T.C. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen trafik kazası kaynaklı rücuen tazminat davasında, sigorta şirketinin Euro cinsinden ödediği hasar bedelinin tahsili ile ilgili uyuşmazlık.
Özet: Bu dava, trafik kazasında asli kusurlu davalıya ait aracın neden olduğu zararın, davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına ödediği 3.980,00 Euro tutarındaki hasarın rücuen tahsili talebiyle açılmıştır. Davacı şirket, zararın yabancı para birimi üzerinden ve fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederken, davalılar talebin mesnetsiz olduğunu, hasarın Türk Lirası cinsinden, Türkiye piyasa koşullarına göre ve kaza tarihindeki kurdan hesaplanması gerektiğini, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu iddia etmiştir. Mahkeme, aracın yurt dışında onarımının geçerliliği ve yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsiline ilişkin Yargıtay içtihatlarını dikkate alarak yargılamayı sürdürmüştür.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/688 Esas
KARAR NO : 2026/426
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 07/08/2025
KARAR TARİHİ : 15/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı --------- adına kayıtlı -------- plakalı aracın, ---------Ş. nezdinde ----------- numaralı Z. M. M. Trafik Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, 21.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı aracının asli kusurlu olarak müvekkil şirketin sigortalısı -------- adına kayıtlı --------- plakalı araca çarptığını, bu kaza neticesinde müvekkil şirketin sigortalısı olan araçta 3.980,00 Euro tutarında maddi hasar oluştuğunu, aracın onarım masraflarının müvekkil şirket tarafından karşılandığını, zararın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde, davalı ---------şahsın ise zararın tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davadan önce 20.06.2025 tarihinde ----------- Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, 21.07.2025 tarihinde yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaya varamadığını, davalı --------- adresinin bilinmemesi sebebiyle ---------- Amirliğinden T. C. kimlik numarası ve adres bilgilerinin sorgulanarak tebligat yapılmasının gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.980,00 Euro tutarındaki hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın ---------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan -------- plakalı araca ilişkin olduğunu, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz bulunduğunu, kaza tespit tutanağı dışında sigortalının kazaya karıştığına dair somut bir ispatın sunulmadığını, bu nedenle davanın husumet eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, davacının ---------- fiyat tarifesi üzerinden talepte bulunmasının gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, kazanın ------- meydana gelmesi ve davacının Türk vatandaşı olması sebebiyle --------- piyasası fiyatlarının esas alınması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde dahi poliçe limitleri ile sorumlu olduklarının açıkça belirtilmesini, icra aşamasında tereddüt yaşanmaması için sorumluluk sınırının sayısal olarak hükümde yer almasını, yabancı para üzerinden talep edilen zararın haksız fiil tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi gerektiğini, davacının aracını onarmamasının kendi kusuru olduğunu ve kur artışından kaynaklanan zararın müvekkil şirkete yüklenemeyeceğini, 7327 sayılı Kanun ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca güncel Trafik Sigortası Genel Şartları'nın uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin ihbar üzerine davacıyı bilgilendirdiğini, bu nedenle anlaşmalı servis dışı onarımlarda fahiş parça ve işçilik bedellerinden sorumlu olmadıklarını, eşdeğer parça kullanımının mümkün olduğunu, gerçek zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, fatura ibraz edilmediği sürece KDV dahil hesaplama yapılamayacağını, kaza tarihi olan 21/08/2023 itibariyle araç başı teminat limitinin 120.000-TL olduğunu, haksız fiil nedeniyle hükmedilecek faizin avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini ve müvekkil şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER--------Ş, -------- İlçe Emniyet Müdürlüğü ve ---------- İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin kazaya sebebiyet veren araç maliki ve ZMMS şirketinden rücuen tahsili talebine iişkindir.--------- sayılı kararı uyarınca; araç malikinin geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının meydana gelen kaza sonucunda hasar görmesi nedeniyle aracın onarımını -------- yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını --------- veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, yabancı ülkede tamiri seçmiş olması halinde o ülkedeki tamir bedellerinin tahsilini talep etme hakkının bulunduğu açıktır.
--------- sayılı ilamı; "6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.
Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun Yabancı para borcunda faiz işletilmesine ilişkin 4/a maddesinde "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
Davacı tarafından dava dilekçesinde yabancı para cinsinden alacağa avans faizi işletilmesi talep edilmiş olup, taleple de bağlı kalınarak, değişen oranlarda avans faizi miktarını aşmamak üzere 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek mevduat faizi oranı üzerinden faiz işletilmemiş olması doğru olmamıştır.6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi (6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi) hükmü gereğince halefiyet ilkesine dayalı olarak davalardan ödeme yapan sigorta şirketinin, ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi isteyebilmesi mümkündür. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir." şeklindedir.
Somut olayda; 21.08.2023 tarihinde davacı şirkete sigortalı --------- plakalı araç ile davalı --------- ait, diğer davalı şirkete ZMMS ile sigortalı --------- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu ile kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, ---------- rayiç bedeller üzerinden yapılan hesaplama sonucu 5.431,05 Euro hasar bedelinin kadri maruf olduğu, davacı sigorta şirketinin bu kazadan dolayı sigortalısına 3.960,00 Euro kasko hasar tazminatı ödediği ve bu meblağı rücuen talepte bulunabileceği, davalı sigorta şirketinin tespit edilen hasar tazminatı bedelinden 120.000,00 TL sigorta poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu anlaşılmakla denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile hükmedilen alacağa 02.11.2023 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede;---------- sayılı ilamı; "....yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava tarihindeki kur üzerinden hesap edilen dava değerine göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına...", şeklindedir.
--------- sayılı ilamı; "... Yabancı para alacağına ilişkin davalarda, dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Aksinin kabulü, dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle yabancı para alacağına ilişkin davalarda vekalet ücreti hesabında hükmolunan alacağın dava tarihindeki kur karşılığı ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınır. Harç da dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanır. Somut olayda mahkemece harç ve vekalet ücretinin dava tarihindeki kura göre belirlenmesi gerekirken karar tarihindeki kura göre hesaplama yapılması doğru değildir..." şeklindedir. Her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değerinin dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirleneceği, aksi halde dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunun ortaya çıkacağı anlaşılmakla mahkememizce yabancı para alacağına ilişkin açılan huzurdaki davada dava tarihindeki kur ve karar tarihindeki tarife hükümleri esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmiştir.
(07.08.2025 Euro Efektif Satış: 47,20) Harca Esas Değer: 47,20 = 187.856,00 TL
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi --------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yalnızca davalı sigorta şirketi bakımından arabuluculuğa başvuru zorunlu olduğundan ve yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE 3.980,00 Euro maddi tazminatın davalı ---------- bakımından 21.08.2023 kaza tarihinden itibaren, davalı ---------Ş bakımından 120.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve 30/11/2023 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.832,44 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 8.197,20 TL ile sınırlı) karar ve ilam harcından baştan alınan 3.230,12 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 9.602,32 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 4.967,08 TL ile sınırlı) karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 3.230,12 TL peşin harç toplamı olan 3.845,52 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 9.082,50 TL'nin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2026