Yargıtay 5. Ceza Dairesi, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, dava zamanaşımı süresi dolduğu için bozarak kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık müdafiinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, yerel mahkemece "icrai davranışla görevi kötüye kullanma" suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, suç tarihi olan 16.04.2011 ile inceleme tarihi arasında, ilgili kanunda bu suç için öngörülen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozulmasına, yeni bir yargılamaya gerek kalmaksızın sanıklar hakkında açılan kamu davasının ise zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2022/9110 E.  ,  2026/4996 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/877 Esas, 2022/660 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin yokluğunda verilen hükme yönelik temyiz süresinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1 ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddelerine göre "hükmün tefhimi veya tebliğinden" itibaren bir hafta olmasına karşın hükmün son paragrafında "tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde" olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı, bu itibarla sanık müdafiinin 19.07.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların üzerlerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 16.04.2011 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleşmiş olduğu tespit edildiğinden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.