Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin satış sözleşmesi ihlali ve kamulaştırma kaynaklı beklenmeyen hal nedeniyle oluşan cezai şart ile mali yardım talebini ele alan istinaf kararı.
Özet: Bir satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davacı sözleşme ihlali iddiasıyla cezai şart ve mali yardımın iadesini talep etmiş, davalı ise işyerinin kamulaştırılması ve yıkımı nedeniyle faaliyetinin mücbir sebeple sona erdiğini savunmuştur; ilk derece mahkemesi, sözleşme feshinin davalının kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle cezai şart talebini reddetmiş, ancak mali yardım ve katkıların işyerinin faaliyetine son verilen tarihten sonraki döneme denk gelen kısmının davacıya ödenmesine hükmetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/214 (ESASTAN RET )KARAR NO : 2026/876T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 04/10/2023ESAS-KARAR NO : 2017/657 E - 2023/685 KDAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 16/06/2026YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİDavacı vekili; taraflar arasında 14.05.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “Satış Sözleşmesi (Açık Satış Noktası Sözleşmesi)” ile “Kapalı ve Açık Nokta Sözleşmeleri Ek Protokol” imzalandığını, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye uymadığını, sözleşme süresi içerisinde sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde borçları ile almış olduğu mali yardım, katkılar ve her türlü sabit yatırım harcamalarının tümünü ve uygulanan iskonto tutarlarını verildiği tarihten itibaren işlemiş faizi de dahil olmak üzere bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte nakden ve defaten geri ödemeyi ve ayrıca 200.000.00.-TL cezai şartı ile birlikte şirket ve/veya bayi/distribütörün kâr kaybı da dahil olmak üzere uğradığı her türlü zararını itiraz etmeksizin nakden ödemeyi, cezai şartın tenkisini talep etmemeyi kabul ve taahhüt ettiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; 200.000,00.-TL Cezai şartın, 125.631,00.-TL mali yardım/katkı tutarlarının verildikleri tarihten itibaren işlemiş faizleri de dahil olmak üzere bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili; dava konusu işletmenin bulunduğu yapı ve arsa Ankara-Eskişehir ve Ankara-Konya ayrım yolu sebebi ile 16.08.1992 tarih ve 1991/49 karar sayılı karar ile Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırmadan arta kalan artık hisselerin ise imar planında oyun ve spor alanı olarak tahsis edildiğini, söz konusu arsaların her ne kadar Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmışsa da bu arsaların ilgili yasalardaki değişiklikten sonra ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na devredildiğini, daha sonra yol çalışmalarına başlandığını ve işletmenin bulunduğu yapı hakkında yıkım kararı alındığını ve davalının işletmesinin Belediye tarafından yıkıldığını, bunda davalının herhangi bir kusuru olmadığını ve davacının belirtmiş olduğu aksaklıkların yıkımdan kaynaklandığını, davacı ile yapılan sözleşmenin de beklenmeyen halin gerçekleşmesi sebebi ile temelden çöktüğünü, cezai şart talebinin mümkün olmadığını bildirerek davanın öncelikle taraf sıfatı yokluğu sebebi ile usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili; davalının davacının bahsettiği sözleşmenin tarafı olmadığını, bildirerek davanın husumetten reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalının işlettiği iş yerinin bulunduğu taşınmazdan yol geçtiği dikkate alınarak faaliyetin sona erme sebebinin davalı tarafın kusurlu eylemi olmadığı bu nedenle sözleşmenin 16. maddesi gereğince davacının cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davacının cezai şarta ilişkin talebinin reddine, davacı tarafından davalı şirkete yapılan mali yardım ve katkıların bayilik süresi boyunca faaliyette bulunma amacıyla verildiği dikkate alındığında faaliyetin sona erdiği tarihten sözleşme süresi sonuna kadarlık kısmını davacının talep edebileceği, faaliyetin sona erdiği tarihe kadar geçen süreye tekamül eden mali yardım ve katkıların talep edilemeyeceğinin kabul edildiği, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda sözleşmenin 14/05/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, faaliyetin ne zaman sone erdiğine ilişkin tarafların kabulü bulunmamakta ise de 06/09/2013 tarihli tutanak dikkate alındığında faaliyetin 06/09/2013 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin yürürlülük tarihi ile sona erme tarihi arasındaki süreye tekabül eden mali yardım ve katkı payının 58.100,03 TL olduğu, bu miktarın davacı tarafından yapılan mali yardım ve katkı bedeli olan 125.631,00 TL den mahsubu sonucu kalan 67.530,96 TL nin faaliyetin yapılmadığı döneme denk geldiği, bu miktarın davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle mali yardım ve katkıya ilişkin talebin davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, davalı ... hakkında da dava açılmış ise de sözleşmenin tarafının davalı şirket olduğu, işletici olarak davalı şirketin yazıldığı, ayrıca davalı ...'nin sözleşmeyi kefaleten imzaladığına ilişkin bir beyanın bulunmadığı ve geçerli bir kefaletin de olmadığı dolayısıyla sözleşme gereğince davalı şirkete yapılan mali yardım, katkılardan ve cezai şarttan davalı ...'nın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; mahkemece taraflar arasında bağıtlanan sözleşme hükümlerine aykırı olarak cezai şart alacağının reddine karar verilemeyeceği gibi yine sözleşme hükümlerine aykırı katkı payının kısmen reddine karar verilmesine hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak talepleri gibi davalıların müştereken müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesini istemiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık; bayilik sözleşmesi kapsamında davalılardan sözleşme süresi sona ermeden faaliyetine son vermesi nedeniyle cezai şart alacağı ve katkı payı bedelinin iadesini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına davalı şirketin akdi ihlalinin kusurlu eyleminden kaynaklanmadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."