Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, Hazineye ait ham toprak vasıflı taşınmazda zilyetlikle iktisap yoluyla tapu iptal ve tescil talebini 20 yıllık imar-ihya şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddetti.
Özet: Davacı tarafından Hazine adına tescilli ham toprak vasfındaki bir taşınmazın, 20 yılı aşkın zilyetlik ve imar-ihya iddiasıyla adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, taşınmazın uzun süreli ekonomik amaca uygun zilyetlik şartlarının ve imar-ihya faaliyetlerinin kadastro tespit tarihinde oluşmadığına, dikilen ağaçların tespit sonrasında görüldüğüne hükmederek davanın reddine karar vermiştir; temyiz incelemesinde ise, davacının iddiaları kararı bozmayı gerektirecek nitelikte görülmeyerek usul ve kanuna uygun bulunan bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/3429 E.  ,  2026/982 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/8 E., 2025/202 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gazipaşa Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2024/5 E., 2024/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 3 59... parsel sayılı 686,13 m² yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; 3 59... parsel sayılı taşınmazın, bu parsele komşu ve kendisine ait 3 59... parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olarak 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davacının kesintisiz ve nizasız zilyetliğinin söz konusu olmadığını ve davaya konu yerde imar ve ihyanın gerçekleşmediğini, davacının dava konusu taşınmazda ekonomik amaca uygun tasarruf ve zilyetliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu taşınmazın 1958, 1975 yılında çalılık vaziyette olduğu, 1986 yılında çalılıkların temizlendiği ancak, tarla olarak kullanımının tespit edilemediği, 1982 yılındaki tesis kadastrosu paftasında taşınmazın da bulunduğu tescil harici bırakılan kısımların üzerinde tepe ve taşlık ibaresinin bulunduğu, 2003 yılında arazinin coğrafi yapısında değişiklik yapılarak parselin içerisinden yol olarak kullanım olduğu, imar-ihya bulunmadığı, 20 08... , 20 13... yıllarında parselin yol hariç geri kalan kısımlarında otsu bitkilerin bulunduğu, 2021 yılı sonrasında parselin çoğunluğuna ağaç dikilmek suretiyle bahçe olarak kullanıldığı sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle imar-ihyanın 2021-2023 yılları arasında parselin batı kısmı hariç tamamlandığının anlaşıldığı, davasız, aralıksız, 20 yıllık ekonomik amaçlı zilyetliğin taşınmaz üzerinde sağlanmadığının Mahkememizce anlaşılması ve 3402 sayılı Kanunun 14... . maddeleri koşullarının davacı lehine oluşmaması, ayrıca taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların da kadastro tespit tarihi sonrası dikildiği veya sonradan taşınmaza taşındığı tespit edildiğinden davacı lehine muhdesat şerhi verilmediği " gerekçeleriyle davanın reddine, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 3 59... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon kararı gibi ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı, dava konusu taşınmazın 2003 ilâ 2021 yılı arasındaki uydu görüntülerinde dava konusu taşınmazda imar-ihyanın bulunmadığı, üzerindeki ağaçların da 2 ilâ 13 yaş arasında değiştiği, ancak ağaçların 2023 yılı uydu görüntülerinde göründüğü, tespit tarihi olan 04.10.2021 tarihi itibarıyla dikilen ağaç bulunmadığı" gerekçeleriyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahalli bilirkişi beyanlarının ve bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, 20 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin başlangıcının imar-ihyanın tamamlandığı tarih değil, ilk kez zilyet olunan tarihten hesaplanması gerektiğini, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.