Eser sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından üretilen lamine camlardaki üretim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Ticari bir eser sözleşmesinden kaynaklanan bu tazminat davasında, davacı şirket bir inşaat projesi için davalıdan tedarik ettiği lamine camlarda üretim hatasından kaynaklanan "çiçeklenme" bozulmaları olduğunu, bilirkişi raporuyla da teyit edilen bu ayıpların ticari itibarına zarar verdiğini ve maddi-manevi kayıplara yol açtığını iddia ederek 177.000 TL tazminat talep etmektedir; davalı ise camların kendi üretimi olmadığını, bozulmaların montaj kaynaklı olabileceğini, üretim hatası bulunmadığını ve zamanaşımı ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/639 KARAR NO : 2026/602 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 08.06.2018KARAR TARİHİ : 23.06.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin----- bulunan --- yapım işinde ---- arasında imzalanmış sözleşmeye göre ----bölümlerinde bulunan "Camlı Teras Korkuluktan İmalat ve Montaj işlerini üstlendiğini, imzalan sözleşmede istenen camların türü ve niteliğinin de belirtildiğini, davacı şirket tarafından canların bir kısmının davalı şirketten satın alındığım ve ilgili inşaat işinde kullanıldığını, camların özel camlar olduğunu, davalı şirketten satın alınan camlarda bozulmalar meydana geldiğini, ---- inşaatı içinde davalı şirketten satın alınmış ve kullanılmış olan camlara ilişkin asıl işveren -----yüklenici sıfatı ile davacı şirkete ihtar yolladığını, 324.804 m2'sinde "çiçeklenme" tabir edilen bozulmaların meydana geldiğini, davalı şirket yetkilisine bu durumun aktarıldığını, davalı firmadan alınan toplam 14.000 m2'lik cam miktarının 324,804 m2'lik kısmında bozulma meydana geldiğini, bunların yeni ve hatasız olanları ile değiştirilmesini talep ettiklerini, davalının buna kayıtsız kaldığını, bozulan camlar değiştirilmeden ---Sulh Hukuk Mahkemesinin --değişik iş sayılı dosya numarası ile "Delil Tespiti" yaptırıldığını, bilirkişi --- tarafından rapor tanzim edildiğini, bahsi geçen raporda, incelenen camlarda meydana gelen bozulmalann üretim hatası sonucu oluştuğu tespiti yapıldığını, daha sonra davalı şirkete 10.04.2018 tarihinde ihtarname yollandığını, zararın giderilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin ihtarnameye 16.04.2018 tarih ---- yevmiye numaralı ihtar ile karşılık verdiğini, zararın ödenmeyeceğini bildirdiklerini, davalı şirket ---- ürettiği ürünlerde logosunun bulunduğunu, diğer firma camları ile karıştırılmasının mümkün olmadığını, bozulmaların son sipariş verilen ürünlerde meydana geldiğini, iddia edildiği gibi ortamdan meydana gelen bir bozulma olamayacağını, aksi halde tüm ürünlerin bozulacağını, davacı şirketin uğradığı zararın KDV hariç bilirkişi raporu ile tespitinin yapıldığını, yeni alınan camların fiyatlarında artış olduğunu, zararlarının arttığını, ilgili faturaların dava dilekçe ekinde sunulduğunu, ortaya çıkan bu durumun davacının ticari itibarının zedelediğini iddia ederek; huzurda görülmekte olan davanın kabulünü, maddi tazminat olarak 127.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, manevi tazminat olarak 50.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, her iki tazminat kalemine davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan ticari reeskont faiz yürütülmesini (yasal faizden az olmamak kaydıyla), mahkeme masrafları ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu, bozuk camların davalı şirket tarafından yaptırılmadığını, ilgili projede----- adlı şirketlerinde camlarının kullanıldığını, bozuk olan camların hangi şirket tarafından üretildiğinin belli olmadığını, bozulmaların montajdan da kaynaklanmış olabileceğini, hasarın davalıdan istenmesinin yerinde olmadığını, davacı tarafından iddia edildiği gibi camlarda üretici logoları bulunmadığını, camların diğer üretici firmaların camları da olabileceğini, davalının cam montaj işi ile uğraşmadığını, cam üretimi yaptıklarını, davacı tarafin üretim hatası ile ilgili iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, söz konusu camlarda üretim hatası olmadığını, dünyada lamine cam üreten hiçbir firmanın garanti vermediğini, bir cama garanti veren davacı tarafın tüm zararlarına katlanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; taraflar arasındaki "lamine cam üretimi sözleşmesine" konu camların ayıplı olduğu iddiasıyla, davacı tarafından uğranılan maddi ve manevi zararın davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Taraflar arasında, davacı şirketin üstlenmiş olduğu ---- İnşaatının Camlı Teras Korkuluklarının İmalat ve Montajı işine konu bir kısım "lamine camların davalı tarafından üretilmesi" konusunda sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ve fatura tarihlerine göre sözleşme tarihinin 2011 yılı olduğu anlaşılmaktadır. Zira davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin ısıcam, çiftcam, temperli ve lamine cam üretimi yapan bir firma olup, dış cephe kaplama taleplerine göre cam üretimi yapıp teslim etmekte olduğunu, müvekkilinin davacıya ürettiği camlarda üretim hatası bulunmadığını belirtmektedir.Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Mahkememizin 09.03.2021 tarih, --- esas, ----karar sayılı ilamı ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---. Hukuk Dairesi'nin -- esas, --- karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İstinaf ilamında; "Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının husumet itirazı, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı itirazı ve zamanaşımı def'inin, tarafların diğer tüm iddia ve savunmaların eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği halde, sadece davalının monraj işini üstlenmediğinden yola çıkılarak, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin "alım-satım sözleşmesi" olarak kabul edilmek suretiyle tüm hususların buna göre değerlendirilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davalı yüklenicinin, ilgili projede başka şirketlerin de camlarının kullanıldığını, bozuk olan camların hangi şirket tarafından üretildiğinin belli olmadığını belirterek ileri sürmüş olduğu husumet itirazına ve davacı tarafın bu itiraza karşı cevabına ilişkin olarak hiç bir değerlendirme yapılmaması, bilirkişi raporunda bu hususta bir tespit ve değerlendirme yapılmamış olması, ayrıca bilirkişi raporunda ayıp tespit ve ihbar sürelerine dair bir takım değerlendirmeler yapılmasına rağmen gerekçeli kararda bu hususta bir değerlendirme yapılmamış olması da eksik olmuştur." açıklamasına yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Davacı tarafça, dava konusu bozulmalar tarafına ihtar edilmesi üzerine ----. Noterliği'nin 10.04.2018 tarih, ---- yevmiye numaralı ile ihtarnamesi ile davalı tarafa ayıp ihbarı yapılmıştır. Davalı yüklenicinin, ilgili projede başka şirketlerin de camlarının kullanıldığını, bozuk olan camların hangi şirket tarafından üretildiğinin belli olmadığını belirterek ileri sürmüş olduğu itirazları hakkında değerlendirme yapılması ve ek rapor hazırlanması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve ek rapor alınmıştır.Ayıbın üretimden kaynaklandığı ve davacının da genel hükümlere göre tazminat isteme hakkına sahip olduğu ve zaman aşımı süresi içinde davanın açıldığı, mahkememizce davacının talep edebileceği maddi tazminatın miktarı yönünden bilirkişiler tarafından satın alınan cam bedellerine ilişkin hesaplama yapılmıştır. Camların şantiyede teslim edildiğinin tespit edildiğinden nakliye gideri talep edilemeyeceği, montaj işi için çalıştırılan işçilerin bu işi 15 günde bitirebileceği ve 15 gün için montaj maliyeti ile yemek bedelinin hesaplanması mahkememiz denetimine elverişli olup istinaf kaldırma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu doğrultuda davacının toplam 72.427,79 TL + 11.710,00 TL + 2.633,64 TL olmak üzere toplam 86.781,43 TL zararı olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf, dava konusu bozulmaların davalının temin ettiği ürünlerde olmadığını savunmuştur. Tanık ---- tanığın camların gelişi ve montajı aşamalarına bizzat tanık olduğu, davaya konu edilen camların tamamının davalı tarafından temin edilen camlar olduğu yönündeki beyanları dikkate alındığında, davalının dava konusu ayıplı ürünlerden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Buna göre davalının husumet itirazı dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Davacı taraf manevi tazminat talebinde bulunmuş ve kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia etmiştir. Manevi tazminat şartlarının oluşabilmesi için hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının hep birlikte bulunması gerekmektedir. Davalının davacıya karşı kişilik haklarını zedeler nitelikte davranışının bulunmadığı, bu haliyle manevi tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine;Manevi tazminat talebi yönünden;A) Manevi tazminat talebinin reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 3.013,16-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Maddi tazminat talebi yönünden;B) 86.781,43 TL maddi tazminatın 13.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 5.928,04-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 2.281,16-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.646,88-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan 2.281,16-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından 35,90-TL başvurma harcı, 5,20-TL vekalet harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 317,10-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 10.358,20-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 5.078,53-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.279,67-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından 104,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 53,26-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 51,24-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 40.218,57-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.