Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinden, trafik kazası sonrası araçtaki bakiye değer kaybı ve orijinal parça farkı bedeli için açılan haksız fiil kaynaklı maddi tazminat davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, trafik kazasında hasar gören aracının onarımı sonrası oluşan değer kaybı ile orijinal parça yerine yan sanayi veya çıkma parça kullanılması arasındaki bedel farkının tazminini talep ederken, davalı sigorta şirketi, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, aynı konuda daha önce 100.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ve dolayısıyla davanın konusuz kaldığını savunarak reddini istemektedir, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık ise sigorta şirketinin ödemesinin yeterliliği, mahkemenin yetkisi ve kaza sonrası oluşan bakiye değer kaybı miktarına ilişkindir.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2025
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.12.2024 tarihinde, meydana gelen trafik kazasında, davacıya ait aracın hasarlandığını, ... ’ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya ait aracın bakım ve onarımı, davalı sigorta şirketi tarafından giderildiğini, davalı şirketin düzenlemiş olduğu eksper raporunda araçta meydana gelen değer kaybı, aracının onarımı sırasında kullanılan yan sanayi ürünler ile orjinal parça ürünler arasındaki bedel farkı için herhangi bedel hesaplanmadığını, dava konusu kaza sonucunda davacıya ait araçta çok ciddi maddi hasar meydana geldiğini, bu hasar neticesinde araçta önemli ölçüde değer kaybı oluştuğunu, davacıya ait aracın orijinal parçalar kullanılmaksızın onarılması ve ikinci el piyasasında “kazalı araç” vasfı kazanması nedeniyle aracın satış değerinde kayda değer bir düşüş yaşanacağını, ayrıca davalı aracı onarırken poliçe hükümleri ve sigorta genel şartlarındaki hükümlere aykırı olarak davacının aracında orjinal yedek parça yerine yan sanayi olarak tabir edilen muadil parça ve kısmen de çıkma tabir edilen kullanılmış parça kullanıldığını böylelikle davalı şirket haksız kazanç elde ederek davacının zararına sebebiyet verdiğini, belirterek değer kaybı ve Orjinal parça farkı bedeli nedeni ile oluşan maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın İstanbul Mahkemeleri’nde açılması gerektiğini, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, dava konusu kazaya ilişkin ... ’na yapılan başvuru 2025.E.308851 sayılı dosya ile incelemeye alındığını, dava konusu araçta 100.000,00 TL değerinde değer kaybı bedelinin tespit edildiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından başvuran vekili ... 'a bilirkişi raporunda tespit edilen 100.000,00 TL değer kaybı tazminatı ve ferileri 07.07.2025 tarihinde ödediğini, ödeme üzerinde başvuru konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiğini, işbu nedenle aynı dava konusu yapılan huzurdaki davanın HMK m.114 Hükmüne aykırılık teşkil edeceğini, Mahkeme aksi görüşte ise yapılan işbu ikinci başvurunun HMK m. 327 hükmü ışığında yargılama giderleri bakımından davacı aleyhine hüküm kurulmasını talep ettiklerini, huzurdaki davaya konu kaza sebebi ile başvuru sahibine ait aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı olan ...’ne 30.10.2025 tarihinde 92.803,36 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdv talebi haksız olmakla, reddi gerektiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı anlaşıldı.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; Trafik kazası nedeniyle açılan bakiye değer kaybı ile Orjinal parça farkı bedeli tazminatına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirket tarafından ... numaralı ve 22.07.2024-2025 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı ve sigorta şirketi tarafından davalıya evvelce bir kısım değer kaybı ödemesi yapıldığı hususu tarafların kabulündedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Mahkememizin yetkili olup olmadığı, ... 2025.E.308851 E. sayılı dosyasının iş bu dava yönünden kesin hüküm teşkil edip etmediği, kazadaki kusur durumu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, dava şartlarının oluşup oluşmadığı ve varsa davacının talep edebileceği değer kaybı ve Orjinal parça farkı bedeli tazminatı miktarına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
... , ... , davalı ... ve ...'den istenilen bilgi ve belgeler ve servis kayıtları celp edilerek incelenmiştir.
... 'ndan, ... 'nin 2025.E.308851 E. Sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği hususunda bilgi ve belgeler istenmiş, verilen cevabi yazıda, Komisyonumuzun 2025.E.308851 sayılı uyuşmazlık dosyası incelendiğinde; Komisyon içi başvuru yollarının tükendiği tespit edildiğinin bildirildiği görüldü.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
HMK'nin "Dava Şartları" başlıklı 114.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
... 11/12/2025 T. 2025/1576 E., 2025/1392 K. sayılı ilamında,"...davacı tarafından uyuşmazlık hakem heyetine yapılan başvurunun kısmi dava şeklinde olduğu ve uyuşmazlık hakem heyetince talebin esası hakkında ret kararı verildiği dikkate alındığında davacı tarafça açılan ek dava mahiyetindeki işbu davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilmesi durumunda bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir (...'nin 12/09/2022 tarih ve 2021/2708 E., 2022/5771 K. sayılı kararı da aynı yöndedir)...." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: ...'nin 2025.E.308851 E. Sayılı kararının 30/07/2025 tarihinde KEP üzerinden başvurucu ve davalı tarafa tebliğ edildiği, karara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulacağı beyan olunmaması sebebiyle mahkemede hakem kararına karşı saklama dosyası da oluşturulmadığı anlaşıldığından ilgili karara karşı komisyon içi başvuru yollarının tükendiğinin bildirildiği, 6100 sayılı HMK m. 114(1)-i hükmünde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" şeklinde düzenlemeye yer verildiği, hakem heyetine yapılan başvurunun konusu itibariyle eldeki dava ile aynı mahiyette olduğu, hakem heyetince dosyanın esasına yönelik inceleme yapılarak başvurunun yapılan ödeme ile konusuz kalması nedeniyle asıl alacak bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve davacı tarafça karara karşı itiraz yoluna başvurulmadığı, ... 21/05/2026 tarihli yazı cevabı ile hakem kararının kesinleştiğinin anlaşıldığı, kesinleşen tahkim kararları ilam niteliğinde olduğundan etkisinin de mahkeme kararı gücünde olduğu anlaşıldığından davanın kesin hüküm dava şartı nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114(1)-i maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın, HMK.'nın 114/1-(i), 115/2 maddeleri uyarınca kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi Gereğince alınması gereken 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Axa Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,
4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesini yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
7-Arabuculuk Ücreti olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde ... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza