Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında bilirkişi, davacı lehine 1.2 milyon TL cari alacağı teyit etti.
Özet: Davacı, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari alım satım ilişkisinden doğan 1.202.942,53 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazı üzerine, itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiş; davalı ise tedarik sözleşmesinin olmadığını, borçlu bulunmadığını ve davacının ayıplı mal tedariki nedeniyle oluşan zararın mahsubu gerektiğini savunmuş; mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise taraflar arasında süreklilik arz eden cari hesap ilişkisi, usulüne uygun tutulan ticari defterler ve davacı lehine olan mutabakat formuna göre davacının alacaklı olduğu, davalının savunmalarının ise somut belgelerle desteklenmediği tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1040 Esas
KARAR NO : 2026/627
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/11/2025
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan cari hesaba dayalı ticari bağ bulunduğunu, satılan ürünlere ilişkin düzenlenen muhtelif tarihli faturalara davalının itiraz etmediğini, bakiye 1.202.942,53 TL cari alacağın tahsili amacıyla çekilen noter ihtarnamesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlatılan Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takibinin davalının haksız borca itirazı ile durduğunu, ancak davalı şirketin icra takibine itiraz ettikten sonra dahi 23.09.2025 tarihli e-posta ve eki ile 1.202.944,54 TL borçlu olduğunu açıkça kabul ve ikrar ettiğini, davalının alacağı sürüncemede bırakma gayesiyle kötü niyetli davrandığını ve zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazların iptaline, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında tedarik sözleşmesi bulunmadığını ve genel yetki kuralları uyarınca yetkili icra dairesinin Bursa olduğunu ileri sürerek davanın öncelikle yetki yönünden reddini, esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin bağlı olduğu tekstil grup şirketleri ile davacı arasında aksesuarlara ilişkin birbiriyle bağlantılı cari hesap ve mahsup-devir ilişkisi kurulduğunu, davanın asıl çıkış sebebinin davacının tedarik ettiği elbise tokalarının oksitlenmesi neticesinde grup şirketlerinden..... Konfeksiyon'un yabancı müşterisinden reklamasyon cezası yemesi ve bu zararın ayıplı hizmet sebebiyle davacıya yansıtılması olduğunu, davacının ise bu zarardan kaçmak ve müvekkilini köşeye sıkıştırmak amacıyla kötü niyetli olarak icra takibine başvurduğunu, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini beyan ederek, hukuki mesnetten yoksun davanın ve icra inkar tazminatı talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... TEKSTİL ÜRÜNLERİ AMBALAJ KIRTASİYE MATBAACILIK SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ borçlusunun .... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, 1.202.942,53TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 20.05.2026 tarihli raporunda özetle; " Yapılan inceleme, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların ticari defter ve kayıtları, cari hesap hareketleri, mutabakat formu, noter ihtarnamesi ve icra takip dosyası birlikte değerlendirildiğinde; 1. —— Davacı ..... Tekstil Ürünleri Ambalaj Kırtasiye Matbaacılık San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile davalı ..... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. arasında süreklilik arz eden ticari ilişki bulunduğu, 2. Taraflar arasında uzun yıllara yayılan cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, davacı kayıtlarında davalı adına düzenlenmiş çok sayıda satış faturası ile davalı tarafından gerçekleştirilen çeşitli tahsilat kayıtlarının yer aldığı, bu haliyle ticari ilişkinin fiilen sürdürüldüğünün anlaşıldığı, 3. — Taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, e-defter beratlarının süresi içerisinde oluşturulup ilgili idareye gönderildiği, 4. Dosyada mevcut 23.09.2025 tarihli mutabakat formunda, 31.08.2025 tarihi itibarıyla davacı lehine 1.202.944,54 TL bakiye bulunduğunun bildiri iz konusu belgenin davacı iddiasını destekler mahiyette olduğu, takip tarihi itibarıyla davacı ve davalının mutabık oldukları ve davacının alacak bakiyesinin 1.202.044,54.-TL olduğu, 5. Davalı tarafça ileri sürülen reklamasyon ve grup şirketlerine ilişkin savunmaların ise, dosya kapsamındaki mevcut ticari kayıt ve belgeler itibarıyla somut ve denetime elverişli belgelerle desteklenmediği, . — İnceleme konusu cari hesap kayıtları ve dosya kapsamındaki belgeler itibarıyla, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı olduğunun ticari kayıtlarla uyumlu şekilde görüldüğü, kanaatine varılmıştır. Takdir ve hukuki değerlendirme tamamen Sayın Mahkeme'ye aittir. " şeklinde belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan rapordan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında süreklilik arz eden ticari ilişkinin varlığının sabit olduğu, her iki tarafın defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.202.944,54-TL alacaklı göründüğü, bu alacak tutarına ilişkin olarak davalının herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, ticari defter ve kayıtların birbirleri ile uyumlu nitelik arz ettiği anlaşılmıştır. Davalının alacağın tespiti için davalı şirket ile birlikte dava dışı diğer grup şirketlerinin de cari hesaplarının incelenmesi talebinin davalı ile dava dışı diğer grup şirketlerin farklı tüzel kişilikleri haiz oldukları dikkate alınarak karşılanabilir olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Tarafların defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu ve bu uyum doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.202.944,54-Euro alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafça ispatlanan asıl alacak yönünden itirazın iptaline, bu alacağın faturalara dayalı hesaplanabilir ve likit nitelikte olması gözetilerek kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE, Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın İPTALİNE,
2-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 1.202.942,53-TL toplam alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 240.588,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 82.173,00 TL ilam harcından peşin alınan 14.528,55TL harcın mahsubu ile bakiye 67.644,45 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 115,00 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 14.528,55 TL peşin harç olmak üzere toplam 25.258,95TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 186.411,95 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
18/06/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim.....
e-imzalıdır