Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda suça sürüklenen çocuğa sosyal inceleme yapılmaması ve etkin pişmanlıkta usul hataları nedeniyle kısmen bozma, kesinleşen hüküm ve kazanılmış haklar yönünden kısmen onama kararı.
Özet: Bu karar, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki hırsızlık mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesi sonucunda, şikayetçilerden birine yönelik hırsızlık hükmünün onanmasına karşın, diğer şikayetçilere yönelik hırsızlık ile ilgili hükümlerin ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün, çocuğa sosyal inceleme raporu aldırılmaması ve yetişkin sanık hakkında teşebbüs aşamasındaki suçta etkin pişmanlık hükümlerinin hatalı uygulanması gerekçeleriyle bozulmasını, bozma öncesi aleyhe temyiz olmadığından sanığın kazanılmış hakkının korunmasını içermektedir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/303 E., 2022/780 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanık ... hakkında Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli, 2015/475 Esas ve 2016/359 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli, 2021/20 83... /17448 Karar sayılı ilâmı ile verilen kararda bu suç bakımından hükmün onandığı, bozma sonrası bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan da yeniden hüküm kurulmuş ise de, bu suçun daha önce 09.11.2021 tarihinde kesinleşmesi sebebiyle bozma sonrası kurulan yeni hükmün hukuki değerden yoksun olduğu, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelenmesinde:Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I-Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,II-Sanık hakkında şikâyetçiler ... ve ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Dosya içeriğine göre sanık yönünden diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması, 2-Teşebbüs aşamasında kalan suçlarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayıp, şikâyetçiler ... ve ...'e yönelik işlenen hırsızlık suçunda koşulları oluşmadığı hâlde sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, suça sürüklenen çocuk müdafii, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan suçu sürüklenen çocuk yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma öncesi verilen kararda aleyhe temyiz bulunmadığından sanık hakkında yeniden hükümler kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.