Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle talep edilen manevi tazminat miktarının tespiti ile ilgili Yargıtayın kanun yolu kesinlik sınırını dikkate alarak verdiği onama kararı.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin başlangıçta hükmettiği tazminat miktarının yetersiz bulunarak bir üst mahkemece bozulması üzerine, yeniden yapılan yargılamada 375 günlük özgürlük kısıtlaması için 120.000 TL olarak belirlenen manevi tazminat hükmü; hem davacı tarafın miktarın az olduğu hem de davalı tarafın miktarın fahiş olduğu yönündeki temyiz itirazları incelenerek, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, tazminat şartlarının oluştuğu ve belirlenen miktarın doğru olduğu gerekçesiyle oy birliğiyle kesinleşmiştir.
12. Ceza Dairesi         2025/123 E.  ,  2026/3702 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/258 E., 2024/340 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce eksik manevi tazminata hükmedildiği gerekçesi ile kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince 120.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırmaya, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna, davanın reddi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/402 Esas – 2019/89 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 18.12.2016 - 28.12.2017 tarihleri arasında 375 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.03.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu anlaşıldığından tebliğnamede davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.