İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından, sahte imza iddiasıyla açılan kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında, çeklerin akıbeti ve sorumluluk üzerine ilk derece kararının istinaf incelenmesi kararı.
Özet: Davacı şirket, iki çek üzerindeki imzaların sahte olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve ödenen bedellerin faiziyle iadesini talep etmiş; davalı ise çek bedellerinin dava dışı bir üçüncü tarafça ödendiğini, çek asıllarının kendilerinde bulunmadığını ve davacının hukuki yararının kalmadığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi ise istinaf bozması sonrası yeniden yaptığı yargılamada, çeklerin nerede olduğunun tespiti ve davalının beyanlarının doğruluğunun belirlenmesi amacıyla taraflara süreler vererek çeklerin ibrazını istemiş ve davalı şirket yetkilisine yemin teklif etmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2025/1315 EsasKARAR NO:2026/842İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:02/07/2025NUMARASI:2022/758 ESAS, 2025/507 KARARDAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:14/05/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın restaurant faaliyeti ile iştigal etmekte olduğunu, dava konusu ... Bankası Nispetiye şubesine ait 19/09/2014 keşide tarihli ... çek nolu 30.000 TL bedelli çek ve yine ... Bankası Nispetiye şubesine ait 27/10/2014 keşide tarihli ... çek nolu 30.000 TL bedelli çekler üzerindeki imzalar sahte olup yetkili kişi ve avalimdir diye belirtilen şahıs tarafından atılmadığını, gerek aval veren gerekse keşideci sıfatıyla yer alan imza ve yazıların müvekkillerine ait olmadığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/112862 dosyasından eski şirket çalışanı ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, iş bu çeklerden ödemek zorunda kaldıkları tutarların olması halinde ise davalılardan haksız ödenen bedellerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müteselsilen istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Çek bedellerinin dava dışı ciranta ... Şti. tarafından ödendiğini, ödeme nedeniyle çek aslının da dava dışı bu şirkete teslim edildiğini, bu nedenle çek aslının müvekkilin elindebulunmadığından ve icra dosyası da infaz edildiğinden müvekkilinin davacıdan artık bir talebi kalmadığını ve davacının da müvekkiline karşı sorumlu olmaktan kurtulduğu, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin ortadan kalktığını, yine bu nedenlerle müvekkili açısından davacının elde edeceği bir hukuki yararının da kalmadığını, İİK. 72/7. Maddesi uyarınca, icra dosyasına ödemeyi kim yapmış ise ancak o kişinin bu paranın geri alınmasını talep edebileceğini “…..ödemek mecburiyetinde kalan şahıs …“ ifadesiyle açıkça belli ettiğini, davacının da kanunun belirttiği anlamda “…..ödemek mecburiyetinde kalan şahıs …“bu nedenle bu yönden de davacının hukuki bir menfaatinin olmadığını savunarak davanın reddine, davacının %20 tan az olmamak üzere tazminatla sorumluluğuna, karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince "Davanın Kabulüne" dair verilen 07/07/2020 tarih ve 2014/1359 Esas 2020/274 sayılı karar, davalılar vekillerince istinaf edilmesi sonrasında, Dairemiz'in 05/10/2022 tarih ve 2020/1983 Esas, 2022/1579K. sayılı ilamıyla kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Yeniden yapılan yargılamada, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2025 Tarih 2022/758 Esas 2025/507 Karar sayılı kararında;"...Mahkememizce kaldırma ilamı doğrultusunda çekin nerede olduğuna ilişkin araştırma yapılabilmesi için taraflara süre verilmiş, davalı ... beyanında çeki davalı ...'ya teslim etmek üzere ...'a verdiğini beyan etmiş ve buna dair ibraname suretini mahkememize sunmuştur. Bunun üzerine davalı ...'ya HMK 216 ve 220 maddeleri gereği davaya konu çekleri ibraz etmesi için 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi halde dava konusu çekleri ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edileceğinin ve davanın aleyhine kabul edilebileceği ihtaratını içerir tebligat çıkarılmış ancak ... tarafından çek sunulmamıştır. Davalı ... tarafından çekin ödeme sonrası ... yetkilisi ...'a teslim edildiği beyan edildiğinden, Ticaret Sicil Müd.'ne müzekkere yazılarak ilgili şahsın tebligata elverişli adresinin ve bilgilerinin sorulması istenmiş gelen müzekkere cevabında ... isimli şahsın şirket yetkilisi olmadığının anlaşılması üzerine davalı ... vekiline davalı.... A.Ş.'nin cevap dilekçesi ekinde bulunan ve dava konusu çekin teslimine ilişkin teslim makbuzunda teslim edilen kişi olarak adı yer alan ...'ın şirketle ilgisi olup olmadığı ve davalı ...'nın ödemeyi yapmış olmasına rağmen çekin kendilerinde bulunmadığını ileri sürdüğü hatırlatılarak çekin nerede olduğuna ilişkin mahkemeye aydınlatıcı beyanda bulunmak üzere son kez iki haftalık süre verilmiş, davalı ... tarafından dava dosyasına sunulan çekin ... tarafından alınması sonrası imzalanan ibraname tarihinde ...'ın ... şirket yetkilisi olduğunu ancak çekin davalı ...'da bulunmadığını beyan etmiştir. Bunun üzerine HMK 220/2. maddesi gereği davalı...şirket yetkilisine tebligat çıkartılmış ve Mahkememiz 02/07/2025 tarihli duruşmasında ... Şirket yetkilisi olan...'a yemin metninin tebliği için çıkarılan tebligatın TK 21 maddesine göre tebliğ edildiği, davalı ... şirket yetkilisinin yemini eda için huzurda bulunmadığı ve yemini eda etmediği anlaşılmıştır...Yukarıda anılan kanun maddeleri ve kaldırma ilamı doğrultusunda dosyanın bütün olarak değerlendirilmesinde; davalı ... tarafından çek aslının davalı ...'ya verildiği beyan edilmiş ve buna ilişkin olarak yukarıda anlatıldığı üzere tahkikat işlemleri gerçekleştirilmiş, davalı ... yetkilisi HMK 220/2-3 gereği dava konusu çeki ibraz etmesi ibraz edemiyor ise elinde bulunmadığına dair yemine etmesi için mahkeme huzuruna çağrılmış ancak davalı ... tarafından yemin eda edilmemiştir. Mahkememizce kaldırma ilamı ve öncesi yapılan tüm araştırmalara rağmen çek aslı bulunamamış olup menfi tespit davasında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalılardadır. Çekteki imzaların davacılara ait olduğunun davalılarca ispatı gerekir. Mevcut hali ile çek asılları mahkemeye davalılarca ibraz edilemediğinden yahut hangi kurumda ne şekilde kaybolduğu kanıtlanamadığından, çeklerdeki keşideci ve avalist imzalarının davacılara ait olduğu hususu ispata muhtaç kalmış olup imza inkarında bulunan davacıların menfi tespit davalarının HMK 220/2-3 maddeleri ve İİK 72. maddesi uyarınca kabulü gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ İLE, ... Bankası ... Şubesi’nin keşidecisi .... Şti. olan ... seri nolu 19/09/2014 keşide tarihli, 30.000 TL bedelli çek ve yine ... Şubesi’nin keşidecisi .... Şti. olan ... seri nolu 27/10/2014 keşide tarihli, 30.000 TL bedelli çekler nedeniyle davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitine,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davalı ... A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu çeklerin İstanbul 8.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, yargılama devam ederken icra dosya borcunun tamamının diğer davalı ...Şti. tarafından 02/04/2015 tarihinde ödendiğini, bu nedenle de çek asılları davalı şirket yetkilisi ...'a iade edildiğini, Davacı vekilinin de 13/03/2018 tarihli celsede ; '....biz davaya konu çekleri cebri icra tehdi altında ödedik. Dava istirdat davasına dönüştü..." şeklinde beyanda bulunarak davayı istirdat davasına dönüştürdüklerini,davacı vekili 26/12/2018 tarihli celsede de ödeme iddiasını yenilediğini, Davacı tarafından müvekkiline yapılan bir ödeme olmadığından davacının bu paranın istirdatını isteyebilmesinin mümkün olmadığını, Davacı, diğer davalı ... tarafından ödenen paranın istirdatını isteyemeyeceği gibi, müvekkiline karşı menfi tespit talebinde bulunmasında da hukuki bir yararı da kalmadığını, Alacağını, diğer davalı ... şirketinden tahsil eden müvekkilin 02/04/2015 tarihi itibariyle davacılardan bu çeklerden dolayı herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin ortadan kalktığını,davanın müvekkili açısından devam etmesinde davacının hukuki bir yararı da kalmadığını, davacının menfi tespit talebinin hukuki yarar eksikliği ve pasif husumet yokluğu nedeniyle ; istirdat talebinin ise İİK 72/7 şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacılar, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmelerine rağmen dosyada imza karşılaştırılmasına yönelik herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, yeminin eda edilmediği belirtilmiş ise de bu durumun ancak davalı ... aleyhine hüküm ve sonuç doğurabileceğini, yemin teklifinde bulunulan ...'a tebligat yapılmadığını, durumun HMK 228'e aykırı olduğunu, çekteki imza ile bankadaki ıslak imza örneklerinin örtüşmesi, imza itirazının davacı tarafça kötüniyetli olarak ileri sürüldüğünü gösterdiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.GEREKÇE:Dava; İİK'nın 72. Maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, çek keşidecisinin çekin son hamiline karşı husumet yönelterek menfi tespit davası açmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı, davanın imza inkarına dayalı menfi tespit davası olduğu, imza incelemesi için çek aslının celbi/ibrazının zorunlu olduğu, Dairemiz önceki kaldırma ilamına uygun tahkikat işlemlerinin gerçekleştirildiği, bu hususta yemin delili de hatırlatılmasına karşın ispat külfeti üzerinde olan davalı alacaklı tarafından yemin eda edilmediği, davaya konu iki adet çek aslının ibraz edilmemesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, istinafa konu kararda istirdata ilişkin hüküm kurulmadığı ve bu hususta davacı tarafın da istinaf talebi bulunmadığı nazara alınarak davalı ... şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... şirketi vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 4.098,60 TL nispi harçtan, peşin alınan1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL harcın Davalı ... şirketinden alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2026