Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan itirazın iptali davasında, 70 yaşındaki sürücünün ticari araç kullanma yetkisi yokluğu sebebiyle sigorta rücu talebi.
Özet: Davacı sigorta şirketinin, ticari aracı sigortalısı olan davalının 70 yaşındaki ve ticari araç kullanma yetkisi bulunmayan sürücüsü tarafından sebebiyet verilen %100 kusurlu trafik kazası sonucu üçüncü kişiye ödediği 106.920,83 TL maddi hasar bedelini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada; davacı, sürücünün yaş nedeniyle yetersizliğine dayanarak rücu hakkı olduğunu ileri sürerken, davalı ise yaşın tek başına rücu sebebi olmadığını, kazayla illiyet bağının ve ödenen bedelin makuliyetinin davacı tarafından ispatlanmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/100 Esas
KARAR NO : 2026/685
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/02/2026
KARAR TARİHİ : 06/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ..... Hafriyat İnş. Ve Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'nin malik olduğu ..... plakalı ticari aracın müvekkil ..... Sigorta A. Ş. tarafından sigortalandığını, 15.04.2025 tarihinde 69 yaşından büyük olması nedeniyle ticari araç kullanma yetkisi bulunmayan sürücü .....'ın sevk ve idaresindeki sigortalı aracın %100 kusurlu olarak .... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına göre sürücünün tam kusurlu olduğunun anlaşıldığını, müvekkil şirket tarafından düzenlenen ekspertiz raporu ile araçtaki hasar miktarının 106.920,83.-TL olarak belirlendiğini, müvekkil şirketin poliçe teminatı kapsamında zarar gören araç malikine ve tedarikçilere toplam 106.920,83.-TL sigorta tazminatı ödediğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartları B. 4-b bendi ve ilgili mevzuat uyarınca ehliyetsiz veya yetersiz sürücü tarafından sevk edilen araçlar nedeniyle ödenen tazminatın sigortalıya rücu edilebileceğini, kaza tarihinde 70 yaşında olan sürücünün ticari araç kullanmak için gereken mesleki yeterlilik şartlarını taşımadığını, bu nedenle müvekkil şirketin davalıya rücu hakkı doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazların iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi tarafından müvekkil şirkete ait..... plakalı araç nedeniyle üçüncü kişiye yapıldığı iddia edilen ödemenin sürücünün 69 yaş üzerinde olduğu gerekçesiyle rücuen tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, davacının rücu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, rücu davalarında ihlalin varlığı ile zarar arasındaki illiyet bağının ve ödenen bedelin makul olduğunun ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının bu ispat yükünü yerine getiremediğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda yalnızca yaş nedeniyle ticari araç kullanımını yasaklayan bir düzenleme bulunmadığını, sürücünün yaşının tek başına rücu sebebi sayılamayacağını, ehliyetsizlik iddiasının dahi kazanın meydana gelmesine etkisinin ispatlanması gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B. 4/b hükmünün otomatik rücu doğurmadığını, kazanın park halindeki araca çarpma şeklinde gerçekleştiğini ve sürücünün yaşı ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen 106.920,83 TL tutarındaki hasar bedelinin aracın yaşı ve piyasa rayiçleri dikkate alındığında fahiş olduğunu, bu bedelin denetime muhtaç olması sebebiyle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, rücu alacağının likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacının rücu koşullarının oluşmadığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, İİK m. 67/2 uyarınca davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, davanın reddine, icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre rücuen tazminat alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 120.259,57-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında (KMAZMSSGŞ) öngörülen sigortalıya rücu koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, KTK'nin 95 inci maddesinin 2 nci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'de düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu tür davalarda sigortacı KTK'nin 95 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
ZMSS poliçesinin akdedildiği ve rizikonun meydana geldiği tarihte yürülükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Zarar Görenin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4 üncü maddesinin "c" bendi uyarınca, tazminatı gerektiren olay, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise ödemede bulunan sigortacı, sigorta ettirene rücu edebilir.
Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409 uncu maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2 nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin KMAZMSSGŞ'nin, A.6 ncı maddesinde sayılan teminat dışında kalan haller ile B.4 üncü maddesinde sayılan zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı kapsamında olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, KMAZMSSGŞ'nin, A.6 ncı ve B.4 üncü maddeleri ve TTK'nin 1446 ncı maddesinin, 2 nci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir. Bu durumda oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; kazaya karışan aracı kullanma yetkisi veren sürücü belgesi bulunan davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı aracın sürücüsü dava dışı sürücüsünün, yaş şartının KMAZMSSGŞ'nin B.4 üncü maddesinde rücu nedenleri arasında gösterilmediğinin anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmiştir (aynı yönde İstanbul BAM 40. HD. 2021/24 Esas, 2023/494 Karar sayılı ilamı). Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 1.452,44 TL ve 510,96 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.231,40 TL harcın talep davacıya yatırana iadesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 732,00 TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
6-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/07/2026
Katip ....
✍e-imzalıdır
Hakim ....
✍e-imzalıdır