Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, kaybolan çekin iptali talebini, davacının hamil değil keşideci çalışanı olması ve aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddetti.
Özet: 2.500.000 TL bedelli bir çekin keşidecinin çalışanı tarafından teslim edilmek üzereyken kaybedildiği ve zayi nedeniyle iptalinin talep edildiği davada, mahkeme, davacının kendi beyanına göre çekin hamili olmadığını tespit etmiş; Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri ve yerleşik yargıtay kararları uyarınca kaybolan çekin iptali davasını ancak hamilin açabileceğini, keşidecinin çalışanının bu davayı açma ehliyetinin bulunmadığını belirterek, davacının aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/476 EsasKARAR NO : 2026/618DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))DAVA TARİHİ : 08/06/2026KARAR TARİHİ : 08/06/2026YAZIM TARİHİ : 08/06/2026Mahkememizde görülmekte olan kıymetli evrak iptali istemine ilişkin çekişmesiz yargı işinin dosya üzerinden yapılan yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesinde; .... ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, ... keşide tarihli, 2.500.000,00-TL bedelli çekin 05.06.2026 tarihinde kaybolduğunu, yapılan tüm araştırmaya rağmen bulunamadığını, çeki yitirdiğini, çalındığını düşündüğünü, çekin üçüncü şahısların eline geçmesi durumunda telafisi imkansız zararlar doğurabileceğinden çek bedellerinin bankadan alınmaması için öncelikle ödeme yasağı konulmasını devamında adı geçen çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, kaybolan çekin iptaline ilişkindir. HMK gereğince öncelikle dava şartlarının incelenmesi gerekmektedir. HMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.Türk Ticaret Kanununun 651–653. maddelerinde kıymetli evrakın genel olarak zayi nedeniyle iptali, TTK nun 657. maddesinde nama yazılı senetlerin zayi nedeniyle iptali, TTK nun 661–669. maddelerinde hamile yazılı senetlerin zayi nedeniyle iptali düzenlenmiştir.TTK nun 757–765. maddelerinde kambiyo senetlerinden poliçenin zayi nedeniyle iptali düzenlenmiştir. TTK nun 778/1-ı maddesinin yaptığı atıf gereğince kambiyo senetlerinden bononun zayi nedeniyle iptali poliçenin zayi nedeniyle iptali hükümlerine göre olacağı hususu ile TTK nun 818/1-s maddesinin yaptığı atıf gereğince (TTK nun 764/2. maddesi ile 765. maddesi hükümleri hariç olmak üzere) kambiyo senetlerinden çekin zayi nedeniyle iptali poliçenin zayi nedeniyle iptali hükümlerine göre olacağı hususları düzenlenmiştir.Somut olayda, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasındaki beyanında; "Ben ekte sunmuş olduğum çek fotokopisinde de görüleceği üzere keşideci olan ...'nde çalışmaktayım. Şirkete ait ... Bankası ... Şubesi'nden alınan .... ... seri numaralı .... emrine düzenlenen, ... tarihli 2.500.000,00-TL bedelli çeki 05/06/2026 tarihinde teslim etmeye giderken çeki kaybettim. Çekin kullanılması halinde davacı ve şikayetçiyim. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Buna göre, dava konusu çekin iptalini isteyen davacı, çekin hamili değil, keşidecinin çalışanıdır. Dava konusu çekin, keşidecinin çalışanı olduğunu açıkça beyan eden davacı tarafından kaybedildiği iddia olunmakla, hamil uhdesindeyken değil, keşideci uhdesinde iken onun çalışanı tarafından kaybedildiğinin ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Yani, tüm dosya kapsamı ve davacının iddiası ile dava konusu çekin hamilinin, davacı olmadığı, davacının, keşidecinin çalışanı olduğu anlaşılmıştır (iş bu davayı hamil sıfatı ile açmadığı anlaşılmıştır). Mahkememizce de benimsenen bir çok yerleşik Yargıtay kararında belirtildiği gibi, TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818/s maddesi yollamasıyla 757. maddesi uyarınca ancak, hamilin zayi nedeniyle çek iptal davası açabileceği ve keşidecinin veya onun çalışanı olan davacının dava açma (aktif husumet) ehliyeti olmadığı anlaşılmıştır. Zayi olmuş çek hakkında keşideci, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabilir veya çekte imzası yoksa her zaman muhatap banka şubesini çekteki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde uyarabilir veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açabilir.Sonuç olarak, dava dilekçesi ve ekinde sunulan ifade tutanağı incelendiğinde, davacının keşidecinin yanında çalışan kişi olduğu, çekin hamili olmadığı, çekin hamiline teslim edilmeden keşidecinin çalışanı olan davacı tarafından kaybedildiğinin beyan edildiği, çek iptali davasının ancak hamil tarafından açılabileceği, keşidecisinin veya çalışanının bu davayı açmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 114/1-d (tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartıdır) ve HMK nun 115/2. maddeleri gereğince dava şartlarından olan bu hususun sonradan giderilmesi mümkün olmadığından, bu konuda davacıya ek süre vs. verilmesine gerek olmaksızın, davacının dava dilekçesinde belirttiği çeke ilişkin davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın USULDEN REDDİNE,2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 08/06/2026Katip .... e-imzalıdır Hakim ....e-imzalıdır