Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası tazminat davasında yayanın tam kusurlu bulunarak davanın reddine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu yaya olarak yaralanan davacının, kalıcı ve geçici iş gücü kaybı iddiasıyla haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talebiyle açtığı davada, davalı sigorta şirketi ve araç sürücüsünün sürücünün kusursuz olduğunu ve sigorta sorumluluğunun kapsam dışı kaldığını savunmalarına karşın, mahkemece alınan bilirkişi raporlarıyla davacının %4 oranında kalıcı engeli olduğu tespit edilmesine rağmen, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusursuz, davacı yayanın ise %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2024
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde saat .....sularında .....sevk ve idaresindeki .....Plakalı .....marka otomobil ile 15 Temmuz Meydanından gelerek Salihbeg Caddesi üzerinden Dicle kavşağı istikametine doğru seyir halinde iken, kavşakta bekleyen ve yolun karşısına geçmeye çalışan yaya .....plakalı aracın ön sağ far kısımlarıyla çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, .....Sigorta Şirketi'ne .....tarihinde Karayolları Trafik Kanunu madde 97 uyarınca mail yoluyla başvuruda bulunulmuşsa da sigorta şirketince hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin dava konusu trafik kazası nedeniyle kalıcı iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı, -şimdilik- toplamda 100,00-TL maddi tazminatın, haksız fiilin meydana geldiği tarih olan .....tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle ; .....tarihinde sigortalımız aracın yapmış olduğu kaza neticesinde davacının maddi tazminat talebiyle huzurdaki dava ikame edilmiş ise de; davanın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlıdır. kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, müvekkili sigorta şirketi, manevi tazminat taleplerinden, geçici iş görmezlik tazminatından, gelir kaybından, bakıcı ücretlerinden, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini, ticari faizin talebinin reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usulden reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının davalı araç sürücü bakımından reddi gerektiğini, zira davalı aracını oluşabilecek risklere karşı .....Sigorta Anonim Şirketi'ne .....Poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesini yaptırıldığını, kaza tarihi itibariyle müvekkili sigorta poliçesinin kapsamından yararlanmakta ve sigorta poliçesi kapsamında risklere karşı korunmakta olduğunu, söz konusu trafik kazası .....tarihinde gerçeklemiş olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin geçerli olduğu dönmede gerçekleştiğini, bu açıdan trafik kazasında gerçekleşen risk sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davanın öncelikle usulden reddine, davanın esastan reddine, kusur oranlarının ve maluliyet tespiti için dosyanın adli tıp kurumu ihtisas dairesine bilirkişi incelemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER;
1-Mahkememizce Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığından .....tarihinde aldırılan maluliyet raporunda; .....doğumlu .....T.C. numaralı ....tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranının değerlendirilmesinde; kişinin engel oranının %4 ve sürekli olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme, içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 6 aya kadar ....., bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatine varıldığı anlaşıldı.
2-Mahkememizce Ankara ATK dan aldırılan .....tarihli kusur raporu; .....günü, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobil ile yolun karşısına geçmeye çalışan yaya .....çarpması sonucu meydana gelen kazada davalı sürücü .....kusursuz olduğu, davacı yaya .....% 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı anlaşıldı.
3-Mahkememizce Ankara Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan aldırılan .....tarihli kusur raporu.....günü sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobil ile yolun karşısına aniden yola girip karşıya geçmeye çalışan yaya .....aracının sol ön yan kısmı ile çarpması sonucu dava konusu kaza meydana geldiği kazada, davalı sürücü .....kusursuz olduğu, davacı yaya .....% 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı anlaşıldı.
GEREKÇE;
Dava, trafik kazasından kaynaklı .....tarihli kaza nedeniyle yaya halde bulunduğu esnada aracın çarpmış olduğu davacı küçükte oluşan maluliyetten dolayı kusurlu olduğu iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine ve sürücüye karşı yöneltilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacı da geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi ile tazminatın miktarı, davacının bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığı bulunuyor ise tazminatın miktarı ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve başvuru dosyası, davacıya ait tedavi evrakları ve Hani CBS .....soruşturma sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davacı vekilinin talebine istinaden davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığının tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından bilirkişi raporu alınmış, kusur durumunun tespiti yönünden talimat Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ve Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan adli tıp raporları tebliğe çıkartılarak sonuca gidilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, .....günü, saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobil ile .....caddesi üzerinde Dicle kavşağı istikametine sol şeritte seyirle geldiği olay mahallinde aracının sol ön yan kısmı ile; solunda orta refüj aralığında beklemekte olup yolun karşısına geçmeye çalışan yaya .....çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği ve de .....plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından tazminat ödenmesi amacıyla davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Sigorta şirketinin sorumluluğunun doğması için kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması gerekir. Sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru yoksa, sigorta şirketinin de poliçe kapsamında sorumluluğu doğmayacaktır. Bu halde kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun tespiti gerekir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince; kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiş ve .....ilgili Ankara ATK raporunda özetle; "Davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal bölünmüş yolun sol şeridi üzerinde seyirle geldiği olay mahallinde kısa mesafeden orta refüj aralığından koşarak yola giren yayaya çarpmayı önleyemediği kazada her hangi bir kural ihlali bulunmadığından atfi kabil kusursuz olduğu, davacı yaya .....gündüz vakti olay mahallinde yola girmeden önce gelen araç trafiğini kontrol ederek dikkat bir şekilde yola girmesi gerekirken, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde, seyir halinde olan araçları dikkate almadan, sol şerit üzerinden seyir halinde olan araca rağmen yola girerek sol şeritte seyir halinde olan sürücü idaresindeki otomobilin sadmesine maruz kaldığı olayda asli kusurlu olduğu, açıklanan hususlar muvahecesinde, olayda; davalı sürücü .....kusursuz olduğu, davacı yaya .....% 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" raporda ibraz edilmiştir.Bundan başka Hani CBS .....Soruşturma sayılı dosyasında alınan .....tarihli trafik bilirkişisi kusur raporunda da davacı yayanın yüzde yüz oranında kusurlu olduğunun saptandığı görülmüştür. Davacı vekili tarafından ise dava açılmadan evvel aldırılan kusur raporunda ise yayanın ve sürücüsünün ayrı ayrı yüzde elli oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Buna göre Mahkememizce alınan ve CBS dosyasında alınan raporlar uyumlu olsa da davacı vekilince sunulan uzman mütalaa raporunun da değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle dosya Ankara ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kuruluna gönderilerek çelişkinin giderilmesi suretiyle rapor tanzimi istenilmiştir. ( Emsal mahiyetinde Yargıtay 15 HD 10/11/2016 tarih ve 2015/5127 E ve 2016/4635 K Sayılı kararı)
Mahkememizce verilen ara karar gereğince kusur durumuna yönelik çelişkinin giderilmesi amacıyla Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından dosyaya sunulan .....tarihli raporunda özetle; "Dava dosyası ve içerisinde mevcut soruşturma dosyası kapsamındaki ifadeler, trafik kazası tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, hazırlık aşamasında alınmış bilirkişi raporu, Trafik Kazası Analiz Raporu, ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporu, kaza anını gösterir kamera görüntüsü kayıt CD'si ve diğer tüm veriler incelenerek yapılan değerlendirmede, kazanın yukarıda "OLAY" kısmında anlatıldığı şekilde meydana geldiği, kaza tespit tutanağında mahalde "kavşak yok" tespiti yapıldığı, olay mahallinde yolun sağ ve sol tarafında yaya kaldırımı bulunduğu, bu yolu kesen kavşak kolları bulunmadığı dolayısıyla mahallin kavşak olmadığı görüş ve kanaatine varılmış olup, İhtisas Dairemizce düzenlenmiş .....tarihli rapora oluşa uygun bulunarak iştirak edildiği, mevcut verilere göre davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde bölünmüş yolda sol şeridi takiben seyirle geldiği olay mahallinde, seyrine göre soldaki orta refüj aralığında beklemekte iken önünde seyreden aracın ardından aniden koşarak yola giren davacı yayaya çarpmayı önleyemediği bu oluş şartlarındaki olayda atfı kabil kusuru olmadığını, davacı yaya .....gündüz vakti annesiyle birlikte geldiği bölünmüş yolun ortasındaki orta refüj aralığında beklerken, izlenen kamera görüntüsünden de anlaşılmakla, gelen araç trafiğini kontrol etmeden, can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde, sol şerit üzerinden seyir halinde olan araçlara rağmen dikkatsiz şekilde aniden yola girerek, sol şeritte seyrederek gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpılmasına maruz kaldığı olayda asli kusurlu olduğu açıklanan hususlar değerlendirildiğinde, olayda; davalı sürücü .....kusursuz olduğu, davacı yaya .....% 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" şeklinde Mahkememizin bir önceki kusur raporundaki kusur oranının aynısı olacak şekilde belirleme yapıldığı, buna göre .....tarihli kazanın oluşumunda davalı sürücüsünün kusurunun bulunmadığı davacı yayanın tam kusurlu olduğunun saptandığı görülmüştür.
Mahkememizce, alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunun dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiş ve davacı yaya .....gündüz vakti annesiyle birlikte geldiği bölünmüş yolun ortasındaki orta refüj aralığında beklerken, izlenen kamera görüntüsünden de anlaşılmakla, gelen araç trafiğini kontrol etmeden, can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde, sol şerit üzerinden seyir halinde olan araçlara rağmen dikkatsiz şekilde aniden yola girerek, sol şeritte seyrederek gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpılmasına maruz kaldığı olayda %100 oranında kusurlu olduğuna dair ATK raporu doğrultusunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin de sorumluluğu doğmayacağından açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın kısmi dava olarak açılmış olması ve dava değeri dikkate alınarak verilen hüküm istinaf miktar sınırı altında kaldığından Mahkememizce kesin olmak üzere karar verilmiştir.
HÜKÜM:Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın sürekli ve geçici tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı ispat edilemediğinden REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 100,00 TL üzerinden takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak 1/2 oranında davalılara verilmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim