Kambiyo senetlerinden kaynaklı menfi tespit davasında hile, gabin ve tehdit iddiaları üzerine ilk derece mahkemesi kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesindeki istinaf incelemesi.
Özet: Davacılar, davalı ile aralarında ilişki bulunmadığı ve hile, gabin, tehdit, evrakta sahtecilikle rızaları dışında imzalatılan çeklere dayalı icra takibinde borçlu olmadıklarının tespiti talebiyle menfi tespit davası açmış; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporu ve delillerle çeklerde tahrifat veya iddia edilen diğer hususların tespit edilemediği, çekin rıza dışı elden çıkmadığı ve davalının meşru hamil olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş, davacılar ise istinafta bilirkişi raporunun kesin olmadığını ve kendi özel raporlarında farklı bulgular olduğunu ileri sürmüştür.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2025/1231 EsasKARAR NO:2026/823İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:29/04/2025NUMARASI:2025/139 Esas, 2025/473 KararDAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:14/05/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine dayalı yolla takip başlattığını, müvekkillerinin davalı ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını, hiçbir şekilde tanımadıklarını, kaldı ki davalının da bu şekildeki bir alacaktan bahsedecek malvarlığı ve işinin gücünün olmadığını, söz konusu çeklerin 2.500,00 TL'lik bedellerle arkaları ciro edilmek kaydıyla ciro edildikleri 2013 yılı içindeki tarihte müvekkilinin ilişki içinde bulunduğu ....Şti'nin sahibi olarak hareket eden ...'a hem güven, hem tehdit ve korkuyla bırakıldığını, bu çeklerden 3 tanesinin ön yüzüne 2.500,00'er TL yazılması gerekirken herhangi bir bedel yazılmadan hile ile gabin ile ve iradesi hilafına müvekkiline imzalatıldığını, bu çeklerden bir tanesinin müvekkillerinin hiç tanımadığı davalı adına ciro edilmek suretiyle çekleri elinde bulunduran ...'ın talimatıyla takibe konulduğunu, müvekkillerinin malvarlıklarına haciz uygulandığı halde ....Şti'nin malvarlığına haciz konulmadığını, bu çeklerin hile ve evrakta sahtecilik yapılmak suretiyle düzenlendiğini, müvekkilinin halen adı geçen şirketin sahibi tarafından tehdit edildiğini, konuyla ilgili savcılık soruşturması, ceza davası ve hukuk davaları bulunduğunu belirterek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarının doğru olmadığını, davacı ...'un inşaat yapan bir şirket ortağı ve yöneticisi olduğunu, aynı zamanda ... A.Ş'de muhasebe departmanında yönetici olduğunu, müvekkili hakkında asılsız suç isnadı yapıldığını bildirerek davanın reddi ile %20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 2015/121 E., 2019/1241 K.sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, davacıların istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2020/1302 E. - 2020/2336 K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda 2021/75 E., 2023/911 K.syılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, davacıların istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2024/1348 E.,2020/2336 2025/150 2025/150K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, 2025/139-473 E-K.sayılı karar ile;İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 30/01/2025 tarihli 2024/1348 Esas, 2025/150 Karar sayılı kararı doğrultusunda öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyettinden alınan bilirkişi raporunda tahrifat bulgusu tespit edilemediği, tahrifat iddiasına konu mürekkep dağılmasının kağıt üzerine yapıştırılan banttan kaynaklanmasının ise mümkün ve muhtemel olduğunun tespit edildiği,davacıların çekte ciranta oldukları, çekin davacıların elinden rıza dışı çıkmamış olup ciro silsilesinin düzgün olduğu, davalının (muris) meşru hamil vasfında olduğu, yapılan grafolojik incelemelerin hiç birinde çek üzerinde herhangi bir tahrifat tespitinin yapılamadığı, çekin hile, gabin veya tehdit yoluyla alındığına yönelik iddianın kanıtlanamadığı, bu hususta herhangi bir somut delil ileri sürülmediği ve yasal süresi içerisinde dava açılmadığı, davalı ve diğerleri hakkında başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dinlenen tanıkların hile, gabin ve tehdite yönelik beyanlarının bulunmadığı dolayısıyla çekin davacıların elinden rıza dışı çıkmamış olduğu, davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğuna dair herhangi bir delil de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine; her ne kadar mahkememce takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ise de, teminat yatırılmadığından kararın infaz edilmemiş olduğundan davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kaldırma kararı sonrası mahkemece alınan bilirkişi raporunda net bir tespit ortaya konulamadığını, muhtemel bir kanaatten bahsedildiğini, bu muhtemel kanaate de bantın çekili olduğu diğer kısımlarda da mürekkep dağılması bulunmasının dayanak olarak gösterildiğini, aldıkları özel uzmanlık raporunda mürekkep farklılığının nedeni irdelenerek, 1 ve 5 rakamının çevresinde kağıt yüzeyinde deformasyonların ve kağıt liflerinde kopma olduğu görüldüğü, özellikle şeffaf bantlı kısmın kenar kısımlarında bulunan deformasyonların bantın yapışık olduğu diğer kısımlarda bulunmadığı, görülen deformasyonun lokal olarak yalnızca keşide tarihi kısmında oluştuğunun tespit edildiğini, kesin tespit içermeyen rapora dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE:Dava,menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazIlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,Dairemizin son kaldırma kararı doğrultusunda üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda, davaya konu çek in keşide tarihi bölümünde tahrifat unsurunun saptanmadığı, tarih bölümünde meydana gelen mürekkep dağılmasının kağıt yüzeyine yapıştırılan banttan kaynaklı oluşmasının mümkün ve muhtemel olduğu yönünde tespit yapıldığı, davacı tarafça sunulan uzman görüşünün, davacının yazılı belgeye bağlı beyanı niteliğinde olduğu, uzman görüşü içerisindeki vakıaların ispatının ancak bilirkişi delili ile mümkün olduğu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarının hiç birinde, çek üzerinde herhangi bir tahrifat tespitinin yapılamadığı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2026