Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda Bölge Adliye Mahkemesinin duruşmasız beraat kararı ile ilgili temyiz başvurularını inceleyerek hukuka uygun buldu.
Özet: Bu hukuki evrak, hırsızlık suçundan yargılanan sanıklardan biri hakkında katılan vekilinin temyiz isteminin kanunen temyiz edilemez olması nedeniyle reddedildiğini; diğer sanık hakkında ise ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının, bölge adliye mahkemesince mevcut delillerin yeniden değerlendirilerek beraate çevrilmesi üzerine katılan vekilince yapılan temyiz başvurusunun incelenerek, bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden mevcut delilleri farklı değerlendirerek beraat kararı verme yetkisinin hukuka uygun bulunması sebebiyle, bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini belirtmektedir.
2. Ceza Dairesi         2023/13809 E.  ,  2026/5898 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/331 E., 2022/402 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I - Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-g maddesi uyarınca,on yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan ilk derece mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II -Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiği, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf istemleri üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin ''sanığın sadece beyanlarına dayanarak, tüm bu delilleri görmezden gelerek şüpheden sanık yararlanır ilkesinden bahisle sanığın beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna '' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere incelemeye konu kararda Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediği gerekçesi ile beraat kararı verebileceği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.