Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, otobüs hattı işleten adi ortaklığın feshi sonrası ortaya çıkan kar payı ve şoförlük ücreti alacağı davasına ilişkin zamanaşımı itirazı ve esas hakkında verdiği karar.
Özet: Davacının, davalı ile ortak işlettiği otobüs hattı ve araçtan kaynaklanan gelir ve giderlerin yanlış beyan edilmesi sonucu kar payı ile şoförlük ücretinden eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla, ortaklık süresince hak ettiği gerçek payların ve ücretlerin tespit edilerek eksik ödenen kısımların avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği; davalının ise, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının payına düşeni aldığını ve ortaklıktan ayrılırken verilen 500.000 TLlik senedin de icra yoluyla tahsil edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunduğu, cari hesap veya ticari kredi sözleşmesi kaynaklı bir alacak davasıdır.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/659 Esas
KARAR NO : 2026/603
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/08/2021
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... ... plakalı yolcu otobüsünü satın alarak, 26.04.2012 yılından Haziran 2019 tarihine kadar ... plakalı ....'ye kayıtlı ... kodlu otobüs hattını ve otobüsü ortak olarak işlettiklerini, araç kredisini davalı adına çekmiş olmaları nedeniyle, araç ve otobüs hattı yasal olarak davalı ...'in üzerine kaydedildiğini, yapılan tüm masraflar, giderler, gelirler ve hak edişler ortak olduğunu, ayrıca müvekkilinin otobüste şoför olarak çalıştığını, ....'den gelen hak edişler davalı ...'in hesabına gönderildiğini, giderler ödendikten sonra kalan bakiye her iki ortak arasında paylaşıldığını, müvekkilinin öyle zannettiğini, davalıya güvendiğini, davalının hakedişleri ve yapılan giderleri yanlış gösterdiğini, müvekkiline gerçekte alması gereken kar payından çok daha düşük bedel vererek müvekkilinin gerçekte hak ettiği kar payını kendisine vermediğini, ortaklık dışında bir çok otobüs hattı edindiklerini, masrafların sürekli artması, kar payının git gide düşmesi ve davalının sürekli olarak borçlandığını beyan etmesi üzerine müvekkili ortaklık payını talep ederek ayrılmak istediğini, davalı ise daha az bedele ikna ederek davacıyı çıkardığını, aralarındaki imzaladıkları karşılıklı protokol ile davalının müvekkiline 10.06.2019 vade tarihli senet ile 500.000,00 TL borçlanarak ayrılmasını sağladığını, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile yasal takibe geçtiğini, dosya haricen tahsil edilmiş ve kapatıldığını, bu süreçte ....'den davalıya gelen hak edişlerin kendisine beyan edilenden daha fazla olduğunu öğrendiğini belirterek davacı vekili müvekkilinin ortaklık süreci boyunca alması gereken kar paylarının ve şoförlük ücretinin tespit edilip eksik ödenen kısımların her ay için ayrı ayrı avans faizi ile hesaplanarak davalıdan tahsili ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sebepsiz Zenginleşmeye dayalı alacak
davaları TBK.82 maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olması ve işbu davanın 10.08.2021 tarihinde açılması. 07.07.2019- 10.08.2021 tarihleri arasında iki
yıllık sürenin dolması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili, 2012 yılında hatlı otobüs alıp işletme konusunda aldıkları
ortak karar doğrultusunda ... plakalı Yolcu Otobüsü ile .... .’ye ait ... kodlu “HATTI” müvekkilimin borçlanarak .../....
şubesinden sağladığı kredi ile satın aldıklarını, anılan kredi, ana para ve faizi ile
birlikte ortak olarak alınan ... plakalı otobüsün ...'ye ait ... hattında çalıştırılması sonucu elde edilen hasılattan işletme masrafları
düşüldükten sonra kalan hasılat ile taksitler halinde bankaya ödendiğini, her ne kadar araç müvekkilinin adına kayıtlı ise de, adi ortağın tarafı olan davacı
aynı zamanda kendisi işveren konumunda olduğundan, SGK’sı ortak gelirden
ödenmek üzere kendi adına araçta şoför olarak çalışmış, buna karşında müvekkilinde
kendi adına çalışmak üzere bir şoför çalıştırarak ücretini cebinden ödemiş, SGK’sini
ise ortak gelirden ödediğini, dvacı aracın tüm çalışma ve işleyişi ile yakinen ilgilenmiş, tüm bakım ve tamirat işini takip etmiş, tamirat ve mazot masrafı adı altında
yapılan masraf belgelerini müvekkiline vererek, taraflarca bilinen ve özel olarak
tutulan gelir-gider notlu ortaklık defterine işlediğini, kar paylaşımı sırasında bu
giderler düşüldükten sonra kalan taraflarca paylaşıldığını, hat-otobüs çift şoförlü olarak çalıştığını, şoför müvekkili tarafından
temin edildiğini, diğer şoförün de davacının kendisi olduğunu, anlaşmaya göre herkes kendi
şoförünün maaşını ödeyecek, SGK’sı ortak giderden karşılanacağını, ortaklığın tüm
giderleri müvekkili tarafından ödenmiş, ancak gelir paylaşımı sırasında bu ödemeler mahsup edildikten sonra kalan pay edildiğini, otobüs ve hatta ait kredi borcunun tamamen ödenip sonlanmasından sonraki dönemlerde elde edilen hasılat işletme giderleri {mazot, tamir masrafları, Vergi sigorta işçilik stopaj vs gibi tüm giderler)
düşüldükten sonra kalan paylaşılmaya devam ettiğini, davacı, hâsılattan payına düşen kâr payını aldığını, ancak olması
gerekenden daha az aldığından bahisle fazlası için talepte bulunmuş ise de ne
miktar aldığını somut olarak belirtmediğini, davacının 2019 yılında ayrılmak istediği, müvekkilinin kabul ettiğini ve 07.06.2019 tanzim, 10.06.2019 vade tarihli, 500.000,00-TL'lik bonoyu davacıya verdiğini, mühlet sözü almış ise de davacının bonoyu icraya koyduğunu, müvekkilinin tüm mal varlığı ve banka hesaplarına haciz koydurttuğunu, müvekkilinin borçları ödeyerek hacizleri kaldırdığını, adi ortaklığın Tasfiyesi hususu 10.04.2020 tarihli protokol ile de yazıya
döküldüğünü, her iki kişinin de birbirlerinden alacağının bulunmadığının taraflar arasında karşılıklı imza altına alındığını, imzalanan ibra belgesine rağmen, davayı açan davacının haksız kazanç peşinde koştuğunu, kötü niyetli olduğunu, belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
ARAŞTIRMA;
1-Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası getirtilmiştir.
2-Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı ...'in 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait Tahakkuk Tahsilat dökümleri getirtilmiştir.
3-...'ndan davalının araç kredisine ait ödeme planı getirtilmiştir.
4-İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden, ... kodlu aracın 26.04.2012 - 10.06.2019 tarih aralığındaki hakediş kayıtları getirtilmiştir.
5-Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı ...'in 26.04.2012 - 07.06.2019 tarihleri arasına ilişkin tahakkuk eden tüm vergi, ceza dökümleri getirtilmiştir.
6-..., ... Şirketi, ... ve ...'nden dava konusu ... plakalı araca ait poliçe dosyası ve tahsil edilen ücret bilgileri getirtilmiştir.
Mahkememizce SMMM bilirkişisinden uyuşmazlık konusunda raporlar aldırılmıştır.
... Tarihli Bilirkişi Raporunda;
1.Davacı ile davalı arasında 26.04.2012 tarihli adi ortaklık sözleşme aktedildiği, aktedilen sözleşmesinin konusu “Hat ve Araç ortak alım işletmesidir. Her türlü hakkı ortak paylaşımıdır. Kar-Zarar dahildir..” olup, bu sözleşme çerçevesinde davalı adına kredi dahil toplam maliyeti 567.173.-TL. olan ... Marka yolcu otobüsünün 24.05.2012 tarihinde satın alındığı ve yolcu otobüsünün 29.05.2012 tarihinde ... plaka ile trafik tescilinin yapıldığı,
2.Davalı tarafından ... Şubesinden 60 ay vadeli, yıllık %39 faiz oranı ile 400.000.-TL. tutarlı 04.06.2012 başlangıç tarihli son taksiti 23.05.2017 olan taşıt kredisi kullanıldığı, Taşıt kredisinin 23.05.2017 itibariyle kapatıldığı,
3.Davalı tarafından satın alınan ... Plakalı ... Marka yolcu otobüsünün, .... bünyesinde ... hattında 01.06.2012 tarihinden itibaren çalıştırıldığını,
4... bünyesinde ... hattında çalıştırılan ... Plakalı aracın kar/zararına, davacı ve davalının eşit oranda (%50) ortak olduğu, Taraflar arasındaki Adi Ortaklı Sözleşmesinin 26.04.2012’den 10.06.2019’a kadar devam ettiği ve adi ortaklığın 10.06.2019 itibariyle sona erdiği, ortaklığın sona ermesi nedeniyle davalı tarafından davacı adına 10.06.2019 ödeme tarihli 500.000.-TL. tutarlı borç senedinin düzenlendiği, söz konusu senedin vadesinde ödenmemesi üzerine, davacının 11.06.2019 tarihinde Bakırköy ....İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine geçtiği ve icra takibine konu miktarın davacı tarafından haricen tahsil edilerek tasfiye borcunun kapatılmış olduğunun, Davacı vekilince Bakırköy ....İcra Müdürlüğüne verilen 13.01.2020 tarihli dilekçede beyan edildiği,
5.Davacı tarafının takibe koyduğu 10.06.2019 vadeli senedin bedelinin haricen tahsili sonrasında taraflar arasında 10.04.2020 tarihli “Tutanak” başlıklı İBRA belgesinin imzalandığı, söz konusu tutanakta “ ..Yavuz Özdemir, ...den Araca ve Hatta Mukabil Hiçbir Alacağı Yoktur. Bu tarihten İtibaren Her İki Kişininde Bir Birinden Alacağı Senedi Yoktur” şeklinde ifadesi ile, davacının ... plakalı otobüsün yolcu taşıma hizmet hattından doğan geliri nedeniyle davalıdan herhangi bir alacağının olmadığına ve kalmadığını kabul etmiş olduğunu, ZİRA; Taraflar arasındaki adi ortaklık, 10.04.2020 tarihi itibariyle tam olarak tasfiye edilmiş olup, tarafların serbest iradeleriyle “TUTANAK” başlıklı sözleşme yapılarak adi ortaklıktan kaynaklanan karşılıklı hak ve borçlarının kalmadığını karşılıklı olarak kabul ettikleri dikkate alındığında, bu sözleşmenin İBRA sözleşmesi olduğunun anlaşıldığını, Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere, “ İBRA”, hakkın düşmesi sonucunu doğuran hukuksal bir işlem ve ayrıca alacaklının alacak hakkından vazgeçmesini ve borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan bir sözleşme olduğundan, İBRA sözleşmesi gereği davacının alacaklı olamayacağı,
6.Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince 01.06.2012-10.06.2019 arası döneme ait şimdilik 5.000.-TL. tutarındaki alacak davası talebinin belirlenmesi amacıyla dosyaya sunulan resmi belgeler (SGK, Trafik ve Kasko Poliçeleri, Küçükçekmece Vergi Müdürlüğü ve ....) ve davalı tarafından mahkemeye ibraz edilen kutu içindeki fiş ve faturalar incelendiğinde;
a. .... tarafından davalıya 2.873.433,72 TL. kadar hakediş ödemesi yapıldığı,
b. İlgili dönemde Araç için toplam 2.552.925,68 TL. kadar gider oluştuğu,
c. ... Plakalı aracın adi ortaklığın sonlandırıldığı 10.06.2019 itibariyle toplam karının 320.508,04 TL. olduğu,
d. Davacının ½ hissesine düşen miktarın 160.254,02 TL. olduğu,
e. Davacının ise davalıdan ½ hakediş payı olarak 174.704,49 TL. kadar tahsilat yaptığı,
Neticede, davacının adi ortaklığın tasfiye edilmiş olması sonucunda davalıdan kar payı alacağının bulunmadığı, aksine davacı lehine bazı fatura bedellerinin davalı tarafından sehven hesaplamaya dahil edilmediğinden, gayrı resmi hakediş belgelerinde davacı kar payı alacağı/hissesinin fazla hesaplandığı,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
... Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda;
1.Kök raporda detaylı olarak açıklandığı üzere, .... bünyesinde ... hattında çalıştırılan ... Plakalı aracın kar/zararına, davacı ve davalı eşit oranda (%50) ortak olup, Taraflar arasındaki Adi Ortaklı Sözleşmesi 10.06.2019 itibariyle sona ermiştir. Ortaklığın sona ermesi nedeniyle davalı tarafından davacı adına 10.06.2019 ödeme tarihli 500.000,00-TL tutarlı borç senedi düzenlenmiş, senet bedelinin davacı tarafından haricen tahsili sonrasında, taraflar arasında 10.04.2020 tarihli “Tutanak” başlıklı İBRA belgesinin imzalanmıştır. Bu durumda, Taraflar arasındaki adi ortaklık, 10.04.2020 tarihi itibariyle tam olarak tasfiye edilmiş olup, tarafların serbest iradeleriyle “TUTANAK” başlıklı sözleşme ile adi ortaklıktan kaynaklanan hak ve borçlarının bulunmadığı karşılıklı olarak kabul ettikleri anlaşılmaktadır.
2.Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince 01.06.2012-10.06.2019 arası döneme ait şimdilik 5.000.-TL. tutarındaki alacak davası talebinin belirlenmesi amacıyla dosyaya sunulan resmi belgeler (SGK, Trafik ve Kasko Poliçeleri, Küçükçekmece Vergi Müdürlüğü ve ....) ve davalı tarafından mahkemeye ibraz edilen torba içinde mevcut fiş ve faturalar incelenmiş ve davacının adi ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle resmi belge kayıtlarına göre davacının ½ hissesine düşen miktarın 160.254,02 TL. olduğu, Davacının ise dosyaya ibraz edilen aylık hakediş belgelerine davalıdan ½ hakediş payı olarak 174.704,49 TL. kadar tahsilat yaptığı anlaşılmaktadır.
3.Davalı tarafından ... ödenen 276.684,00 TL için düzenlenen faturanın hakediş hesaplarında gider olarak kaydedilmediği gibi, söz konusu faturanın gider olarak deftere kayıtlı olmadığının belirlendiği, davacının söz konusu faturanın dolayı ½’sine tekabül eden 138.342.-TL’den sorumlu olduğu, 138.342.-TL’nin resmi kayıt ve belgelere göre ½ kar payı olan 174.254,02 TL’den mahsup edilmesi halinde davacı alacağının 35.912.-TL, resmi hesaplara göre hesaplanan davacı alacağı 160.254,02 TL’den 138.342.-TL’nin mahsubu halinde davacının toplam kar payı alacağı( 160.254,02-138.342 =) 21.912.-TL olacaktır. Bu durumda, davacının hakedişlerden dolayı alacağının bulunmadığı, aksine faturanın gider olarak hesaplamaya da dahil edilmemesi nedeniyle davalıdan 138.342.-TL. fazla hakediş tahsilatı yapmış olduğu sonucuna varılmaktadır.
Neticede, taraf itirazlarının kök raporda görüşlerimi değiştirecek bir hususa işaret etmediği, davacının davalıdan alacağının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi kapsamında hak ediş alacağı talebine ilişkindir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların, tasfiye edilen adi ortaklık ilişkisi döneminde elde edilen hak edişlerden davacıya eksik ödenen bir bedelin olup olmadığı, varsa davacının alacağının ne kadar olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, davalı ile ... plakalı yolcu otobüsünün işletilmesi hususunda adli ortaklık ilişkisi olduğunu, söz konusu aracın 26/04/2012 yılından Haziran 2019'a kadar işletildiğini, araç kredisinin davalı adına çekildiğini, ancak, tüm masrafların ve hak edişlerin ortak olduğunu, devam eden süreçte masrafların sürekli artması nedeniyle kendisinin ortaklıklıktan çıkmak istediğini, ortaklık payına karşılık davalının kendisine 10/06/2019 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli bono verdiğini, senedin vadesinde ödenmemesi nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, yapılan takip sonucu alacağının tahsil ettiğini, ancak, daha sonra hak edişlerinin daha fazla olması gerektiğini öğrendiğini iddia ederek, kendisine ödenmeyen hak edişlerin tesit edilerek davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davacının alacağının tamamını alacak adi ortaklıktan ayrıldığını, bu hususta davalının davacıya 500.000,00-TL bedelli senet verdiğini, takibe konu edilen senet bedelinin ödendiğini, aralarında 10/04/2020 tarihli protokol imzalandığını, söz konusu protokolde tasfiyeyi sonlandırarak karşılıklı olarak ibralaştıklarını, davacının herhangi bir alacağının kalmadığını savunmuştur.
Mahkememizce Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınmış, vergi kayıtları getirtilmiş, araç kredisine ilişin tüm kayıtlar dosya arasın alınmış, İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden, ... kodlu aracın 26.04.2012 - 10.06.2019 tarih aralığındaki hakediş kayıtları getirtilmiş, ..., ... Şirketi, ... ve ...'nden dava konusu ... plakalı araca ait poliçe dosyası ve tahsil edilen ücret bilgileri getirtilmiş, tarafların bildikleri deliller toplanmıştır.
Dosyaya sunulan "tutanak" başlıklı 10/04/2020 tarihli belge incelendiğinde, içeriğinde, davaya konu adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde tarafların birbirinden herhang"tutanak" başlıklı 10/04/2020 tarihli belge incelendiğinde, içeriğinde, davaya konu adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde tarafların birbirinden herhangi bir alacağının kalmadığının yazılı olduğu ve belgede tarafların ve şahit olarak ... isimli kişinin imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın söz konusu belgeye ve belgedeki imzanın davacıya ait olmadığı yönünde herhangi bir itirazı olmamıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibi olduğu, takip dayanağının 07/06/2019 tanzim tarihli, 10/06/2019 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli bono olduğu, dosya borcunun davalı (borçlu) ... tarafından ödenerek icra dosyasının infazen kapatılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce uyuşmalık hususunda SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen kök ve ek raporunu dosyaya sunmuştur.
Mahkememizce aldırılan kök ve ek bilirkişi raporu, denetişme elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu dikkate alınarak, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı her ne kadar davalı ile ... plakalı yolcu otobüsünün işletilmesi hususundaki adi ortaklık ilişkisinde kendisine ödenmeyen kar payları olduğunu iddia ederek, bu kar payının hesaplanması ve davalıdan tahsili istemi ile iş bu davayı açmış ise de, yukarıda belirtildiği gibi her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere, tarafların anlaşarak aralarındaki adi ortaklık ilişkisini sonladırdıkları ve tasfiye ettikleri, bu kapsamda davalının davacıya adi ortaklıktan doğan alacak haklarına karşılık 07/06/2019 tanzim tarihli, 10/06/2019 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli bonoyu düzenleyerek verdiği, söz konusu bonoya dayalı olarak davacının davalıya karşı icra takibi başlatması neticesinde, söz konusu borcun davalı tarafından davacıya ödenerek icra dosyasının infaz edildiği, ayrıca, bu ödeme sırasında tarafların "tutanak" başlıklı 10/04/2020 tarihli belge imzaladıkları ve söz konusu adli ortaklık kapsamında birbirlerinden herhangi bir alacakları kapmadığını açıkça beyan ederek birbirlerini ibra ettikleri, davacı, söz konusu protokol ile davalıdan davaya konu adi ortaklık ilişkisi kapsamında herhangi bir alacağı kalmadığını yazılı imzalı belge ile kabul ettiğinden, sonradan davalıdan adli ortaklık kapsamında alacak talep etmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki mahkememizce adli ortaklığa ilişkin tüm gelir, gider, hak ediş ödemelerine ilişkin delil ve belgeler dosya kapsamına getirtilerek davacıya ödenmeyen bir kar payı olup olmadığı hususunda SMMM bilirkişiden yukarıda özetine yer verilen bilirkişi kök ve ek raporlarının aldırıldığı, söz konusu raporlarda ortaklığa ilişin tüm gelir ve giderlerin incelendiği ve raporun denetime elverişli olduğu, buna göre, davacının tahsil etmediği herhangi bir hak ediş alacağı olmadığı gibi, bazı faturaların ortaklığın gideri olarak hesaba katılması gerekirken hesaba dahil edilmemesi nedeniyle davacıya fazla yapılan ödemenin bulunduğunun anlaşıldığı, sonuç olarak, davacının, davaya konu adi ortaklık ilişkisi kapsamında davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 85,39-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 646,61-TL harcın davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı şirket yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti 1.320,00-TL'nin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır