2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararlarını eksik kovuşturma, zincirleme suç ve zarar giderme hükümlerinin yanlış uygulanması nedenleriyle bozarak dosyayı ilk mahkemeye gönderdi.
Özet: Sanıkların aynı akaryakıt istasyonunda farklı tarihlerde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemlerinin zincirleme suç kapsamında birleştirilerek tek yargılamaya konu edilmemesi ve eksik kovuşturma yapılması, aynı gün içinde farklı saatlerde işlenen eylemlere zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, ayrıca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için sanıkların zararı giderme talebine rağmen, yargılamaya konu olmayan diğer zararların da ödenmesinin haksız yere şart koşulması hukuka aykırı bulunarak, istinaf mahkemesinin kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2421 E., 2023/3016 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin ''somut olayda suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastı bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı şekilde cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, mevcut zararı gidermek istese de müşteki tarafça afaki rakamlar talep edilerek engellendiğine"; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin ''5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, mevcut zararı gidermek istese de müşteki tarafça sanıktan talep ettiği miktarın hakkaniyete uygun olmayıp, alınan eşyaların fiyatından daha fazla olduğuna, zarar gidermesinin engellendiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1-Sanıkların aynı akaryakıt istasyonuna 12.01.20 21... .01.2021 tarihinde de girerek hırsızlık yapmış olmaları karşısında sanıkların bu eylemleri ile ilgili olarak da iddianame tanzimi sağlandıktan sonra sanıkların eylemleri zincirleme suç hükümleri kapsamında aynı dosya içerisinde birleştirilerek bir bütün halinde değerlendirilip bir hüküm verilmesi gerekirken sadece 14.01.2021 tarihli eylemle ilgili olarak açılan iddianame esas alınıp yargılama yapılarak sanıkların aynı şikâyetçiye karşı işlemiş olduğu bir kısım eylemlerin yargılama kapsamı dışında bırakılarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 2-Kabule göre de;a. Olay tarihinde sanıkların şikâyetçi ...'ün istasyon müdürlüğünü yaptığı Opet akaryakıt istasyonun market bölümüne giderek aynı gün saat 12.10 sıralarında ve saat 20.27 sıralarında aynı marketten hırsızlık olayını gerçekleştirmelerine karşın, sanıkların farklı zamanlarda aynı şubeden gerçekleştirdikleri hırsızlık suçlarının zincirleme suçu oluşturacağı, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, b. Sanıkların zarar giderme talep etmelerine rağmen yargılamaya konu 14.01.2021 tarihli eylemler neticesinde oluşan zarar tespit edilerek bu zararın ödenmesinin istenmesi gerekirken akaryakıt istasyonunda gerçekleştirilen ve dosya kapsamında yargılamaya konu edilmeyen tüm zararın ödenmesi koşulunun 5237 sayılı TCK 168. maddesinin uygulanması için aranması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca bozma sonrası kazanılmış hakkın korunmasına, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Anadolu 10.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.