Adi takipten doğan iflas davasının, borcun yargılama sırasında ödenmesiyle konusuz kalmasına karşın davalı tacirin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu karar.
Özet: Tacir borçlu aleyhine başlatılan iflas yoluyla takip kesinleşip iflas davası açıldıktan sonra, dava konusu borcun tüm ferileriyle birlikte yargılama sırasında eksiksiz ödenmesi üzerine davanın konusuz kaldığına karar verilmiş; ancak, iflas davasının açılmasına borçlunun neden olduğu anlaşıldığından, davacının yatırdığı peşin harç, yargılama giderleri ve 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/542 Esas
KARAR NO : 2026/610
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 25/06/2026
KARAR TARİHİ : 16/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile borcunu rızaen ifa etmeyen tacir sıfatına sahip davalı aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında iflas yoluyla takibe girişildiğini, iflas emrinin 14.06.2026 tarihinde UETS ile davalıya tebliğ edildiğini, borçlu şirketin iflas emrindeki ihtara rağmen yasal süreler içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, takip konusu borcun ifaya yanaşmadığını, davanın kabulü ile borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, adi iflas yoluyla kesinleşen takibe dayalı iflas istemine ilişkindir.
... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı ..., takip borçlusunun davalı ... A.Ş. olduğu, davacı takip alacaklısının asıl alacak ve ferileri birlikte davalı borçlu hakkında toplam 12.911,35 TL alacak için genel iflas yoluyla iflas takibinde bulunduğu, iflas ödeme emrinin 14/06/2026 tarihinde borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davalı borçlu tarafından itiraz edilmediği için takibin kesinleştiği, ayrıca ödeme emri süresi içinde borcun ödenmediği anlaşılmıştır.
Borçlu tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz edilmemişse, alacaklı, bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebilir.
Nitekim, iflas davası açılmış; ancak, dava açıldıktan sonra, davalı borcun tamamını ödemiştir.
Zira, celp edilen dosyada asıl alacak, faiz, harç, vekalet ücreti, takip masrafları vs....dahil olmak üzere 03/07/2026 tarihinde borcun tamamının ödendiği takip dosyası ve tahsilat makbuzu ile sabittir.
Davacı vekili 09/07/2026 tarihli dilekçesinde takibe borcun tamamının ödendiği ve davanın konusuz kaldığı beyanında da bulunmuştur.
Bu çerçevede, dava konusu alacağın tamamının ödenmiş olması sebebiyle işbu davanın konusuz kaldığı noktasında duraksama yoktur.
Yapılan açıklamalar karşısında, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilemesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
Bilindiği üzere, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder (HMK 331/1).
Davacı, HMK m.331/1 uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti de talep etmektedir.
Davalı borçlunun genel iflas yoluyla yapılan takibe süresi içinde itirazda bulunmadığı ve borcunu da ödemediği, bu suretle 2004 s. İİK m.154 vd. uyarınca iflas davasının açılmasına davalının sebebiyet verdiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının haklı olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yatırılan 732,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 77,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan avansın hükmün kesinleşmesi sonrası iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip