Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin, yonca ticareti kapsamında teminat olarak verilen senedin borçluluk teşkil etmediği ve tahrifat iddiasıyla açılan menfi tespit davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı çiftçi, 2016 yılındaki yonca satış sözleşmesi kapsamında teminat olarak verdiği, edimler tamamlanmasına rağmen iade edilmeyen veya imha edilmeyen bir senedin davalı tarafından tahrif edilerek aleyhine icra takibinde kullanıldığını iddia ederek, kendisinin davalıya borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin iptali ve kötüniyet tazminatı talep etmekte, ayrıca 2017 yılındaki başka bir ticaret sonrası davalıdan alacağı bulunduğunu belirtmektedir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2025
NUMARASI: ... Esas- ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
YAZIM TARİHİ : 10/07/2026
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkili aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin çiftçilik ile uğraştığını, yetiştirdiği yoncayı besicilik işi ile uğraşan şirketlere satarak geçimini sağladığını, müvekkili ile davalı arasında 2016 yılında 40 tonluk 23.000,00 TL bedelli yonca ticaretine ilişkin anlaşma sağlandığını, anlaşma mukabilinde müvekkilinin davalıya 40 ton yonca sattığını, müvekkiline 20.000,00 TL'nin peşinen verildiğini, davalı tarafça 20.000,00 TL'nin peşinen verilmesi nedeniyle icra takip dosyasına konu olan bononun teminat olarak keşidecinin ismi, tanzim tarihi ve miktarı yazılmak suretiyle tanzim edilerek davalıya verildiğini, müvekkilinin daha sonra 40 ton yoncayı dinlenmesini istediği tanıklar aracılığıyla davalının Sarayönü ilçesindeki besi çiftliğine teslim ettiğini, müvekkili ile davalı arasında 40 tonluk yonca anlaşmasının tüm edimlerinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, müvekkilinin davalı şirket yetkilisi ile yaptığı görüşmede edimlerini yerine getirdiği bu sebeple teminat olarak verdiği senedin kendisine iade edilmesini istediğini, davalı firma yetkilisinin senedin şirketin bir başka adresinde olduğunu ve sonra teslim edeceğini beyan ettiğini, sonrasında senedin yırtılıp atıldığını söylediğini, müvekkilinin davalı firma yetkilisinin beyanlarına inandığını ve teminat olarak verdiği senedin imha edildiğini düşündüğünü, müvekkili ile davalı firma arasında 2017 yılında yonca ticaretine ilişkin yeniden sözlü olarak anlaşma sağlandığını, sözlü olarak sağlanan anlaşma kapsamında müvekkilinin davalı firmaya 100 ton civarı yonca yetiştirmeyi planladığını beyan ettiğini, davalı firmanın müvekkilinin yetiştireceği yoncaya talip olduğunu, 2017 yılı döneminde yağış rekoltesinin düşük olması sebebi ile müvekkilinin 35 ton civarında yonca yetiştirdiğini ve 35 ton civarında yoncayı ton birim fiyatı 580,00 TL' den olmak üzere toplam 20.300,00 TL bedelle davalı firmaya sattığını ve teslim ettiğini, davalı firmanın müvekkiline olan borcuna karşılık borçlu bulunduğu petrol ofisine 5.000,00 TL olmak iki kez toplamda 10.000,00 TL miktarında kredi kartı çekmek suretiyle ödeme yaptığını, ayrıca davalı firmanın müvekkilinin hesabına farklı tarihlerde olmak üzere 2.000,00 TL ve sonrasında 3.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin 20.300,00 TL alacağına karşılık olarak davalı tarafça toplam 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, halen müvekkilinin davalı firmadan 5.300,00 TL alacağı bulunduğunu, davalı firmanın müvekkilinin 100 ton civarında yoncayı teslim etmediği gerekçesiyle 2016 yılındaki anlaşmaya karşılık teminat olarak verilen ve müvekkiline imha edildiği belirtilen senedi icra takibine koyduğunu, müvekkilinin davalı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili 100 ton civarı yoncayı yetiştirmeyi planladığını beyan etmiş ise de sözlü ve yazılı olarak herhangi bir taahhütte bulunmadığını, icra takip dosyasına konu olan senet aslından da görüleceği üzere senet lehtarı, vadesi ve yetkili mahkemenin belirtildiği kısımların sonradan doldurulmak suretiyle tahrif edildiğini, davalı tarafça senet üzerinde tahrifat yapılması ve bedelsiz kalan senedi kullanma suçundan şikayetçi de olunduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptaline, davalının kötüniyetli olması nedeniyle %20'den aşığı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacının çiftçilikle uğraştığını, 2016 yılında davalı şirkete 23.000,00 TL bedelle 40 ton yonca satışı yaptığını, malı teslim ederek bedelini tahsil ettiğini, bu sözleşme sırasında nakit alınan 20.000,00 TL'ye karşılık davalıya aynı bedelli teminat senedi verdiğini, ancak taraflarca edimler yerine getirilmesine rağmen bu senedin kendisine teslim edilmediğini, 2017 yılı için 100 ton yonca satışı konusunda tekrar sözlü anlaşma yaptıklarını, ancak yağış olmaması nedeniyle 35 ton civarında yonca üretebildiğini ve davalıya teslim ettiğini, buna karşılık davalı şirketin kendisine 15.000,00 TL ödeme yaptığını, toplam satış bedelinin 580,00 TL'den hesaplandığında 20.300,00 TL olduğunu ve davalının halen kendisine 5.300,00 TL borçlu olduğunu, davalı şirket tarafından aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu senedin teminat olarak verilen ancak kendisine iade edilmeyen senet olduğunu beyan ve iddia ederek işbu davayı açmış ise de, davacının Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile aleyhine başlatılan icra takibine dayanak senedin teminat senedi olduğunu veya borcun ödendiğini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın takibe konu senedin davacı tarafından davalıya teminat olarak verilip verilmediği, buna dayalı Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas ayılı dosyasında yapılan takipten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya aslı dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Konya C. Başsavcılığının ... Sor sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Zirat Bankası Altınekin Şubesine, Konya .... Noterliğine , Vodafone yazılan müzekkere yazılarak davacının imza örnek asıllarının gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Konya .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davacı yemin deliline dayanılmış olmakla davalıya karşı yemin deliline dayanıp dayanmayacakları hususunda beyanda bulunmak ve yazılı metnini hazırlamak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince yemin metni sunulmuştur.
Davalı şirket yetkilisi Mahkememizin 16/10/2025 tarihli celsesindeki tarihli yeminli beyanında; "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" dedi devamla, " davaya konu senet şirket alacağıma karşılık olarak verilmiştir davacı bu senede esas yonca satımına ilişkin edimlerini yerine getirmedi bu yoncaları şirketimize teslim etmedi bu hususlarda namusum şerefim kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı taraf; davalıya 40 ton yonca sattığını, bu anlaşma sırasında davalı tarafından davacıya 20.000,00 TL'nin peşinen verildiğini, bu nedenle de takibe konu bononun teminat olarak davalıya verildiğini, ancak malın teslim edilmesine rağmen bononun teslim edilmediğini, sonrasında davalıyla ticaretlerinin devam ettiğini ve hatta davalıdan alacaklı olduğunu, ayrıca senedin tahrif edilerek icraya konulduğunu iddia etmiştir.
Davalı taraf, davacı tarafından senedin teminat senedi olduğunun ya da borcun ödendiğinin yazılı belge ile ispatlanması gerektiği savunulmuştur.
........'nın 19/04/2022 tarihli Kony CBS'deki sorgulama tutanağında; senedin alışverişe teminat olarak alındığını ancak bahse konu yoncaları teslim almadığını beyan ettiği görülmüştür.
Ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile verilen bahse konu senet bedelinin tamamen veya kısmen ödendiği ve senedin bedelsiz kaldığı hususu kesin olarak tespit edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmiş, karar istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Somut olayda, davaya konu senedin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında peşin ödenen bedeli teminen teminat senedi olarak verildiği, yapılan yargılama sonucunda ve toplanan deliller kapsamında davacının davalıya ticari ilişki kapsamında anlaşılan miktarda yoncayı teslim ettiğini ispatlayamadığı değerlendirilmekle davacıya yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı taraf yemin deliline dayanmıştır. Davalı şirket yetkilisi Mahkememizin 16/10/2025 tarihli celsesindeki tarihli yeminli beyanında; "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" dedi devamla, " davaya konu senet şirket alacağıma karşılık olarak verilmiştir davacı bu senede esas yonca satımına ilişkin edimlerini yerine getirmedi bu yoncaları şirketimize teslim etmedi bu hususlarda namusum şerefim kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davanın reddine...." gerekçesiyle, davanın reddine, davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava dilekçesini tekrarla, mahkemenin, müvekkilinin davalıya ticari ilişki kapsamında anlaşılan miktardaki yoncayı teslim ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davalı şirketin müvekkilinin eşine yaptığı ödemeleri gösteren dekontları ve ödeme tarihlerini dikkate almadığını, öyle ki müvekkilinin eşinin hesabına 07.02.2017 tarihinde ve 07.06.2017 tarihinde farklı tutarlarda ödeme yapıldığını, dava konusu senedin düzenleme tarihi 26.02.2016 olup, senedin ödeme gününün ise, 10.03.2017 tarihi olduğunu, görüldüğü üzere davalı şirket tarafından müvekkilinin eşine ait olan müvekkili tarafından kullanılan banka hesabına senedin ödeme gününden sonra da para gönderimi yapıldığını, açıklama kısmına ise yonca bedeli yazıldığını, açıkça görüldüğü üzere müvekkili ile davalı şirket arasında yonca alım satım ilişkisinden kaynaklanan anlaşmada üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, şayet müvekkilinin taraflar arasında anlaşma uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirmemiş olsaydı, davalı şirket tarafından dava konusu senedin ödeme gününden sonra müvekkiline ve müvekkilinin eşine herhangi bir ödeme yapılamayacağını, müvekkilinin eşinin banka hesabına, davalı şirket tarafından dava konusu senetteki ödeme gününden sonraki tarihte ödeme yapılmasının müvekkilinin yoncaları teslim ettiğinin ispatı niteliğinde olduğunu, yerleşik içtihatlara göre de açıklamalı banka dekontunun delil başlangıcı niteliğine haiz olduğunu, mahkemec, dekontların delil başlangıcı niteliğinde olduğu ve bunun sonucunda tanık dinletilmesi gerektiğine yönelik talepleri değerlendirilmeyerek usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, mahkemenin taraflar arasındaki ceza yargılamasını işbu menfi tespit davaları açısından bekletici mesele yapmış olup, ceza yargılamasının sonucunda davalı şirket yetkilisi ........'nın şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bedelsiz senedi kullanma suçundan beraatine karar verilmesi hükmünü esas aldığını ve davanın reddine karar verildiğini, davalı şirket yetkilisinin atılı suçu işlemediği açık bir şekilde tespit edildiği için değil sadece masumiyet karinesine dayanılarak delil yetersizliği sebebi ile beraat ettiğini, bu hususun hukuk yargılamasında özellikle dikkate alınması gerektiğini, Konya .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturmada senet üzerindeki yazı ve imzaların incelendiğini, Konya .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki yargılamanın soruşturma aşamasında toplanan imza ve yazı örneklerinin kriminal incelemesi neticesinde, 02/08/2021 tarihli raporda, tetkike konu senet üzerindeki borçlu imzaları ile ........'in mukayese imzaları arasında benzerlik görüldüğü ve bu imzaların ........ elinden çıktığını, senedin "ödeme günü", "mukabilinde.... tarihinde", "Sayın.....veyahut", "Vukuunda.....Mahkemelerinin" ve "V.D: Nosu...." bölümlerindeki yazıların ........'nın mukayese yazılarıyla benzerlik gösterdiği ve bu yazıların ........ elinden çıktığı kanaatine varıldığını, diğer yazıların ise ........ ve ........ elinden çıktığını gösterir yeterlilikte kaligrafik uygunluk tespit edilemediğinin belirtildiğini, yapılan inceleme ve davalı şirket yetkilisinin beyanları birlikte değerlendirildiğinde, senet muhtevasının davalı şirket yetkilisinin iradesiyle kısmen kendisi tarafından doldurulduğunu, kısmen de kendisinin yönlendirmesiyle doldurtulduğunu, davalı şirket yetkilisinin senette tahrifat yaptığını ve bedelsiz olan senedin davalı şirket yetkilisi tarafından kullanıldığı hususunun açıklığa kavuştuğunu, ayrıca ceza mahkemesinin senedin bedelsizliğine ilişkin bir hukuk davası devam etmekteyse ceza mahkemesinin bu kararı beklemesi gerektiğini, görüldüğü üzere ceza dosyasının, işbu derdest menfi tespit davasını bekletici mesele yapması gerekirken, yargılamanın sürüncemede bırakılmaması amacıyla beraat kararı verilmesinin ve bu kararın menfi tespit davasında esas alınarak davanın reddedilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturması sonrası açılan ceza davası bekletici mesele yapılmış, ceza davasında da işbu davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş, netice itibariyle davalı hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği anlaşılmış, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve davalı şirket temsilcisi tarafından yeminin eda edilmesi sonrası yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, somut olayda, ispat yükünün senedin teminat senedi olduğunu iddia eden davacı üzerinde olduğu ve davacı tarafça işbu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/07/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....