Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağı için itirazın iptali ve ihtiyati tedbir davası.
Özet: Bu ticari nitelikteki itirazın iptali davasında davacı, davalının ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturalara dayalı borcu ödememesi üzerine başlattığı icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, ihtar mektubuna cevap verilmediğini ve Türk Ticaret Kanununun faturalara itiraz süresi hükmünü ihlal ettiğini belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatı talep ederken; davalı ise iddia edilen alacağın doğduğunu ve muaccel hale geldiğini gösteren yeterli delil bulunmadığını, hizmetin ayıpsız ve eksiksiz ifa edilmediğini, alacağın likit olmadığını, faiz hesaplamalarının hatalı olduğunu ve faturaların tek başına borcu ispatlamaya yetmeyeceğini savunarak davanın reddini istemektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2025
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle iş bu davanın kabulü halinde dava sonunda müvekkilinin davalıdan alacağı miktarın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan ekte yer alan evrakta da görüleceği üzere davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazların tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalının ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını istediğini, borçlunun itirazlarının haksız olup, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı ile  müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde  düzenlenen faturalara konu borcun ödenmesi için müvekkili tarafından davalı tarafa 07/07/2025 tarihinde mail üzerinden ihtar mektubu gönderilmiş olup davalı tarafça bu ihtar mektubuna herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerine davalı hakkında ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 135.750,00 TL asıl alacak ve 12.671,00 TL  işlemiş faizin toplamı olan 148.421,00 TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 11/09/2025 tarihinde borca itiraz ederek takibin durdurulduğunu, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı olması sebebiyle 10.10.2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosuna 2025/ başvuru numarası ile başvurulmuş olup, yapılan görüşmelerde 24/10/2025 tarihinde anlaşma sağlanamadığını, davalının icra takip dosyasına sundukları faturalardan dolayı borçlu bulunduğunu, davalının itirazında müvekkiline karşı hiçbir borcu olmadığı bahisle borca itiraz ettiğini, ancak icra takip dosyasına sunulan faturalar ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin düzenlediğini, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği irsaliyeli faturalara ilişkin itirazı olmadığını, TTK 21/2.maddesinin''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' denildiğini, davalı tarafın malların kendisine teslim edilmesine rağmen bedellerini ödememesi sebebiyle müvekkilinin alacağını sürüncemede bıraktığını, iş bu sebeple davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, açıkladıkları nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ... 2. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasına müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın iptali istemiyle işbu davanın açıldığını, davacı tarafın iddiasını faturalara dayalı bir alacak bulunduğu savına dayandırmakta ise de dava dilekçesi ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde iddia edilen alacağın doğduğunu ve muaccel hâle geldiğini ispatlayan yeterli ve geçerli delil bulunmadığı açıkça görüldüğünü, müvekkili şirketin icra takibine yaptığı itirazın haklı, yerinde ve hukuka uygun olduğunu, hiç bir şekilde haksız başlatılan takip ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davaya konu takipte İcra İflas Kanunu'na aykırı hesaplamaların söz konusu olduğunu, faiz başlangıç tarihine, faiz oranına ve tüm hesaplamalara itiraz ettiklerini, davaya konu alacak likit alacak olmayıp hizmetin ifasının da ayıpsız ve eksiksiz ifası da söz konusu olmadığından davacı yanca icra inkar tazminatı talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, likit olmayan alacaklar için icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, müvekkiliz şirketin MK 2 ye aykırı kötü niyetle bir hareketi söz konusu olmayıp tam ve ayıpsız alamadığı hizmet sebebiyle itirazın yerinde olmadığını, faturaların sunulmuş olması, borcun doğduğunu kendiliğinden ispatlamayacağını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde birtakım e-faturalar sunmuş ise de faturaların sunulmuş olması tek başına borcun doğduğunu ve ifanın gerçekleştiğini ispatlamaya yeterli olmadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre faturanın alacağın varlığına karine teşkil edebileceğini, ancak malın teslim edildiğini veya hizmetin ifa edildiğini tek başına ispatlamayacağını, somut olayda sunulan faturaların borcun kaynağı olan hizmetlerin fiilen yapıldığını ve müvekkili şirket tarafından kabul edildiğini gösterir nitelikte olmadığını, yasal ve mali düzenlenmeler kapsamında faturanın bir işletmenin faaliyeti kapsamında veya ticari hedefine yönelik herhangi bir eylemini, ifadan veya sonraki tarihte belgeleyen bir yazı olduğunu, faturanın ifa ile ilgisinin olmadığını, faturanın malın tesliminden sonra veya önce verilmesinin mümkün olduğunu, uyuşmazlık halinde malın teslim edildiğini, işin yapıldığını vs. borcun ifa edildiğini faturayı düzenleyip gönderenin usulüne uygun olarak ispat etmesi gerektiğini, söz konusu hizmetin yerine getirildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davacının fatura ve/veya cari hesaptan kaynaklı olarak alacağı olduğunu kati surette kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla; ... kararlarında istikrarlı bir şekilde faturanın içeriğine süresi içerisinde itirazda bulunulmaması halinde sadece fatura içeriğinde düzenlenen / belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğacağı, yani faturanın verilmesine sebep olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği düzenlenerek hüküm altına alındığını, söz konusu işin veya hizmetin yapılmış olduğunun davacı/alacaklı tarafından kanıtlanması gerektiğini, faturanın ticari deftere kaydedilmiş olması yalnızca karine teşkil etmekte olup her zaman aksinin ispat edilebileceğini, davacı tarafça dava dilekçesinde ekinde sunulan hiçbir faturayı kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla; sunulan tüm faturalarda; ''İş yerinde teslim edildiğinden irsaliye düzenlenmemiştir.'' şeklinde tek tip matbu bir ibarenin yer aldığını, ancak bu ibarenin teslim alan kişiyi, teslim tarihini, teslim edilen işin kapsamını, müvekkili şirketin kabulünü göstermeyeceğini, alacak iddiasına dayanak fatura içerikleri incelendiğinde irsaliye ile sevk edilmeden yapılabilecek edimler olmadığını, salt bu hususun dahi davacı yanın irsaliyesiz ve fatura içeriklerine neden iş yerinde teslim detayını eklediğinin göstergesi olduğunu, bu haliyle söz konusu ibarenin soyut ve tek taraflı bir beyan niteliğinde olup, teslimin ve ifanın gerçekleştiğini ispatlamaya yeterli olmadığını, TTK m. 21/2 hükmünün kesin hüküm niteliğinde olmadığını, davacı tarafça müvekkili şirketçe söz konusu faturalara 8 gün içinde itiraz edilmemesinin faturanın kabul edildiği anlamına geldiğinin ileri sürüldüğünü, ancak bu yaklaşım usul ve yasaya tamamen aykırılık teşkil ettiğini, TTK m. 21/2 hükmü; faturanın içeriğine ilişkin bir karine doğurduğunu, hizmetin yapıldığını, ayıpsız olduğunu ve kabul edildiğini kesinlikle ispatlamayacağını, arz ve izah olunan tüm nedenler doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyası, fatura, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce, ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine, 09/09/2025 tarihinde, fatura alacağından kaynaklı 135.750,00-TL asıl alacak, 12.671,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 148.421,00-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 11/09/2025 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi sonucunda bilirkişinin 27/04/2026 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın ticari nitelikteki makine bakım ve revizyonu kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı açık hesap ilişkisine dayalı alacağın tahsiline ilişkin olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Taraflar tacir olup, ticari defterler ile ticari ilişki ve alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılmaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılmaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. " hükmü gereği, davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiş olup, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş davacı taraf ticari defter kayıtlarının delil kabul edilip incelenmesinde, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen takibe konu faturaların ve davalı şirket tarafından yapılan tahsilatlar davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirket defterlerine göre takip tarihinde; davacı şirketin, davalı şirketten 135.750,00 TL alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenmiş faturalara davalı tarafından yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazın dava dosyasında mevcut olmadığı, ticari ilişkinin ve fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafça ticari defterlerin aksine yazılı bir delil, ya da ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, takibe konu asıl alacağın sübut bulduğu, davacı tarafından icra takip tarihinden önce alacağa yönelik davalıya usulüne uygun ihtarname gönderilerek davalı taraf 11.07.2025 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğünden, takip tarihi itibariyle işlemiş faizin 9.874,42-TL hesap ediliği anlaşılmakla; Mahkememizce dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile, takibin 135.750,00-TL asıl alacak ve 9.874,42-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 145.624,42-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasına itirazının İPTALİ ile, takibin 135.750,00-TL asıl alacak ve 9.874,42-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 145.624,42-TL üzerinden,asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 27.150,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 9.947,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.792,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.155,05-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 2.495,45-TL harç, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 121,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 10.111,90-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 9.921,36-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A- 13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 4.513,32-TL'sinin davalıdan; 86,68-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 2.796,58-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır