Sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, son bildirilen adresten farklı bir adrese yapılan tebligat nedeniyle geçersiz sayıldığı ve Tebligat Kanunu uyarınca usulüne uygun tebliğ işleminin tamamlanması gerektiği kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, görevini yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet kararının gıyabında verilen sanığa tebliğ sürecindeki usulsüzlüğü tespit ederek, bilinen son adres dışındaki bir adrese tebligat yapılması ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun ilgili maddelerinde öngörülen iki aşamalı tebligat usulüne uyulmaması nedeniyle tebligat işleminin geçersiz olduğuna hükmetmiş; bu nedenle kararın öncelikle sanığa Kanuna uygun şekilde tebliğ edilmesi ve ardından temyiz itirazlarının incelenmek üzere dosyanın yeniden tevdi edilmesi gerektiğine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/449 E., 2025/337 K.SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar vermeHÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : RetUrla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2022/449 Esas, 2025/337 Karar sayılı kararının katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede;Kamu malına zarar verme suçundan mahkemece zamanaşımı süresince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında; hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş olan sanık ...'ın yokluğunda verilen kararın son bildirdiği adresten farklı bir adreste tebliğ edilmesi nedeniyle iade olunan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; yokluğunda verilen hükmün sanık ...'a (sanığın cezaevinde olması hâlinde cezaevinde 5271 sayılı Kanun'un 35/3. ve 263. maddelerine uygun olarak bizzat kendisine okunup anlatılmak suretiyle tebliği, aksi hâlde sanığın son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi hâlinde temyiz dilekçesi eklenerek ve ek Tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.