3. Hukuk Dairesi, aracın yarı hissesi için ödeme yapılmasına rağmen araç ve kar payı verilmeyen adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin istinaf kararını onadı.
Özet: Davacı, bir aracın yarı hissesi için davalıya yaptığı ödeme sonrası aralarında kurulan adi ortaklık sözleşmesi gereği aracın uhdesine geçmemesi ve gelir elde edememesi üzerine, aracın güncel piyasa değerinin yarısının tahsilini talep etmiş; davalının ödemenin borç kaynaklı olduğu ve adi ortaklığın geçersizliği iddialarına karşın, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığını ve davacının alacak talebinin haklı olduğunu kabul ederek karar vermiş, temyiz incelemesinde de bu kararların usul ve yasaya uygun olduğuna hükmedilerek davalı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş ve karar onanmıştır.
3. Hukuk Dairesi         2025/5913 E.  ,  2026/3055 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1066 E., 2025/1770 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/472 E., 2025/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya 2015 model ... marka aracın yarı hissesinin sahibi olmak için 28.06.2017 tarihinde 24.640,00 TL ödeme yaptığını, ancak araç hiçbir zaman müvekkilinin uhdesine geçmediği gibi aracın işletilmesi sebebiyle elde edilen kârın da verilmediğini, bunun üzerine müvekkili ile davalı arasında yazılı sözleşme yapılarak 36 ay boyunca ayın her 21. gününde 500,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak bu bedelin de ödenmediğini ileri sürerek; dava konusu aracın dava tarihi itibariyle güncel piyasa bedelinin yarısının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin araç takip ve sigorta işi ile iştigal ettiğini, dava konusu aracın kiraya verilmesi konusunda dava dışı şirket ile sözleşme imzaladığını, davacının bu sözleşmeye ortak olduğunu, böylece davacı ile aralarında 21.09.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, davacının sözleşmeden önce 28.06.2017 tarihinde banka havalesi ile gönderdiği 24.640,00 TL'nin borç ödemesi olduğunu, dekontta açıklama bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında ortaklık konusu tek bir araç bulunduğu, bu aracın tescil kaydının taraflar üzerine geçirilmediği, dolayısıyla elde tasfiyeye konu bir mal bulunmadığı, davalının yarı bedelini alarak ortaklığa mal ettiği ancak mevcutta bulunmayan tek araçtan oluşan mal varlığının yönetici ortağı olan davalının hesap cetveli sunmadığı, ortaklığın borcunun da bulunmadığı, tasfiyeye konu mal olmadığı için tasfiye memuru atamasının da yapılmadığı, davalı üzerinde kalan araç bedelinin yarısına tekabül eden davacı alacağının davalı uhdesinde olup davacının işbu tutarı talepte haklı olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilen dava tarihindeki araç değerinin yarısına tekabül eden tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 87.500,00 TL'nin 18.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 69.500,00 TL'sinin ise ıslah harcının yatırıldığı 26.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça araç bedeli adı altında davaya konu aracın yarı bedelinin davalı hesabına gönderildiğinin sabit olduğu, sözleşme altındaki imzaların davalı tarafça inkar edilmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında davaya konu geçersiz bir sözleşme yapılsa da sözleşmeye konu aracın çalıştırılmak istendiğini, firmanın iflas etmesi nedeniyle müvekkilin taahhüt ettiği tescil işlemlerini yapamadığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz hale geldiğini, sözleşme ile ifa edecekleri hususları yerine getiremediklerini, banka havalesi ile gönderilen paranın taşınmaz alım satımına ilişkin borcun ödenmesine dair olduğunu, 21.09.2017 tarihli sözleşme bedelinin 21.500,00 TL olup tanık beyanlarının da aynı doğrultuda olduğunu, dekontta herhangi bir açıklama bulunmadığını, adi ortaklık iddiasının bulunmadığını, adi ortaklık var ise davaya dava dışı şirketin de dahil edilmesi gerektiğini, hâkimin taleple bağlılık kuralını ihlal ettiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle imzası inkar edilmemiş sözleşmeden taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı olduğunun anlaşılmasına, adi ortaklık sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı olmasına, dosya kapsamından araç bedelinin ödendiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.