Danıştay, orman arazisi tazminatında parasal sınır sebebiyle temyizi incelenmeksizin reddederken, miktar artırım hakkı karşı oy sebebi oldu.
Özet: Bir taşınmazın orman olarak hazine adına tescili sonrası hak sahipliğinden doğan bedel talebi davasında, ilk etapta 10.000 TL talep edilmesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesi talebi, dava açılış tarihindeki parasal sınıra göre belirlenen 920.000 TLlik temyiz eşiğinin altında kaldığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmiş; ancak karşı oyda, tam yargı davalarında miktarın artırılabilmesi olanağı nedeniyle temyiz talebinin esas yönünden incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2021/5625Karar No : 2025/5685TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI Davacılar ..., ..., ... vekili Av. ... tarafından, murisleri adına tespiti yapılan Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın orman olarak hazine adına kayıt ve tescili sonrasında ihtilaf konusu taşınmaz yönünden 6292 sayılı Kanun m.7 uyarınca tapu maliklerine tapudan doğan haklarının iadesine , taşınmazın iade edilemeyecek yerlerden olması halinde eş değer bir taşınmazın verilmesine, aksi halde taşınmazın rayiç değeri üzerinden bedelinin hak sahibine ödenmesine ilişkin 16/10/2012 tarihli başvurusunun ... tarih ve E... sayılı işlemle reddi üzerine, taşınmazın rayiç değerine ilişkin şimdilik 10.000,00-TL'nin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Korkuteli Malmüdürlüğüne karşı açılan dava sonucunda; ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvurular incelendi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar"ın temyiz kanun yolu incelemesine açık olduğu, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. 04/06/2025 tarih 32920 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7550 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.Bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, konusu para ile ölçülebilen davalara ilişkin olarak idare mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabi olup olmadığının, istemde bulunulan parasal tutarın davanın açıldığı tarihteki temyiz parasal sınırına göre belirlenmesi gerekmektedir.Bu durumda, temyize konu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz istemlerinin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 13/06/2025 gününde oyçokluğu karar verildi. KARŞI OY : (X)- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar bakımından bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrasında ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.Buna göre; davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı ve 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi gereği miktar artırımında bulunulabileceği dikkate alındığında, aynı Kanun'un 46/1-b bendinde belirtilen parasal sınır dikkate alınmaksızın hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde temyiz istemlerinin esasının incelenmesi gerekirken, istemin incelenmeksizin reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.