Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin, vinç yüklemesi sırasında halat kopmasıyla oluşan araç hasarına ilişkin kasko sigortası tazminat davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, kasko poliçesi ile sigortalı yarı römorkunun vinçle yükleme sırasında halat kopması sonucu oluşan ağır hasarın tazmini talebiyle sigorta şirketine dava açmış; davalı, hasarın poliçe teminatında olmadığını savunsa da, mahkemece alınan bilirkişi raporlarıyla olayın ani ve beklenmedik bir kaza niteliğinde olduğu, kasko kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve aracın ekonomik tam hasarlı olduğu tespit edilerek, davacının hasar bedeli talebinin sigorta poliçesi uyarınca haklı bulunduğu anlaşılmaktadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/834 Esas - 2025/569
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2023/834 EsasKARAR NO : 2025/569...DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 11/12/2023KARAR TARİHİ : 04/07/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 14.07.2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı olan ve davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalı bulunan... plakalı yarı romork/dorseye 17.07.2023 tarihinde vinç tarafından yapılan yükleme esnasında halatın kopması neticesinde meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin oluşan zararı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 49.000,00 TL hasar bedeli, 900,00 TL kazanç kaybı (araç mahrumiyet) bedeli ve 100,00 TL munzam zarar bedeli olmak üzere toplam 50,000 TL'nin 24/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile, 49.000,00 TL'lik hasar bedeli taleplerini 400.000,00 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın yükleme sırasında halatın kopması neticesinde meydana geldiğinden kasko poliçesi Genel ve Özel Şartlarına göre kasko poliçesi kapsamına girmediğini, davalı müvekkil şirketin kasko poliçesi teminatı içinde olmayan bir hasarı ödemekle sorumlu tutulacağını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının talep ettiği munzam zarardan davacı müvekkil sorumlu tutulamayacağını, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER-Hasar ve poliçe dosyası, ödeme belgeleri, faturalar -Ekspertiz raporu-10.09.2024 tarihli 1.Bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu olayın taraflar arasında imzalanan Kasko sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, hasar bedelinin 200.000,00 TL olduğunu, davacı sigortalı tarafın dava konusu taleplerine göre; araç hasar bedeli olarak 200.000,00 TL'nin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunu, araç mahrumiyet zararının sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığını, munzam zararın sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığını ve davacı tarafın munzam zararını somutlaştırmadığın talepte bulunamayacağını bildirmiştir. -30.01.2025 tarihli 1.Bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; dava konusu... plakalı aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 600.000,00 TL olduğunu, araçta kaza nedeniyle oluşan gerçek hasar tutarının 250.000,00 TL olacağını bildirmiştir. -26.05.2025 tarihli 2.Bilirkişi heyeti raporunda özetle; Aracın hasarının ani ve beklenmedik bir olay sonucu meydana gelmesi nedeni ile kaza tanımına girdiğini, kasko poliçesi kapsamında davacı tarafa poliçe şartları gereği ödenmesi gerektiğini, aracın çıkan hasar değeri ve Rayiç değerine göre onarımın ekonomik olmadığını, bu nedenle ağır hasarlı değerlendirilmesi gerektiğini, sovtaj değeri 200.000,00TL belirlendiğini, ödenebilir hasar tutarı 600.000,00 — 200.000,00 — 400.000TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava kasko sigorta poliçesi kapsamında, davalı sigorta şirketine karşı açılan tazminat davasıdır.Davacı vekilince açılan dava ile, davacı adına kayıtlı olan ve davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalı bulunan... plakalı yarı romork /dorseye 17.07.2023 tarihinde vinç tarafından yapılan yükleme esnasında halatın kopması neticesinde meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde, davacının aracında oluşan hasar bedeli, değer kaybı tutarı ile munzam zararın davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediği belirtilerek, hasar bedeli için şimdilik 49.000,00 TL'nin, araç mahrumiyet zararı için şimdilik 900,00TL'nin, munzam zarar için şimdilik 100,00TL'nin (toplam 50.000,00 TL) TL'nin davalıdan tahsilinin istediği anlaşılmaktadır.Davalı vekilince meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında kalmadığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 26.05.2025 tarihli 2.Bilirkişi heyet raporu dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın “A.l. Sigortanın Konusu” başlıklı maddesinde teminatın kapsamı yer almakta olup, buna göre ; ''Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının, karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlardan, römork veya karavanlar ile iş makinelerinden ve lastik tekerlekli traktörlerden doğan menfaatinin aşağıdaki tehlikeler dolayısıyla ihlali sonucu uğrayacağı maddi zararları temin eder. a) Aracın karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlarla müsademesi, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, d) Aracın yanması, e) Aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi.” hususlar teminat kapsamında sayılmıştır. 6102 sayılı TTK. Madde 1409/1 uyarınca; “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.” hükmü yer almakta olup, 6102 sayılı T.T.K. Madde 1459 maddesinde ise; “Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder.” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı TTK 1445 maddesinde : '...Sigortacı sözleşmenin süresi içinde, rizikonun gerçekleşmesi veya mevcut durumun ağırlaşması ihtimalini ya da sözleşmede riziko ağırlaşması olarak kabul edilebilecek olayların varlığını öğrendiği takdirde, bu tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir veya prim farkı isteyebilir. Farkın on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde sözleşme feshedilmiş sayılır.Bu halde; Türk Ticaret Kanunu hükümleri de göz önünde bulundurularak; Sigortacının, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak hakikaten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde; sigortacı, sigortalı aracın riziko tarihi itibariyle uğradığı gerçek zarar nispetinde sorumlu olacaktır. (5) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ihmali belirlendiği ve değişikliklere ilişkin beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği saptandığı takdirde, söz konusu ihlal tazminat miktarına veya bedele ya da rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre, tazminattan veya bedelden indirim yapılır. Sigorta ettirenin kastı hâlinde ise meydana gelen değişiklik ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacı sözleşmeyi feshedebilir; bu durumda sigorta tazminatı veya bedeli ödenmez. Bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder. Hükmü yer almakta olup, 6102 sayılı T.T.K. Madde 1409/2 maddesinde ise ; Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; Davacı adına kayıtlı olan ve davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalı bulunan... plakalı yarı romork /dorseye 17.07.2023 tarihinde vinç tarafından yapılan yükleme esnasında halatın kopması neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiği, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde tanzim edilen ve hükme esas alınan 26.05.2025 tarihli raporda ifade edildiği üzere kazanın oluş şekline göre ; sigortalı aracın park halinde konumunda iken aracın kullanım konusu gereği üzerine yüklenen yükün yüklenmesi esnasında Vinç aracının halatının kopması ile üzerine yüklenen yükün çarpması sonucu hasara maruz kaldığı buna göre gerçekleşeni hasarın teminat kapsamında kaldığı, aracın çıkan hasar değeri ve rayiç değerine göre onarımın ekonomik olmadığı, bu nedenle ağır hasarlı değerlendirilmesi gerektiği, sovtaj değeri olarak 200.000,00 TL belirlenmiş olduğu, buna göre ödenebilir hasar tutarının 600.000,00-200.000,00 : 400.000 TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla belirlenen tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince talep edilen munzam zarar ve araç mahrumiyet zararları sigorta poliçesi teminatı kapsamında yer almamakla bu yöndeki taleplerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -400.000,00 TL hasar bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen tutara davalı sigorta şirketi bakımından 24.08.2023 temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle tahsiline, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE (kazanç kaybı; 900,00 TL, munzam zarar; 100,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL) 2-Kabul edilen 400.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 27.324,00 TL karar ve ilam harcından 853,88 TL peşin harç, 5.994,21 TL ıslah harcı toplamı 6.848,09 TL harcın düşümü ile eksik kalan 20.475,91 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 853,88 TL peşin harç, 5.994,21 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.117,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 126,75 TL tebligat gideri, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.126,75 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 18.081,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 45,20 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 400.000,00 TL üzerinden takdir edilen 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.000,00 TL üzerinden takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.112,22 TL'sinin davalıdan, geri kalan 7,78 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/07/2025....