açılan Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin 2022/393 Esasında açılan davada işlemde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı idare arasında 1.000 kişilik ... Öğrenci Yurdu Yapım İşi'ne dair 03.10.2018 tarihinde 600 gün süreli sözleşme akdedildiği, sözleşmenin pandemi koşulları da taraflarca dikkate alınarak ilave sürelerle iş bitim tarihi olarak 03.08.2021 tarihi olarak belirlendiği, pandeminin dava konusu sözleşme bakımından mücbir sebep teşkil etmediği, sözleşmenin 15.10.2021 tarihinde davalı idare tarafından feshinin sözleşme ve eklerine uygun olarak haklı sebebe dayandığı, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının ileriye dönük tasfiye alacağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/410 D.İş sayılı dosyasında alınan raporda imalâtın gerçekleşme oranının %72,06 olarak tespit edildiğini, işin zaman gerektiren işçilik ağırlıklı kısımlarının tamamlandığını, yüksek pursantaj oranına sahip makine ve ekipmanlarının montajının kaldığını, trafo yerinin davalı tarafından tapu terk edilmesi işlemi yapılmadığından enerji müsadesinin verilmediğini, davalı idarenin müvekkili adına ithal edilmiş asansörleri temlik vermeyerek sahaya gelmesine engel olduğunu, fiziki gerçekleşme oranına sosyal tesis, seramik imalatları, mobilya imalâtları, alt yapı imalâtları, kazan baca imalâtlarının eklenmediğini, bu imalatların ise yaklaşık %3 oranına tekabül ettiğini, davalı kurumun doğalgaz abonelik ücretini ödememesi nedeniyle abonelik yapılmaması nedeniyle müvekkili firmanın alt yapı ve peyzaj çalışmalarını yapamadığını, müvekkili şirketten kaynaklanmayan imalât değişiklikleri nedeniyle vaziyet planında yağmur suyu yatay boru kodlarının şebeke kodlarından düşük olarak verildiğinin şantiye uygulama sahasında fark edilmesi nedeniyle vaziyet planındaki kodlarının hatalı olması nedeniyle, yeni kod alınarak projelendirme yapılması gerektiğini, harita mühendislerine tespit yaptırılarak yeni yağmur suyu projesi hazırlamak zorunda kaldıklarını, bu zaman zarfından geçecek sürenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, ilave işlerle ilgili ek süre verilmediğini, bu işler nedeniyle hakedişi olan 343.836,57 TL’nin ise ödenmediğini, müvekkili tarafından talep edilen 200 günlük ek süre idare tarafından kabul edilmemişken işin yeni yükleniciye verilmesi neticesinde işin biteceği süre ile yeni yükleniciye ihale edilen bedel dikkate alındığında sözleşmenin feshedilmesinin kamu yararına aykırı olduğunu, süre uzatımlarının bittiği tarihten 23 gün sonra ihtar gönderildiğini, ihtarın tebliğinden itibaren 50 gün sonra sözleşmenin feshedildiğini, bu durumda 73 gün fazla gecikme cezası uygulandığını, bilirkişinin pandemi sürecinin ne kadar süreyle işin yapımını engellediği hesabını yapamadığını belirtmesine rağmen sözleşmenin süresinde bitirilmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğine ilişkin rapor tanzim edilmesinin çelişki olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Davacılar yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı taraf dava dilekçesinde eksik hakediş ödemesinden kaynaklanan alacağını talep etmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yüklenicinin tasfiye alacağı bulunup bulunmadığı yönünden yapılan incelemede; 03.08.20 21... .10.2021 tarihleri arası 73 gün için toplam 1.454.124,00 TL gecikme cezası hesaplanarak yüklenicinin alacağından düşülerek tasfiye hakediş alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Yanlar arasında imzalanan 03.10.2018 günlü ... 1.000 kişilik Öğrenci Yurdu yapım işi sözleşmesinin "Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi" başlıklı 25.1 maddesinde bu sözleşmede belirtilen süre uzatım halleri hariç, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanacağı, 25.2 maddesinde yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde gecikilen her gün için sözleşme bedelinin onbinde beşi oranında gecikme cezası uygulanacağı, 25.3 maddesinde de ihtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatın gelir kaydedilip sözleşme feshedilerek hesabın genel hükümlere göre tasfiye edileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin bu maddesinde kararlaştırılan ceza, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 179/II. maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Kural olarak sözleşmenin feshi halinde bu cezai şart talep edilemez ise de, sözleşmenin yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenleme ile kararlaştırılan 10 günlük süre feshedilemeyen cezalı süre niteliğindedir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sözleşme feshedilse dahi bu süre için cezai şart bedeli talep edilebileceğinden yalnız bu süre için cezai şart bedelinin hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir.Bu durumda mahkemece feshedilemeyen 10 günlük süre ile sınırlı olarak sözleşmenin 25.2 maddesine göre davalı iş sahibinin isteyebileceği cezai şart alacağı hesaplanıp hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken 73 gün üzerinden hesaplama yapılarak yüklenicilerin alacağından düşülerek tasfiye alacağı bulunmadığı yönünde karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacılar yararına bozulması uygun bulunmuştur.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.