Bankanın üye işyerinden POS zararı adı altında yaptığı kesintilere ilişkin açılan itirazın iptali davasında sözleşme ve taahhütname hükümlerinin yorumlanması uyuşmazlığı.
Özet: Davacı bir işletme, davalı bankanın pos cihazı kullanımına ilişkin %0 komisyon anlaşmasına rağmen "pos zararı" adı altında hesabından kestiği toplam 368.341,28 TL (ve birleşen dava konusu 16.926,05 TL BSMV) tutarların tahsili amacıyla başlattığı icra takibine bankanın yaptığı itirazın iptalini talep ederken, davalı banka ise aynı üye işyeri vadesiz taahhütnamesinin son hükmü uyarınca pos işlemlerinden kaynaklanan maliyetlerin komisyon gelirlerini ve vadesiz mevduat getirilerini aşması halinde oluşan zararını mahsup etme hakkına sahip olduğunu ve davacının bankayı zarara uğrattığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/752 EsasKARAR NO : 2026/406DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : 04/12/2024KARAR TARİHİ : 17/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı banka arasında POS cihazı kullanımına dair 05/08/2020 tarihli "Üye İşyeri Sözleşmesi"ne ek olarak imzalanan "Üye İşyeri Vadesiz Taahhütnamesi" uyarınca, davacı işyerinde gerçekleştirdiği işlemlerin (yalnızca tek çekim işlemler esas alınmak, taksitli işlem cirosu hesaba dahil edilmemek üzere) teminatını teşkil etmek üzere elde ettiği aylık cironun "%0"ını (yüzde sıfırını) ...Şubesi nezdindeki ... nolu hesabında takip eden ay boyunca vadesiz mevduat hesabı ortalaması olarak bulunduracağını taahhüt ettiğini, davalı bankanın da bu taahhüt karşılığında davacının işyeri ücretinin %0 komisyon oranı veya 1 bloke gün üzerinden uygulanmasını taahhüt ettiğini ve tarafların bu hususta mutabık kaldıklarını, ancak sözleşmedeki bu açık hükümlere rağmen davalı banka tarafından davacının hesabından Ocak-Şubat-Mart-Mayıs-Haziran-Temmuz 2024 dönemlerine ilişkin POS zararı adı altında 09/09/2024 tarihinde 338.520,95 TL ve 08/2024 dönemi için 11/09/2024 tarihinde 29.820,33 TL olmak üzere toplam 368.341,28 TL tahsil edildiğini, bu kesintinin taahhütnameye açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, ancak davalının haksız ve yersiz itirazı üzerine takibin durduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek; davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile itiraza uğrayan alacak yönünden takibin kaldığı yerden devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı banka vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davacı arasında 01/06/2020 tarihli Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi'nin ve 05/08/2020 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi'nin, buna ek olarak da Üye İşyeri Vadesiz Taahhütnamesi'nin imzalandığını; taahhütname uyarınca davacının vadesiz mevduat hesabında ortalama tutması karşılığında %0 komisyon oranı/1 bloke gün hakkı tanındığını; ancak taahhütnamenin son paragrafında, üye işyerinin bu yükümlülüğünü yerine getirse dahi POS cihazından yapılan işlemlerin maliyetinin (takas komisyon giderleri, fonlama giderleri, uluslararası kart kuruluşlarına ödenen tutarlar) POS komisyon gelirleri ve vadesiz mevduat getirisinden fazla olması halinde bankanın bu suretle oluşan zararını TCMB referans oranını aşmayacak şekilde üye işyeri hesap/alacaklarından mahsup etmek suretiyle tahsile yetkili kılındığının açıkça düzenlendiğini; davacının taahhüde rağmen müvekkili bankayı zarara uğrattığının tespit edildiğini, müvekkilinin BSMV ve kâr marjı dahil 568.875,00 TL, marj hariç salt zararının ise 492.532,00 TL olduğunu, davacıdan tahsil edilen 368.341,28 TL'nin bu zararı dahi karşılamadığını; davacının akdettiği Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi, Üye İşyeri Sözleşmesi ve Üye İşyeri Vadesiz Taahhütnamesi hükümleri uyarınca müvekkilinin zararını tahsil, virman, takas, mahsup ve hapis hakkına sahip olduğunu; emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına da (İstanbul BAM 14. HD. ... E. ...K.; İstanbul BAM 14. HD. ... E. ...K.) atıfla benzer uyuşmazlıklarda davaların reddedildiğini belirterek; haksız davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken 13/10/2025 tarihli tensip kararıyla; dava taraflarının aynı olması, toplanması talep edilen delillerin ve davaların aynı sözleşmeye dayanması, her iki davada da davacı tarafça borçlu olunmadığı iddiasının öne sürülmesi, tek bilirkişi incelemesi ile aynı vakıanın açıklığa kavuşturulabileceği gerekçeleriyle mahkememizin işbu 2024/752 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen davada davacı vekili; aynı taahhütname ilişkisine dayanarak, davalı banka tarafından bu kez 09/09/2024 tarihinde Ocak-Şubat-Mart-Mayıs-Haziran-Temmuz 2024 POS zararı olarak 338.520,95 TL ile 16.926,05 TL BSMV toplamı 355.447,00 TL ve 11/09/2024 tarihinde 29.820,33 TL olmak üzere toplam 385.267,33 TL tahsil edildiğini, bu tutarın BSMV'ye isabet eden 16.926,05 TL'lik kısmı dışında kalan 368.341,28 TL'lik kısmının zaten asıl davaya (2024/752 E.) konu edildiğini, geriye kalan 16.926,05 TL'lik BSMV kesintisi için davalı banka aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının haksız ve yersiz itirazı üzerine takibin durduğunu, bu hususta yapılan arabuluculuk başvurusunun da anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davanın esasını asıl dava dosyasının oluşturduğunu ve dava konusu 16.926,05 TL'lik BSMV alacağının asıl davaya konu alacağın feri niteliğinde bulunduğunu belirterek; davanın asıl dosya ile birleştirilmesini, davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı banka vekili birleşen davaya karşı süresinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; asıl davadaki tüm beyan, itiraz ve savunmalarını tekrarla, davacının derdest asıl davasını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan açtığını, ıslah yoluyla alacağını artırma imkânı varken aynı hukuki ilişkiden doğan alacağını bölerek ayrı bir dava konusu etmesinin hukuki yarardan yoksun olduğunu ileri sürerek öncelikle birleşen davanın usulden reddini; işin esasına girildiği takdirde ise, taahhütnamenin son paragrafı uyarınca müvekkilinin zararını tahsile yetkili olduğunu, asıl davada alınan 15/07/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda tespit edilen 2.832.385,92 TL'lik zararının, davacıdan tahsil edilen toplam tutarı (BSMV ve kâr marjı dahil 568.875,00 TL) katbekat aştığını belirterek; gerek asıl gerekse birleşen davanın esastan reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, her iki dava yönünden icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı davacının söz konusu takipte alacaklı olup olmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşıldı.DELİLLER:Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış, mahkememizin 09/04/2025 tarihli ara kararı ile; taraflar arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesi ve buna bağlı Üye İşyeri Vadesiz Taahhütnamesi hükümleri gözetilerek davalının kesinti yapabileceği bir miktarın bulunup bulunmadığı, var ise miktarının hesaplanması ve bu hususta yerinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Alınan 15/07/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; taraflar arasında 05/08/2020 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi'ne ek olarak 21/09/2023 tarihli Üye İşyeri Vadesiz Taahhütnamesi imzalandığı; taahhütnamenin ilk paragrafında davacının aylık cirosunun "%0"ını vadesiz mevduat hesabı ortalaması olarak bulundurması karşılığında davalı bankaca %0 komisyon oranı/1 bloke gün uygulanacağının kararlaştırıldığı; buna karşılık taahhütnamenin son paragrafında, üye işyeri bu yükümlülüğünü yerine getirse dahi POS cihazından yapılan işlemlerin maliyetinin (takas komisyon giderleri, fonlama giderleri, uluslararası kart kuruluşlarına ödenen tutarlar) POS komisyon gelirleri ve vadesiz mevduat getirisinden fazla olması halinde bankanın oluşan zararını TCMB referans oranını aşmayacak şekilde tahsile yetkili kılındığının düzenlendiği; bankaca işyerinden 09/09/2024 tarihinde Ocak-Temmuz dönemi için 355.447,00 TL, 11/09/2024 tarihinde Ağustos ayı için 29.820,33 TL ve sabit POS hizmet ücreti olarak toplam 5.654,25 TL olmak üzere genel toplamda 390.921,58 TL tahsil edildiği; 01/01/2024-11/09/2024 tarih aralığında POS işlemlerinin günlük ortalamasının 456.870,02 TL, ortalama mevduat bakiyesinin 1.153.073,34 TL, dönem POS cirosunun 116.501.855,09 TL olduğu; bu cironun, dönem için uygulanan %3,19 takas komisyonu oranı üzerinden bankaya 3.530.588,00 TL takas komisyonu ödeme yükümlülüğü doğurduğu; ortalama mevduatın yılbaşından 11/09/2024 tarihine kadar (%37,77 fonlama maliyeti oranı üzerinden) 307.280,50 TL getiri sağlayabileceği, bu getirinin bankanın tahsil ettiği 390.921,58 TL ile birlikte toplam 698.202,08 TL gelire ulaştığı; buna karşılık bankanın 3.530.588,00 TL takas komisyonu gideri bulunduğu, bu veriler ışığında bankanın net 2.832.385,92 TL zarara uğradığının hesaplandığı; ancak taahhütnamenin özel hükmünde (ilk paragraf) komisyon ve masraf oranının sıfır olarak belirlenmiş olmasının bankanın bilinçli bir tercihi olduğu değerlendirmesiyle, bu özel hükümler dikkate alınmadan taahhütnamenin son paragrafındaki genel hükmün gerekçe gösterilmesi suretiyle yapılan tahsilatın meşru olup olmadığı hususunun takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Davacı vekili bilirkişi kök raporuna karşı sunduğu itiraz dilekçesinde; taahhütnamenin özel hükümlerinde komisyon ve masraf oranının sıfır olarak belirlenmiş olması nedeniyle bankanın hesapladığı zararı talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı banka vekili ise itiraz dilekçesinde; taahhütnamenin ilk paragrafı ile son paragrafı arasındaki ilişkinin özel hüküm-genel hüküm ilişkisi olarak yanlış değerlendirildiğini, son paragrafın şarta bağlı istisnai bir düzenleme olduğunu, bilirkişi tarafından tespit edilen 2.832.385,92 TL'lik zararın davacıdan tahsil edilen 390.921,58 TL'yi dahi karşılamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen dosya (... 5. İcra Müdürlüğü ...E) yönünden de inceleme yapılması ve tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için mahkememizin 17/12/2025 tarihli ara kararı ile bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda özetle; birleşen dosyaya konu 16.926,05 TL BSMV alacağının asıl davaya konu komisyon alacağının feri niteliğinde olduğu, komisyon alacağının hukuka aykırı bulunması halinde bu BSMV tutarının da iadesinin gerekeceği; davacı tarafın itirazının kök rapordaki değerlendirmeyi değiştirmediği; davalı tarafın itirazına ilişkin olarak da, taahhütnamede yer alan maliyet unsurlarının sözleşmenin kurulduğu tarihte zaten mevcut ve bilinen unsurlar olduğu, öngörülemeyen bir riskin söz konusu olmadığı, tarafların basiretli birer tacir olarak bu sözleşmeyi bilinçli şekilde akdettikleri belirtilerek, kök rapordaki diğer tespitler bakımından bir görüş değişikliği bulunmadığı bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesi'ne ek Üye İşyeri Vadesiz Taahhütnamesi'ne dayalı olarak davalı bankaca davacının hesabından yapılan kesintilerin sözleşmeye aykırı olduğu iddiasıyla açılan itirazın iptali davası ile bu davanın devamı/feri niteliğindeki birleşen itirazın iptali davasından ibarettir.Taraflar arasındaki Üye İşyeri Vadesiz Taahhütnamesi'nin incelenmesinde; taahhütnamenin ilk paragrafında, üye işyerinin gerçekleştirdiği işlemlerin teminatını teşkil etmek üzere elde ettiği aylık cironun "%0"ını vadesiz mevduat hesabı ortalaması olarak bulundurması karşılığında, işyeri ücretinin "%0" komisyon oranı veya 1 bloke gün üzerinden uygulanacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Ancak aynı taahhütnamenin son paragrafında ayrıca; "Ancak ilgili ay boyunca Üye İşyeri bu kapsamdaki taahhüdünü yerine getirse bile, POS cihazından yapılan işlemlerden oluşan maliyetin (takas komisyon giderleri, fonlama giderleri ve uluslararası kart kuruluşlarına ödenen tutarlar), POS komisyon gelirleri ve vadesiz mevduat getirisinden fazla olması durumunda Banka'nın oluşan zararı TCMB referans oranını aşmayacak şekilde ücretin Üye İşyeri hesaplarından veya alacaklarından mahsup etmek suretiyle tahsil edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklinde ayrı ve açık bir düzenlemeye yer verildiği anlaşılmaktadır.Taahhütnamenin bu iki hükmü birlikte değerlendirildiğinde; ilk paragrafta davacı lehine sıfır komisyon/sıfır bloke gün imkânı tanınmış olmakla birlikte, tarafların bununla yetinmeyip taahhütnamenin son paragrafında ayrıca ve açıkça, üye işyerinin ilk paragraftaki yükümlülüğüne uymuş olsa dahi POS işlem maliyetinin (takas komisyonu, fonlama gideri ve uluslararası kart kuruluşu ödemeleri) POS komisyon gelirleri ile vadesiz mevduat getirisini aşması hâlinde, aşan kısmın TCMB referans oranını geçmeyecek şekilde davacının hesap/alacaklarından mahsup edilebileceğini kabul, beyan ve taahhüt ettikleri görülmektedir. Bu düzenleme, ilk paragraftaki sıfır komisyon taahhüdünü ortadan kaldıran değil, onu tamamlayan ve bankanın somut/gerçekleşmiş bir zararı bulunması hâline özgülenmiş istisnai ve şarta bağlı bir hükümdür; taraflar tacir sıfatıyla ve karşılıklı serbest iradeleriyle bu hükmü taahhütnameye açıkça dercetmişlerdir.Bilirkişi kök raporunda yapılan teknik inceleme sonucunda; dava konusu dönemde (01/01/2024-11/09/2024) gerçekleşen POS cirosunun bankaya %3,19 oranı üzerinden 3.530.588,00 TL takas komisyonu ödeme yükümlülüğü doğurduğu, buna karşılık davacının hesabında bulundurduğu ortalama vadesiz mevduatın sağlayabileceği getiri (307.280,50 TL) ile bankanın davacıdan tahsil ettiği toplam tutarın (390.921,58 TL) birlikte 698.202,08 TL'lik bir gelire karşılık geldiği, bu durumda bankanın söz konusu işlemler nedeniyle net 2.832.385,92 TL zarara uğradığının hesaplandığı sabittir. Davalı bankanın davacının hesabından asıl davaya konu 368.341,28 TL ve birleşen davaya konu 16.926,05 TL olmak üzere yaptığı toplam 385.267,33 TL'lik kesintinin, bilirkişi tarafından tespit edilen ve TCMB referans oranıyla sınırlı olması gereken bu zarar tutarının (2.832.385,92 TL) çok altında kaldığı görülmektedir. Bir başka deyişle, davalı bankanın fiilen tahsil ettiği tutar, taahhütnamenin son paragrafı uyarınca tahsile yetkili olduğu üst sınırın (TCMB referans oranıyla sınırlı zarar tutarının) önemli ölçüde altındadır.Bu durumda; davalı bankanın davacının hesabından yaptığı kesintilerin, taahhütnamenin ilk paragrafındaki "%0 komisyon" taahhüdüne rağmen, aynı taahhütnamenin son paragrafında açıkça kararlaştırılan ve bankanın gerçekleşen zararının TCMB referans oranını aşmayacak şekilde tahsiline imkân tanıyan istisnai hükme dayandığı, bilirkişi tarafından hesaplanan zarar tutarının davalı bankanın yaptığı kesintilerin çok üzerinde olduğu, dolayısıyla davalı bankaca yapılan kesintilerin taraflar arasındaki Üye İşyeri Vadesiz Taahhütnamesi'nin son paragrafına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı bankanın ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı ve ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı takip dosyalarına vaki itirazlarının haksız ve yersiz olmadığı, aksine sözleşmeye uygun bulunduğu anlaşıldığından, gerek asıl gerekse birleşen davanın esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatı yönünden; uyuşmazlığın, taraflarca imzalanan taahhütnamenin iki hükmünün yorumuna dayandığı, davacının bu hukuki yorum farkına dayanarak dava açmasının tek başına kötü niyet göstergesi sayılamayacağı, davacının kötü niyetli hareket ettiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Asıl dava yönünden ve birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyası yönünden açılan davaların REDDİNE,2-Asıl ve birleşen dava yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 3-Asıl dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 4.448,64 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 3.716,64 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Birleşen dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu eksik 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Asıl dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 6- Birleşen dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 24.140,95 TL nispi vekalet ücretinin birleşen davacıdan alınarak BİRLEŞEN DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Asıl dava yönünden Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Birleşen dava yönünden Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL’nin birleşen davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Asıl ve birleşen dava yönünden davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 10-Asıl ve birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, asıl ve birleşen dosya davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2026Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır