6831 sayılı Kanunun 2/b maddesiyle orman dışına çıkarılan taşınmazların kadastro tespitine itirazla, kök muris terekesi adına zilyetlik ve hak sahipliği talebine ilişkin bozma sonrası yargılama.
Özet: Bu dava, 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca orman dışına çıkarılarak belirli kişilerin adına tescil edilen taşınmazların, davacıların kök murisinin terekesine ait olması gerektiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil talebi olup; ilk derece mahkemesinin ret kararı, Yargıtay tarafından, bazı parseller için mirasçı muvafakati veya terekeye temsilci atanması, diğerleri için ise yerel bilirkişilerle zilyetlik ve terekeye ait olma durumunun tespiti amacıyla usul ve esasa ilişkin eksiklikler nedeniyle bozulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2024/3250 E.  ,  2026/683 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/128 E., 2024/105 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1297, 1413, 1432, 1455, 1456, 1497, 1510, 15 80... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldıkları; 1413 parsel sayılı taşınmazın 2000 yılından beri ...'un kullanımında olduğu; 1432 parsel sayılı taşınmazın 1992 yılından beri ...'un kullanımında olduğu; 1297, 1455, 1456, 1497, 1510, 15 80... parsel sayılı taşınmazların ise ...'un kullanımında olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla davalı .. adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. köyündeki parsellere ilişkin olarak askıya çıkarılan kadastro tutanaklarında ismi geçen şahısların müvekkilinin kök murisi ...'un varisleri olduğunu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B yasasından faydalanması gereken gerçek hak sahiplerinin tespit tutanaklarında ismi geçen şahıslar olmayıp kök muris ...'un tüm mirasçıları olduğunu, gerçek malik olmayan sadece mirasçılık sıfatıyla hissesi oranında pay sahibi olması gereken şahısların (.., .. ve ...) kadastro elemanlarını yanıltarak yasanın belirlediği kullanıcıymış gibi beyan ederek kendi nam ve hesaptan adlarına belirtilen parsellere ilişkin olarak tespit tutanaklarının düzenlenmesini sağlayarak haksızlık yaptıklarını ve diğer mirasçıları devre dışı bıraktıklarını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların zilyetliklerinin müvekkilinin kök murisi ... adına tespit edilmesini ve dava konusu parseller üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İdaresi cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... ve dahili davalılar ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu parsellerin bulunduğu köyde ikamet etmekte ve bu sebeple de yıllardır bu tarlaları ekip biçmekte olduğunu, davacıların ise bu köyde oturmadıklarını ve çiftçilik yapmadıklarını, davacı tarafça her bir parsel ve davalı için ayrı ayrı dava açılması gerektiği halde tüm parseller ve davalılar için toplu davanın açılmış olup bunun usul ve kanuna aykırı olduğundan bu sebeple de davanın reddi gerektiğini belirterek, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı .. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 2/B Kanunu gereğince kadastro tespitine itiraz ve tapu iptali ve tescil davasında Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesince Kadastro Mahkemesince talep süresinin dolduğundan dolayı davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden Mahkememize açılmış olan kadastro tespitine itiraz ve tapu iptali ve tescil davasının yersiz olduğunu belirterek açılan davanın reddine ve mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
4. .. ... dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde; 1413, 1455, 15 10... parsel sayılı taşınmazların orman sayılan kısımlarının tespit edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli ve 2013/1174 Esas, 2015/317 Karar sayılı kararı ile ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalılar Hazine, ... ve dahili davalılar aleyhine açtığı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.10.2016 tarihli ve 2015/17680 Esas, 2016/7686 Karar sayılı ilamıyla "çekişmeli taşınmazlardan 14 13... parseller yönünden lehine kullanım şerhi verilen .. ve ...'un, kök muris ...'un terekesi karşısında 3. kişi konumunda oldukları için, bu taşınmazlar yönünden .. .. dava dışı mirasçılarının davaya muvafakatinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması için usulü eksikliklerin giderildikten sonra esasa girilmesi, diğer parseller yönünden ise davalı ... lehine şerh verilmiş, bu parsellere Mahmut kendi adına mı yoksa tereke adına mı zilyetliği kullandığını tespit etmek için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuru ile yapılarak, çekişmeli taşınmazların muris ...’un terekesine dahil olup olmadığı ve davalı tarafından sürdürülen zilyetliğin tereke adına olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... aleyhine açtığı davanın husumetten reddine, diğer davalılar aleyhine açtığı davanın esastan reddine, asli müdahil Orman Genel Müdürlüğünün açtığı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilkeçesinde özetle; Mahkeme tarafından davanın reddi hususunda dayanılan gerekçenin hukuken kabulünün mümkün olmadığını, davanın ret gerekçesinde bilirkişi delil avansının yatırılmadığı hususunu belirttiğini, ancak dava dosyası ilk açılış tarihinden itibaren dikkatli olarak incelendiğinde görülecektir ki; dosya daha önce defalarca kez çeşitli bilirkişiler tarafından incelendiğini, dosyanın geldiği bu aşama dikkate alındığında önceki raporlara dayanılarak karar verilebilecekken sırf bilirkişi avansının yatırılmadığı gerekçesiyle haklı davanın reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ancak bilirkişi ve keşif ücreti gider avansı olmayıp delil avansı niteliğinde olduğunu, bu nedenle bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece ücretin yatırılmaması halinde söz konusu delillere dayanılmasından vazgeçilmiş sayılarak dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerektiğini, bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde bu delile dayanılmasından vazgeçilmiş sayılarak dosya kapsamındaki delillere göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Asli müdahil Orman İdaresi temyiz dilekçesinde; 80 no.lu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan 2/B güncelleme çalışmalarına göre orman sınırları içerisinde kalması gerekirken .. Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan 06.06.2012 ilan tarihli kadastro çalışmalarında orman sınırları dışarısına çıkarıldığını, .. Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan kadastro çalışmalarında kesinleşmiş orman kadastro sınırlarına itibar edilmediğini, hatalı uygulama ve tespit yapıldığını, davaya konu taşınmazların tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmesi gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu bir kısım taşınmazların orman olup olmadığı, taşınmazlar üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 oy birliğiyle karar verildi.