İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, oyun ve oyuncak emtiasındaki marka hükümsüzlüğü davasında ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının davacı ve davalı tarafından istinaf edildiği bir karar.
Özet: Bu istinaf incelemesi, davacının talebi üzerine açılan marka hükümsüzlüğü davasına ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin davalıya ait "..." ibareli markanın belirli mal ve hizmetler için (özellikle 28. ve 35. sınıflar) 5/1-c ve d maddeleri uyarınca kısmen hükümsüzlüğüne, ancak davacının talep ettiği diğer hükümsüzlük sebeplerinin oluşmadığına karar vermesi üzerine, hem davacının kararı yeterli bulmayarak daha geniş kapsamlı hükümsüzlük talebiyle hem de davalının kendi markasının tamamen geçerli olduğunu savunarak yaptığı itirazlar çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2025/153 EsasKARAR NO:2026/804İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ:20/06/2023NUMARASI:2022/59 Esas, 2023/172 KararDAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:14/05/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinien ... numaralı “...” ibareli müvekkil markasının yayımına karşı ... 'numaralı “...” mesnet marka ile itirazda bulunduğunu, davalı adına tescil edilmiş olan ... numaralı “...” ibaresinini, SMK madde 5/1 uyarınca tescili kabil bir ifade olmadığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sahip olduğu markasının somut bir işarete haiz olduğu ve var olan işaretin ayırt ediciliğe haiz olduğunu, müvekkili şirketin geniş hedef kitlelerine ulaşmış ve ayırt edici niteliğe ulaşmış olduğundan SMK 4 kapsamında marka olarak tescili için herhangi bir tescil engeli bulunmadığını, müvekkilinin markasının bir bütün olarak değerlendirilip, oyunun ve müvekkili şirketinin tanınırlığı doğrultusunda SMK m. 25/4 kapsamında ayırt edici nitelik kazandığı kabul edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu markasının SMK 4 ve 6. madde hükümleri kapsamında hükümsüzlüğü kosullarının oluşmadığı,... unsurunun sektöre ilgisi olan tüm tacir ve tüketiciler tarafından kullanılmakta olduğunun tespiti ile, davalının dava konusu markalarının SMK 5/1-c ve d hükümleri kapsamında Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in 28. Sınıfında yer alan “Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör Ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil).” emtiaları ile 35. Sınıfında yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil).” hizmetlerinde hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu markanın SMK4 ve 5/1 a-b maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönündeki hükmün açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava konusu markanın SMK5/1-e maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı değerlendirmesi bakımından, ilk derece mahkemesi kararının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi yerinde bir değerlendirme ile dava konusu marka hakkında SMK5/1 c-d maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu sonucuna varmışsa da, işbu hükümsüzlüğü hukuka aykırı şekilde tebliğ’in 28 ve 35. maddelerinde yer alan emtia ve hizmetlerle sınırlı tuttuğunu, davalının dava konusu markanın tescilinde kötü niyetli olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin SMK6/9 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönündeki kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava konusu markanın SMK 6/6. maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili markası doğrudan bir oyun türü ifadesi içermediğini, müvekkil markasında kullanılan unsurlardan hiçbirinin, teknik olarak bir "bilgisayar oyun türünü" doğrudan nitelemeye yönelik unsurlar olmaması sebebiyle, SMK'nın 5/1-a, 5/1-b, 5/1-c, 5/1-d maddeleri kapsamında "ticaret alanında herkes tarafından kullanılan ibareler" ve "oyun türünü ifade eden ibareler" olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından, SMK 5/1-c ve d kapsamında verilen kısmen kabul kararının hukuka aykırılık oluşturduğunu, bilirkişi raporunda da bu hususta kesin ifadelerden uzak durularak "dinlenebilme" ihtimalinin belirtildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE:Dava,marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, denetime elverişli bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu markanın SMK 4 ve 6.madde hükümleri uyarıca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacının SMK 6/6 hükmü kapsamında incelemeye tabi tutulabilecek herhangi bir veriyi dosyaya sunmadığı, davalının marka tescili sırasında SMK 6/9 hükmü uyarınca kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, ... unsurunun bir oyun türü olduğunun, sektöre ilgisi olan tüm tacir ve tüketiciler tarafından kullanılmakta olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince SMK 5/1-c ve d hükümleri kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE3-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2026