Mirasçılar arasında paylaşılamayan kadastro tespiti yapılmış taşınmazların, zilyetlik yoluyla kazanımı ve miras paylarının belirlenmesi konusundaki hukuki uyuşmazlığın Yargıtay incelemesi.
Özet: Bir kadastro davasında, ilk derece mahkemesinin mirasçıların terekesine ait olduğu veya zilyetlikle kazanıldığı yönündeki karmaşık tespitlere ilişkin kısmi kabul kararı, davacı ve davalı vekillerinin temyizi üzerine Yargıtayca usul ve yasaya uygun bulunarak önce onanmış, ancak davalıların karar düzeltme talebi üzerine, özellikle çekişmeli parsellerin payları ve mülkiyetinin nasıl belirlendiğine dair yetersiz araştırma ve gerekçeli kararda sonuca ulaşma yönteminin açıklanmaması nedeniyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/5 E., 2023/11 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan yüzölçümleri kadastro tutanaklarında yazılı temyize konu 1 44... parsel sayılı taşınmaz .. .., 1 21... parsel sayılı taşınmaz ise ... adına ayrı ayrı irsen intikal, taksim, hibe, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle tespit edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müşterek muris ... ..dan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek, temyize konu iki taşınmazla birlikte toplam on parça taşınmaz hakkında tespite itiraz davası açmıştır.II. CEVAPDavalılardan ... birinci celse alınan imzalı beyanında davayı kabul ettiğini (adına tespiti yapılan 1 41... parsel sayılı taşınmaz) beyan etmiş, bir kısım davalılar vekili cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazlardan sadece 1 21... parsel sayılı davalı .. .. adına kadastro tespiti yapılan taşınmaz yönünden davayı kabul ettiklerini bildirmiş, diğer taşınmazlar yönünden ise davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 21.11.2014 tarihli ve 2013/160 Esas, 2014/125 Karar sayılı kararı ile "...Mahallinde yapılan keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazlardan 1 21... parsel sayılı taşınmazın 2/3'ünün dava dışı .. .. zilyetliğinde iken 30.10.1991 tarihli ve ... yevmiye numaralı senetle .. tarafından davalı ...'ya satılarak zilyetliğinin devredildiği, 1 21... parsel sayılı taşınmazın ... .. zilyetliğinde iken 18.11.1994 tarihli senetle davalı ..'a satılarak zilyetliğinin devredildiği, 1 45... ve 1 20... parsel sayılı taşınmazların ... ... zilyetliğinde iken 13.15.1993 tarihli senetle ... ...'ya satılarak zilyeliğinin devredildiği akabinde bu parsellerin zilyetliklerinin 31.08.1999 tarihli senetle davalılardan .. ...'ya devredildiği, 1 20... ve 1 41... parsel sayılı taşınmazların ... ... zilyetliğinde iken 10.04.1981 tarihli senetle 1 20... parsel sayılı yerin zilyetliğinin davalı İdris ...'ya 1 41... parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin ...'ya devredildiği son olarak 1 20... parsel sayılı taşınmaz ... ... zilyetliğinde iken 09.04.1986 tarihli senetle taşınmazın zilyetliğinin ...'ya devredildiği, tüm bu zilyetliğin devri sözleşmelerinin taraflarının eklemeli zilyetliklerinin 20 yılı aşkın süredir devam ettiği ve son zilyetleri açısından zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, dava konusu 1 21... , 1 41... , 1 44... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 21... parsel sayılı taşınmazların kök muris ... ...'nın terekesine dahil olduğu, ... mirasçıları arasında miras paylaşımı yapılmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu .. ili .. ilçesi .. köyünde kain 1 20... , 1 20... , 1 20... , 1 21... , 1 41... ve 1 45... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine, 1 21... , 1 41... ve 1 44... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile ... ... mirasçıları adına, 1 21... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile toplam 24 pay üzerinden 17 payın ..., 7 payın ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.02.2019 tarihli ve 2016/1726 Esas, 2019/1039 Karar sayılı ilamı ile dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen Yargıtay ilamına karşı davalılar .. ve ... tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.03.2021 tarihli ve 2020/2815 Esas, 2021/2378 Karar sayılı ilamı ile "..Mahkemece, dava konusu 1 21... parselin 2/3 payının muris ...’ın kardeşi ... ...’ya ait olduğu ve davalı ... tarafından, 30.10.1991 tarihli noter senedi ile satın alındığı, geri kalan 1/3 payı ile 1 44... parselin tamamının muris ...'ın terekesine ait olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, gerekçeli kararda bu sonuca nasıl ulaşıldığı da açıklanmamıştır. Çekişmeli 1 44... parsel davalı ... adına, 1 21... parsel ise davalı ... adına tespit edilmiş olup, davacı ... eldeki dava ile, çekişmeli taşınmazların (karar düzeltmeye konu olmayan diğer taşınmazlarla birlikte) muris ... ...’ya ait iken ölümüyle tüm mirasçılarına kaldığını öne sürmüş; davalı ..., 1 21... parselin 30.10.1991 tarihli noter senedi ve 27.10.1994 tarihli satış senedinde geçen .. mevkii taşınmaz olarak belirtilen yer olduğunu, davalı ... ise, 1 44... parselin 27.10.1994 tarihli (yukarıda belirtilen) senette geçen “mezarlık arkasındaki .. tarlası” olduğunu savunmuştur. Davalıların tutunduğu 27.10.1994 tarihli senedin incelenmesinde, sınırlarının ayrıca yazılmayıp yalnızca mevkileri belirtilen 4 parça taşınmazın davalı ...’ye (murisin gelini, davalı ...’in de eşi olur) muris tarafından hibe edildiğinin ve zilyetliğinin de devredildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Senette şahit olarak ismi geçen .. .. tutanak bilirkişisi olarak keşifte dinlenmiş, senetteki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak senedi hatırlayamadığını, .. mevkili yerin 1 21... parsel olduğunu ancak hibe senedinde kastedilen yerin burası olup olmadığını hatırlayamadığını bildirmiş; dinlenen yerel bilirkişiler de, 30.10.1991 tarihli noter senedinde geçen ... mevkiili taşınmazın 1 20... parsel olduğunu, 1 44... parselin bulunduğu yere “yulaf tarla“ mevkii dendiğini, 27.10.1994 tarihli senette geçen “mezarlığın arkasındaki ila tarlası”nın burası olup olmadığını bilemediklerini, her iki taşınmazın da davalı ...’in tasarruf ve zilyetliğinde bulunduğunu, güneyindeki komşu 19 parselin köy mezarlığı olduğunu ifade etmişlerdir. Dosya kapsamına göre, karar düzeltmeye konu olmayan yine muris tarafından düzenlenen sınırları yazılmayıp yalnızca mevkili isimleri belirtilen harici satış, hibe senetlerine değer verilerek bir kısım taşınmazların murisin mirasçıları adına tespit gördüğü, yapılan yargılama sonucunda da bu senetlere değer verilerek davanın reddine karar verildiği ve Dairemizin onama ilamıyla da hükmün kesinleştiği görülmektedir. Tüm bu anlatımlar karşısında, çekişmeli 1 20... parselin 30.10.1991 tarihli noter senedinde geçen ... mevkili taşınmaz olduğu, 2/3 payının tarafların murisi ... ...’nın kardeşi ... ...’ya ait iken anılan noter senedi ile davalı ...’e satılıp zilyetliğinin de devredildiği yapılan yargılama ile belirlenmiş olup, temyiz üzerine onanarak kesinleştiği, kalan 1/3 payının da tarafların murisi ...’a ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, bu haliyle çözümlenmesi gereken hususun; bu 1/3 payın muris ... tarafından 27.10.1994 tarihli senet ile davalı ...’in eşi ..’ye devredilip devredilmediği ve yine aynı senette geçen “mezarlık arkasındaki İLA tarlasının 1 44... parsel sayılı taşınmaz olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece, çekişmeli 1 44... ve 1 21... parsel sayılı taşınmazlar başında, 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, senet tanıkları ile tespit bilirkişilerinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak, davalılar tarafından dayanılan 27.10.1997 tarihli senette geçen “... ve mezarlık arkasındaki ila tarlası”nın 1 21... ve 1 44... parsel sayılı taşınmazlar olup olmadığı, muris tarafından davalı ...’ye bağışlanıp bağışlanmadığı, zilyetliğinin devredilip devredilmediği, taşınmazın öncesinden itibaren kim tarafından nasıl zilyet ve tasarruf edildiği, köyün başka mevkiisinde köy mezarlığı bulunup bulunmadığı hususlarında olaylara dayalı beyanlar alınmalı, beyanlar arasında çelişki olması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve gerekçede tartışılmak suretiyle bir karar verilmelidir. Dairemizce, hükmün bu yönde araştırma ve inceleme yapılması gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmesi gerekirken, sehven onandığı..." gerekçesiyle davalıların karar düzeltme isteminin kabulü ile onama ilamının 1 21... ve 1 44... parsel sayılı taşınmazlar yönüyle ortadan kaldırılmasına ve hükmün 1 21... ve 1 44... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce kadastro tespitinde malik hanesine itiraz üzere yapılan yargılama sonunda dava konusu .. ili .. ilçesi .. köyü 1 20... parsel, 1 20... parsel, 1 20... parsel, 1 21... parsel, 1 21... parsel, 1 41... parsel, 1 41... parsel, 1 45... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 2013/1 60... /125 Karar sayılı karar üzere verilen kararın 22.06.2021 tarihinde kesinleştiği görülmekle bu parseller yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılamaya yalnızca .. ili .. ilçesi .. köyü 1 21... parsel, 1 44... parseller yönünden devam edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2020/28 15... /2378 Karar sayılı ilamında özetle; 1 21... parsel sayılı taşınmazın 2/3 payının davalı ... tarafından 30.10.1991 tarihli noter senedi ile alındığının yapılan yargılama ile belirlendiği ancak bu taşınmazın bakiye 1/3 payı ile 1 44... parsel sayılı taşınmazın 27.12.1994 tarihli senette adı geçen taşınmazlar olup olmadıkları, bu senet doğrultusunda davalı ...'in eşi ve muris ...'ın gelini ..'ye devredilip devredilmediği hususunda gerekli araştırma yapılmadan karar verildiği" gerekçeleri ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verildiği görülmekle mahkememizce usul ve kanuna uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce keşif icra edilmekle mahalli bilirkişiler, tutanak bilirkişileri ve taraf tanıkları dinlenilmekle; ortak beyanlarda senet tarihi itibari ile taşınmazların bulunduğu köyde başka bir mezarlık bulunmadığı, 1 44... parsel sayılı taşınmazın 27.12.1994 tarihli senette adı geçen "mezarlık arkasındaki ila tarlası olduğu" beyan edilmekle birlikte beyanlar doğrultusunda düzenlenen fen bilirkişi raporunun da bu hususu desteklediği görüldüğünden 1 21... parsel sayılı taşınmazın ve 1 44... parsel sayılı taşınmazın 27.12.1994 tarihli senette adı geçen taşınmazlar olduğu anlaşılmıştır. Taşınmazların 27.12.1994 tarihli senette adı geçen taşınmazlar olduğu anlaşılmakla birlikte bu taşınmazların bahsi geçen senet ile muris ... tarafından ..'ye bağışlanıp bağışlanmadığı, zilyetliğinin devredilip devredilmediği hususunda yapılan incelemede; mahalli bilirkişi ... ..'in 1 44... parsel sayılı taşınmazı davalı ... eşi ..'in muris ... ölmeden önce kullanmaya başladığını beyan ettiği, tespit bilirkişisi ...'ın da bu durumu doğrulamakla birlikte murisin taşınmazları ...'ye bağışladığını köyde duyduğunu ve bağış tarihinden itibaren murisin sağlığında taşınmazları ...'nin kullandığını beyan ettiği, diğer mahalli bilirkişi ve tanıkların ise bu taşınmazları muris ...'ın ölümü ile ...'in kullanmaya başladığını beyan ettikleri görülmüştür. Mahkememizce bozma öncesinde yapılan yargılama sonucunda Yargıtay'ın bozma ilamınında da kabul edildiği üzere 1 21... parsel sayılı taşınmazın 2/3 hissesinin davalı ... tarafından ...'den 30.10.1991 tarihli noter senedi ile satın alınmakla zilyetliğinin de devredildiği açıktır. Bu hususta bozma ilamı öncesinde keşif ile dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklarda taşınmazın bu devir senedi ile zilyetliğinin ...'e geçtiğini beyan etmeleri yanında taşınmaz ayrıştırıcı bir sınır olmaksızın bir bütün olarak bu tarihten itibaren ... tarafından kullanılmıştır. Muris tarafından ...'in payı dışında kalan 1/3 payında 27.12.1994 tarihli senet ile ... eşi ...'ye bağışlandığı olgusuna yönelik yukarıda bahsi geçen tanıkların beyanlarına, taşınmazın tamamının zilyet olarak ... tarafından kullanılagelmesinin bağış olgusuna delalet eder nitelikte olması dolayısıyla üstünlük tanınarak davalı ...'in 19 91... yılları arasında taşınmazın 2/3 payına malik sıfatıyla zilyet olunduğu, 1/3 paya yönelik olarak muris ...'ın rızasıyla kullanılması ile birlikte 27.12.1994 tarihinde taşınmazın bu payının ... eşi ...'ye bağışlanması sonrasında taşınmazın tamamının ... ve eşi ... tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığının kabulü gerekmiştir. Yine bu minvalde tespit bilirkişisi ... ve mahalli bilirkişi ... ...'in beyanları bağış olgusunu doğrulamakla birlikte 1 44... parsel sayılı taşınmazında ...'ye bağışlanarak zilyetliğinin de devredildiği kabulü gerekmiştir. Her ne kadar 1 21... parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin muris tarafından davalı ...'ye bağışlandığı yukarıda yazılı olduğu şekilde kabul edilmiş ise de; davalı ...'nin bu parsel yönünden aktif husumetinin bulunmadığı, davacıların davalarını ispat edemedikleri..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 21... ve 1 44... parsel sayı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZA.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın sundukları senetleri kabul etmediklerini, murisin ölümünden sonra davalıların davacının taşınmazları kullanmasına engel olduklarını, delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.