Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinde, çekteki imza sahteciliği iddiası ve usulî itirazlar çerçevesinde verilen itirazın iptali kararı istinaf incelemesi.
Özet: Keşideci imzasının davalıya ait olmadığı tespitiyle ödenmeyen bir çeke dayalı itirazın iptali davasının reddedilmesi üzerine, davacı vekili davalının savunma dilekçesinin süresinde sunulmadığını, davalının borcu kabul eden mesajlaşmaların ve aynı imzayla ödenen başka bir çekin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili ise adli tıp raporuyla imzanın müvekkiline ait olmadığının belirlenmesi nedeniyle davanın reddinin hukuka uygun olduğunu savunarak kararın onanmasını ve aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesini istemiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/473 KARAR NO : 2026/1957T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 04/12/2025NUMARASI : 2025/103 Esas ve 2025/945 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : 26/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2025 tarih, 2025/103 Esas ve 2025/945 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yıllardır süren iş ilişkisi olduğunu ve davalının borçlarına karşılık müvekkiline verilen çekin ödenmemesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün 2020/7085 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı nedeniyle durduğunu, bu nedenlerle; yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin icra takibine konu borcunun bulunmadığını, alacaklı kişiyi tanımadığını, aralarında hukuki ilişkin ve çek ödemesi ilgili herhangi bir sözleşme de imzalanmadığını, bu nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2025 tarih, 2025/103 Esas ve 2025/945 Karar sayılı kararında, davacı tarafından davalıya karşı 11/07/2020 tarih 8490637 numaralı çeke dayalı olarak .... İcra Müdürlüğünün 2020/7085 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, ... ATK Fizik İhtisas Dairesinin 05/02/2024 tarihli raporuna göre keşideci imzasının davalının eli ürünü olmadığı tespit edildiğini, tanık beyanı ile davacı vekilinin beyanlarının çelişkili olması nedeni ile tanık beyanını esas alınmadığını, borç verildiğine dair davacının davasını ispat edemediğini, bu nedenlerle; davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın öncelikle usul yönünden kaldırılması gerektiğini, mahkemenin usule ilişkin itirazını dikkate almadığını, dosya incelendiğinde dava dilekçesinin davalıya 12/11/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı vekili tarafından dosyaya cevap dilekçesinin 13/12/2020 tarihinde sunulduğunu, davalı vekilinin cevap dilekçesini süresinde vermediği için dava konusu olayla ilgili iddia ve savunmalarının dikkate alınmaması gerektiğini, borçlu hakkında müvekkiline verilen çekin ödenmemesi nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluya ödeme emrine dair tebligat yapıldığını, borçlu tarafından vekil aracılığıyla 03/09/2020 tarihinde tüm borca, takibe, imzaya itiraz edilip takibin durduğunu, davalı tarafın mesajlarda açık şekilde borçlu olduğunu kabul ettiğini, müvekkilden kendisini idare etmesini istediğini, yazışmaları dosyaya sunmalarına rağmen yerel mahkemenin bu yazışmalar yönünden hiçbir değerlendirme yapmadığını, dava konusu olan çekten başka müvekkiline ... Şubesine ait 30/09/2020 tarihli 50.000,00.TL bedelli, seri no ... numaralı çeki de imzalayarak verdiğini ve bu çeki gününde ödediğini, dava konusu 300.000,00.TL'lik çekle bahsedilen 50.000,00.TL bedelli çekteki imzanın aynı davalının 50.000,00.TL'lik çeki ödemesi ancak 300.000,00.TL'lik çeki ödememesinin kötü niyetli olduğunu, yerel mahkemenin dava konusu uyuşmazlıkta sadece dava konusu çek hakkında imza incelemesi yaparak karar verdiğini, bu nedenlerle; usul ve yasaya aykırı olarak verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere çek üzerindeki imza müvekkilin el ürünü olmadığının Adli Tıp raporuyla tespit edildiğini, davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, kararın onanmasını talep ettiğini, mahkeme kararının tazminat isteminin kabul edilerek lehine 300.000,00.TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesini ve talebi kabul edilerek kararın düzeltilerek onanmasını talep ettiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı lehine %20 oranında tazminat ödenmesine karar verilerek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.DELİLLER :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2025 tarih, 2025/103 Esas ve 2025/945 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş işbu karara karşı davacı vekilince cevap dilekçesinin süresi içerisinde verilmediği, davalının dosyaya ibraz edilen mesaj içeriklerinde borcu kabul ettiği, imzaya itiraz etmediği, mesaj kayıtları ve tanık beyanlarının mahkemece hükme esas alınmadığı, eksik inceleme yapıldığı; davalı vekilince kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davaya konu çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği ve bu haliyle kambiyo senedi vasfını yitirdiği, kambiyo senedi vasfını yitiren çeklerin yazılı delil başlangıcı vasfında kabul edilip, hamil ile düzenleyen arasında var olduğu ileri sürülen temel ilişki kapsamında alacağın ispat vasıtası olarak dikkate alınabilmesi için öncelikle çekteki imzanın davalı keşideciye ait ve geçerli olarak kabul edilmesi gerekli olduğu, somut olayda imzasının borçluya ait olduğu ispatlanamayan bir belgenin borçlu aleyhine yazılı delil başlangıcı vasfının da olmayacağı, dosyada mevcut mesaj içeriklerinde davalının davaya konu çek nedeniyle borçlu olduğunu ikrar ettiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacı tarafın beyanları ile tanık beyanlarının çelişkili olduğu, davacı tarafça var olduğu iddia edilen borç ilişkisinin ispat edilemediği, çek üzerindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı gibi davalının hakiki imzası model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış imza olduğu, noterde düzenlenen araç satış sözleşmesindeki imzalar ile davaya konu çek üzerindeki imzanın mukayese edilmiş olduğu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış ise de borca itirazında imza inkarında bulunduğu, davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2025 tarih, 2025/103 Esas ve 2025/945 Karar sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2)a- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı yatırıldığından davacıdan yeniden HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.TL istinaf karar harcı yatırıldığından davacılan yeniden HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,3)a-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır