Hazine adına tescilli 2/b taşınmazda kullanıcı şerhi davasında hileli davranış ve hatalı bilirkişi raporu iddialarına dayalı yargılamanın yenilenmesi talebinin temyiz incelemesi.
Özet: Daha önce kesinleşen bir karar ile taşınmazın belirli bir bölümüne davacı lehine kullanıcı şerhi konulmasına hükmedilmesi üzerine, davalı taraf, davacının keşif esnasında bilirkişiyi yanıltarak gerçeğe aykırı rapor alınmasına ve bu hileli davranışın kararın oluşumunda etkili olmasına neden olduğunu, belediye kayıtlarındaki yer ile bilirkişiye gösterilen yerin farklı olduğunu iddia ederek Hukuk Muhakemeleri Kanununun 375/h maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur; ancak bu talep ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince reddedilince, davalı, hileye dayalı yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bu ret kararını temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/2036 E.  ,  2026/1081 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2085 E., 2023/2893 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/473 E., 2021/125 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın yenilenmesi talep eden ... vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin nitelikten reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, .. ili .. ilçesi .. .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 15... parsel sayılı 1.228,56 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerinde bulunan bahçe ve 3 katlı kargir evin 10 yıldan beri .. oğlu ...'un kullanımında olduğu belirtilerek, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... tarafından 16.07.2012 tarihinde, dava konusu taşınmazın yaklaşık 200 m²lik bölümünün kendi kulanımında olduğunu ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.05.2014 tarihli ve 2013/620 Esas, 2014/246 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş ve bu hüküm, davalı ...' un temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince onandıktan sonra karar düzeltme talebinin de reddine karar verilmekle 28.12.2025 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Yargılamanın iadesini talep eden davalı ... vekili dava dilekçesinde; Mahkemenin 15.05.2014 tarihli ve 2013/620 Esas, 2014/246 Karar sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştiğini, vekil edeninin 1 15... parsel maliki olduğunu, yargılamanın yenilenmesi talebine konu hükümle davacı ...'ın talebinin kabulüyle, zilyetlik şerhinin düzeltilmesine karar verildiğini, kararda ağır hata yapıldığını, harici incelemeler sonucu dava konusu taşınmazın vekil edeni taşınmazı içinde olmadığının belirlendiğini, tanık ve yerel bilirkişi beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca hükme dayanak krokinin de hatalı olduğunu açıklayarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ve hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Karşı taraf ... cevap dilekçesinde; yargılamanın iadesi sebebi olarak bildirilen tüm belgelerin dosya safahatında incelendiğini ve değerlendirildiğini öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "yargılamanın iadesini talep eden tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen ve kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş nitelikte bir belgenin mevcut olmadığı, ayrıca önceki yargılamada lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunduğuna ilişkin delilin bulunmadığı, davacının iddialarının ancak temyiz sebebi olabilecek nitelikte olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin olayda mevcut olmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı yargılamanın iadesini talep eden davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Yargılamanın iadesini talep eden ... vekili temyiz dilekçesinde; kök davada dava konusu edilen yerle, davacının sahip olduğu yerin aynı yer olmadığını, davalının hileli davranışının hatalı bilirkişi raporuna ve hükme yol açtığını, asıl davada davacının 1 15... parselin 200 m² lik arsanın uzun yıllar kullanıcısı olduğunu, vergileri yatırdığını ileri sürdüğünü, 02.07.2012 dava tarihi itibarıyla .. Belediyesinden onaylı vergi yatırdığına dair belge sunduğunu, bu belgenin davacının talebine konu yer olduğunu, keşfe davacının beyanı doğrultusunda gidildiğini, dava dilekçesinden farklı bir yere heyetin yönlendirildiğini, .. Belediyesinin vergi bilgileri ile dava konusu olarak gösterilen yerin uyumsuz olduğunun ek bilirkişi raporunda bildirildiğini, 6100 sayılı Kanun'un 375/h. maddesi lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli davranışta bulunmuş olması hükmü gereğince, davalının kök davada bilirkişiyi yanıltması ve sunulan raporun karara tesiri nedeniyle yargılamanın iadesinin gerektiğini, bu hususun belediyeden alınan ve dosyaya sunulan kroki ile karşılaştırıldığında ortaya çıktığını öne sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, eldeki davada 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup yargılamanın iadesini talep eden ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.