İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, sanıklardan birinin ölümü, diğerlerinin ise dava zamanaşımı nedeniyle davaların düşmesine karar verilmesi.
Özet: İlk derece mahkemesince beraat kararları verilen, ancak bir üst mahkemece icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar hakkındaki hükümlerin temyiz incelemesinde, sanıklardan birinin hükümden sonra vefat etmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine, diğer sanıklar yönünden ise suç tarihlerinden itibaren durma süreleri de dikkate alındığında kanunda öngörülen dava zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması sebebiyle tüm kamu davalarının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2023/8023 E.  ,  2026/5000 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/2246 Esas, 2023/87 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarının kaldırılarak sanıkların yüklenen suçtan mahkumiyetlerine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin edilen nüfus kayıtlarından hükümlerden sonra sanık ...'in 26.05.2024 tarihinde vefat ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Diğer sanıkların yargılama konusu eylemlerine uyan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun, kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihinin sanık ... yönünden 06.01.2011, diğer sanıklar yönünden ise 09.06.2011 olup suç tarihleri ile inceleme günü arasında, durma süreleri nazara alındığında dahi, ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı Kanun'un 64... sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Espiye Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.03.2026 tarihinde karar verildi.