T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari tazminat davası; arızalı regülatör cihazı nedeniyle çıkan yangınla uğranan büyük zararların sorumluluğu.
Özet: Lastik oteli işleten davacı şirket, kiralanan işyerinde arızalı bir regülatör cihazının neden olduğu yangın sonucunda oluşan işyeri tadilat, ekipman, stok ve ticari itibar kayıpları gibi kapsamlı maddi zararlarının tazmini amacıyla, başlangıçta 100.000 TLnin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte cihazın satıcısı ve üreticisi olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmekte; üretici davalı ise cihazın standartlara uygun üretildiğini, doğrudan davacıya satılmadığını ve kurulumun diğer davalı satıcı tarafından yapıldığını iddia etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/976 EsasKARAR NO : 2026/623 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 26/10/2025KARAR TARİHİ : 09/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 16/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Arabuluculuk Bürosu’nun ... ve Daire Başkanlığı’nın ... sayılı dosyası üzerinden 07.10.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış olduğunu, süreç 15.10.2025 tarihinde anlaşmama ile sona ermiş olduğunu, işbu dava, açıklanan yangın olayı ve sonucunda meydana gelen zararlar nedeniyle açılmış olduğunu, müvekkili şirkete ait faaliyetlerin yürütülmesi için kiralanan, ... ili ... Mahallesi ... Bulvarı No:... adresindeki işyerinde .... tarihinde saat ...’te yangın meydana gelmiş olduğunu, müvekkili şirketin 2020 yılında dekorasyon, tadilat ve yenileme yaptırdığı binada çıkan yangın neticesinde büyük zarar oluşmuş olduğunu, Antalya Büyükşehir Belediye İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen yangın raporlarında Bodrum katta bulunan akım düzenleyici regülatör cihazında oluşan kısa devre-ark sonucu yangının başladığı tespit edilmiş olduğunu, söz konusu cihazın satışını Davalı .... “...”’ yapmış olduğunu, üretimini ise diğer davalı ... Elektrik Elektronik İmalat San. Tic. Ltd. Şti. “... Elektrik”’ yapmış olduğunu, işyeri ... nezdinde ... sayılı poliçe ile sigortalı olduğunu, hadise nedeni ile ... sayılı hasar dosyası üzerinden yapılan hasar tespit çalışmaları neticesinde sigorta tarafından müvekkili şirkete bir miktar ödeme yapılmış olduğunu, ancak müvekkilinin davalıların sorumluluğunda olan üründen kaynaklı yangın dolayısıyla meydana gelen zararı poliçe kapsamına dahil edilmediği ve dahil edilen kısmın kesintilere uğraması nedeniyle sigorta tarafından ödenenden çok daha fazla olduğunu, müvekkili şirketin müvekkilinin ticari faaliyeti sekteye uğramış ve aşağıda açıklanan üzere çok ciddi zararları oluşmuş olduğunu,, Lastik oteli olarak faaliyet göstermiş olan müvekkili şirkete ve 3. şahıs ile firmalara ait lastiklerin büyük kısmının yanarak kullanılmaz duruma gelmiş olduğunu, yangın sonrası işyerinin tüm onarım ve yeniden yapılandırma masraflarını bizzat üstlenmek zorunda kaldığını, yangın öncesinde müvekkili tarafından yapılan, bina tadilat, elektrik ve mekanik işleri, dekorasyon ve tesis iyileştirme masrafları da yangın nedeniyle tamamen kaybolmuş olduğunu ve kullanılmaz hale geldiğini, faaliyete devam edileceği inancıyla yapılan billboard, sosyal medya, broşür, radyo reklamları, PR harcamaları gibi tanıtım giderleri faaliyete devam edilemeyen dönemde doğrudan zararı oluşturduğunu, yapılanan abonelik sözleşmelerinin erken feshedilmesi nedeniyle ödenmek zorunda kalınan tazminatlar ve benzeri giderler, danışmanlık ücretleri, avukatlık, bilirkişi, hukuk hizmetleri gibi farklı kalemlerden dolayı da müvekkili şirketin zararı oluşmuş olduğunu, müşteri memnuniyetine dayalı ticari itibarını ve marka değerini bu olay etkilemiş olduğunu, yangın sonrası uzun süre hizmet verilememesi, müşterilerin emtialarının zarar görmesi, sözleşmelerinin sona ermesi ve ticari ilişkilerin bozulması, yalnızca ekonomik değil, itibari ve manevi bir zarara da neden olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirketin manevi tazminat talep etme hakkı saklı olduğunu belirterek müvekkili şirketin 100.000 TL maddi zararının yangın olayının yaşandığı 21.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ELEKTRİK ELEKTRONİK İMAL. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı ... şirketi, Antalya Bölgesinde müvekkil ... firmasının ürünlerinin satışını yapan satıcılardan biri olduğunu, müvekkili ... şirketi, yurtiçinde satıcıların talebi doğrultusunda imalatını yapmış olduğu cihazların satışını yaptığını, davacı şirket, dava konusu olan ve yangına sebebiyet verdiği iddia edilen cihazı, müvekkili şirketten değil, diğer davalı ... isimli şirketten satın alındığı ifade edilmiş olduğunu, müvekkili şirket, üretmiş olduğu cihazları belli bir test ve dayanaklılık üretiminden geçirerek, belli standartlarda üretimini yaptığını, müvekkili firmanın satışını yapmış olduğu cihazlar, yine yurtiçinde müvekkili şirketin üretimi olan cihazların satışını yapan satıcı firmalar tarafından da yapıldığını, dava konusu olan cihaz, dosyada yer alan faturadan da anlaşılacağını, diğer davalı ... Manyetik tarafından, davacı ....'ye değil, davacının devraldığı beyan edilen ....'ne 03.08.2025 tarihinde satılmış olduğunu, yine dava konusu olan cihazın satışını davacıya yapan davalı ... şirketi, cihazın teknik bilgi gerektiren kısmı ile ilgili gerekli ölçüm ve bilgilendirme yapılarak, teknik servis nezaretinde cihaz kurulumu yapılmış olduğunu ve cihaz davacı şirkete sorunsuz ve çalışır vaziyette teslim edilmiş olduğunu, farklı adreslere götrülmesi ve aradan 2 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra, 21.10.2023 tarihinde davacı işyerinde meydana gelen yangına, bu cihazın sebep olduğu iddiası kabul edilemez bir durum olduğunu, ancak, cihazın çalışmaya başladığı 03.08.2021 tarihinde itibaren 2 yıl geçmesi, yangının çıktığı 21.10.2023 tarihinde dava konusu olan cihazın hangi koşullarda çalıştırıldığını, çalışılan ortamdaki hava sirkülasyonunun yetersiz olduğunu, cihazın geçen 2 yıllık süre boyunca herhangi bir teknik destek ve bakımının yapıldığına ilişkin bilirkişi raporunda bir bilginin olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete karşı açmış olduğu davada haksız ve kötüniyetli olduğu gözönüne alınarak, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi talep edildiğini, dolayısı ile davacının kendi kusurundan kaynaklı yangın olayından dolayı, satın alınan cihazdan dolayı, müvekkilini ve diğer davalı kusurlu göstermesi, hakkaniyete ve iyinetle bağdaşmadığını, meydana gelen ne ilk yangın, ne de 2. Yangın ile ilgili müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığından, davacı tarafça açılan davanın kötüniyetle açıldığından dolayı davanın reddine karar verilesini, bütün bu sebeplerden dolayı, haksız ve kötüniyetli olan davacının davasının reddi talebi ile işbu cevap dilekçesini sunduklarını, Mahkemede davacı tarafça açılan Tazminat talepli davanın, mahkemece usul ve esas yönünden yapılacak inceleme neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle şirketler arası devir yapıldıysa devire ilişkin evrakın dosyaya sunulmasını davacı konumunda olan şirketin belirlenmesini, devrin söz konusu olmaması halinde ...'nin taraf sıfatının ve hukuki yararının olmaması sebebiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde yangından kaynaklı oluştuğu iddia edilen zararlar kalem kalem sayılmış olduğunun kabulü mümkün olmadığını, öncelikle davacının zararı sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğunu Antalya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasında müvekkiline rücu için dava açılmış olduğunu ve dosya derdest olduğunu, yangının müvekkili tarafından satılmış olan regülatörden çıktığını kabul etmemekle birlikte; yangından dolayı oluşan hasarın ödemesi sigorta şirketince bildirildiği üzere davacıya yapılmış olduğunu iş bu dava konusu zararın müvekkilinden talep edilmesi dava konusu olamayacağını, müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın reddi gerektiğini, iş yerinde oluşmuş olan bir yangından dolayı müşteri kaybı yaşanmış olduğunun iddia edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili personeli kurulumu yaparken firmayı cihazın konumunun değiştirilmemesi ve etrafının hava almasının engellenmemesi hususunda uyarmış olduğunu, müvekkili cihazı 02.08.2021 tarihinde tüm kontrollerini yaparak teslim ettiğini, yangın 21.10.2023 tarihinde çıktığını, müvekkilinin teslim etmiş olduğu regülatörün garanti süresi 2 yıl olduğunu, 02.08.2023 tarihinde bitmiş olduğunu, bu tarihe kadar da cihazda herhangi bir sorun yaşanmamış olduğunu, servis talebi olmadığını, bu dönemde talep olmadığı için garanti kapsamında müvekkili tarafından bakım da yapılmadığını, ilk yangın 21.10.2023 tarih ve 21.57'de çıktığını, sonrasında Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yangına müdahale edilerek yangının söndürülmüş olduğunu, ancak ilgili kuruluşların yangına müdahalesi sırasında soğutmanın yeterli ve usulüne göre yapılmadığından dolayı yine aynı işyerinde 2. Bir yangının çıktığı, ikinci yangının 22.10.2023 tarih ve 03.58'de başladığı ve işyerinde büyük bir zarara sebebiyet verdiğini, garanti süresi kapsamında müvekkili firma ile bakım ya da arıza hususunda herhangi bir iletişimin kurulmamış olması sebepleriyle sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili firmanın yangının çıkmasında herhangi bir kusuru olmadığını bu sebeple iş bu mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, öncelikle davacının taraf sıfatının ve hukuki yararının olmaması sebebiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkili şirket aleyhine açılmış bulunan işbu mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 166/1 inci maddesi "aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." şeklindedir. Yine aynı maddenin dördüncü fıkrasında "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." şeklindedir. Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası incelenmiş olup, Davalıların aynı olduğu, dava konusu yangın ve tazminat talepleri yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinde aynı olduğu, Davacı sigorta şirketinin mahkememiz dosyasındaki Davacının sigorta şirketi olduğu ve ödeme yapmış olduğu, davalar arasında bağlantı bulunduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceği, usul ekonomisi ilkesi gereği taleplerin tek elden değerlendirmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davaların birlikte görülmesinin yerinde olacağı değerlendirilmekle açıklanan sebeplerle, Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile mahkememiz esasına kayıtlı işbu dava dosyasındaki davanın aynı sebepten doğması ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceğinden her iki dava arasında 6100 Sayılı HMK 166/4 maddesi kapsamında bağlantı bulunduğu anlaşıldığından işbu davanın Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK 166/1. maddesi gereğince bağlantılı olması sebebiyle Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamanın bileştirilen dava dosyası üzerinden yürütülmesine,2-6100 Sayılı HMK 166/3. maddesi gereğince birleştirilme hususunun derhal esas sayılı dava dosyasına bildirilmesine,3-Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda birleşen Mahkemesince değerlendirme yapılmasına,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin, davalı ... vekilini, Davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim .... ☪ e-imzalıdır. ☪