Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari nitelikteki araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacakla ilgili itirazın iptali davasında verdiği görevsizlik kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, araç kiralama hizmetinden kaynaklanan bir alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davayı incelemektedir; davacı, davalının faturaya süresinde itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini ileri sürerken, davalı hizmetin hiç verilmediğini ve faturanın usulsüz olduğunu savunmuştur; mahkeme ise, uyuşmazlığın kira ilişkisinden doğması sebebiyle, miktarına bakılmaksızın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna hükmederek, kendi görevsizliğine karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/256 EsasKARAR NO : 2026/635DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 26/03/2026KARAR TARİHİ : 22/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 22/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı .... Turizm İnşaat Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine araç kiralama hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin .... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin 21.05.2025 tarihli e-arşiv faturaya dayandığını, fatura bedelinin 112.000,00 TL olduğunu, davalı tarafın usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içinde somut bir delile dayanmaksızın itiraz ettiğini, bu itirazın takibi durdurduğunu, dava konusu faturanın davalıya tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, ticari işlerde faturaya süresinde itiraz edilmemesinin içeriğin kabulü anlamına geldiğini, taraflar arasındaki arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, alacağın likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğunu, ana alacak tutarının 93.333,33 TL olduğunu, takip tarihine kadar işlemiş faizin 6.812,05 TL olarak hesaplandığını, toplam alacak miktarının 100.145,38 TL olduğunu, takip tarihinden itibaren yıllık %24 oranında avans faizi işletildiğini, davalının borcu inkâr ederek takibi sürüncemede bıraktığını, bu nedenle davalının kötü niyetli olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ..... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Bakırköy ...... İcra Dairesi’nin .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu edilen alacağın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının müvekkili şirkete herhangi bir araç kiralama hizmeti sunmadığını, takip dayanağı faturada kiralandığı iddia edilen aracın plaka numarası ve kiralama dönemine dair hiçbir bilginin yer almadığını, davacı tarafın hizmetin ifa edildiğine dair herhangi bir sözleşme, hak ediş mutabakatı veya somut delil sunamadığını, takip konusu faturanın müvekkil şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmiş olsa dahi faturaya itiraz edilmemiş olmasının hizmetin ifa edildiği anlamına gelmeyeceğini, taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, ticari defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmadığının tespit edileceğini, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve itirazın iptali davası açtığını, bu nedenle davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; icra takibine dayanak ve araç kiralama sözleşmesine istinaden İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesi kapsamında ödenmeyen faturalara ilişkin olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla, mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir. Nitekim HMK'nın 4/1-a maddesine göre; "Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda..." Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Mülga 1086 sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayrımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir. Somut uyuşmazlık araç kiralama sözleşme ilişkisi içerisinde alacağın tahsili istemine ilişkin olup bu hususun Sulh Hukuk Mahkemesince tartışılması gerektiği gözetilerek bu hâli ile işbu dava kapsamında Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmakla (aynı yönde İBAM 55. HD. 2025/1138 Esas, 2025/817) HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/06/2026Katip ..... ✍e-imzalıdır Hakim .....✍e-imzalıdır