İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinden, çalınan çeklerin iadesi talepli davada kötü niyetli iktisap tartışmasını içeren istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bir şirketin hırsızlık sonucu çalındığını belirttiği çeklerden birinin davalı tarafından bankaya ibraz edilmesi üzerine başlattığı çek istirdadı davasında, ilk derece mahkemesinin davalının çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi kararına karşı, davacının hırsızlık olayının ceza yargılamasıyla kanıtlandığını ve bu durumda davalının iyiniyetli sayılamayacağını ileri sürerek yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesini konu edinmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2022/2362 KARAR NO:2026/1005T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:18/10/2022NUMARASI:2020/563 Esas, 2022/786 KararDAVANIN KONUSU:Çek istirdadı Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 16.08.2017 - 21.08.2017 tarihleri arasında tam saati bilinmemekle birlikte müvekkili şirket adresinde hırsızlık yapıldığını, şirketin çelik kasasının kırıldığını, kasadaki nakit 40.000-USD ve 13.000-TL nakit para, pasaport ve kıymetli evrakların çalındığını, olay yerine derhal polis çağırılarak tutanak tutulduğunu, suç faiileri hakkında açılan kamu davasının halen İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/682 E. sayılı dosyası ile devam ettiğini, müvekkili şirkete ait olup Bayrampaşa Polis Merkezi Amirliği’nde 21.08.2017 tarihinde verilen ifadede bilgileri bulunan çek yaprakları ve senetler hırsızlandığını, bu sebeple İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/503 E. sayılı dosyasında zayi nedeniyle iptal davası ikame edildiğini, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/503 E. sayılı dosyasında zayi nedeniyle iptal davasına konu çeklerden olan; ... seri no'lu çekin yazılan müzekkereye bankaca verilen cevapta söz konusu çek'in davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiği ve fakat ödeme yapılmadığı bilgisi verildiğini,anılan sebeplerle bahse konu çeki haksız yere elinde bulunduran davalı aleyhine çekin istirdadı davası ikame edildiğini beyan etmiştir.Davalı yanca cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir.Somut olayda, davacı taraf, yazılı olarak sunmuş olduğu beyanda davalı hakkında takip başlatmadığını, davalı yana ilişkin yürütülen ceza yargılaması olmadığını ifade etmiş ve yine dosya kapsamında çek istirdadı davasında çeki elinde bulunduran yetkili hamil çek iktisabında ancak kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlü olduğu davalının davaya konu çeklerin iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli verildiği konusunda kanaat oluşturulacak bir delil bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/682 E. sayılı dosyasında sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/503 E. sayılı dosyasında zayi nedeniyle iptal davası ikame edildiğini, zayi nedeniyl iptal davasına konu çeklerden olan; ... seri no'lu çek için yazılan müzekkereye bankaca verilen cevapta söz konusu çek'in davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiği ve fakat ödeme yapılmadığı bilgisinin verildiğini, Mahkemece, ... seri nolu çekle ilgili ... aleyhine istirdat davası açmak için 2 hafta kesin süre verilmesine" karar verildiğini, her ne kadar çek bir ödeme vasıtası olup genel olarak sebepten mücerret olsa da, hırsızlanmak suretiyle irade dışı elinden çıkan ve Ceza Mahkemesi'nde dahi yargılaması yapılan (ve cezaya sebep olan) çek'i bankaya ibraz eden davalının iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, çalındığı iddiasına dayalı olarak TTK'nın 792.maddesi uyarınca çek istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafça ... Bankası AŞ, ... Şubesine ait ... seri nolu, 30.01.2018 tarihli, 16.300,00 TL bedelli çekin çalındığından bahisle açılan çek iptali davasında İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/503 Esas sayılı dosyasında verilen 29.09.2020 tarihli ara karar ile ... seri numaralı çek yönünden davacıya ... aleyhine çek istirdadı davası açmak üzere süre verildiği, bunun üzerine davacı tarafından eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür." aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır.Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çekin iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).Dava konusu ... Bankası AŞ, ... Şubesine ait ... seri nolu, 30.01.2018 tarihli, 16.300,00 TL bedelli çekin hamiline düzenlendiği, keşidecisinin ....Şti. olduğu, lehtar .... Şti cirosundan sonra sırasıyla .... Şti.'ne ciro edildiği, ....Şti. tarafından davalıya cirolandığı, 31.08.2018 tarihinde ibraz edilen çekin ödeme yasağı kararı sebebiyle ödenmediği anlaşılmaktadır.İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/682 E. sayılı dosyasında davaya konu çekin de aralarında bulunduğu bir kısım evrakların çalındığı iddiasıyla açılan davada, sanıkların ..., ...ve ... olduğu, davalı aleyhine açılan bir dava olmadığı anlaşılmıştır.Bu bilgilere göre somut olayda davacı, davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlayamamıştır. Çekin ciro silsilesinde kopukluk olmadığı gibi davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu gösteren herhangi bir delil de mevcut değildir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, aksi yöndeki davacı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 21.05.2026KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.