Silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde TCK 53 hak yoksunlukları ve denetim süresine ilişkin hataların Yargıtayca düzeltilerek onanması.
Özet: Sanık müdafiinin temyiz başvurusu sonucunda, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak kasten işlenen suçtan kaynaklanan yasal hak yoksunluklarının (TCK 53) uygulanmaması ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmamasına rağmen denetim süresi belirlenmesi gibi iki hukuki hatanın bulunduğu tespit edilerek, bu eksiklikler yeniden yargılama yapılmaksızın doğrudan giderilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/13208 E.  ,  2026/9217 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/796 E., 2022/113 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/425 E., 2021/68 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
1. Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinde sayılan belirli hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmeyen sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince takdiren beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki hükmün 4. fıkrasından sonra gelmek üzere “1.) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına” fıkrasının eklenmesi, "2-)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince takdiren beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına" ibaresi çıkartılmak suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.