Otel işletmecisi davacının ticari iş tellallığı sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı için başlattığı icra takibine itirazın iptali talebi ve davalının hizmetin ifası savunması.
Özet: Otel işletmeciliği yapan davacının, online otel rezervasyon hizmeti sunan davalı ile arasındaki ticari iş tellallığı sözleşmesinden doğan ve süresinde itiraz edilmeyerek kesinleştiğini iddia ettiği faturalara dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada; davalı şirket, faturaya itiraz edilmemesinin hizmetin tam ve eksiksiz verildiğini kanıtlamadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu ve kendisinin de alacakları bulunduğunu ileri sürerken, bilirkişi raporunda davacının 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ancak 2025 yılına ait defterlerinin envanterin ibraz edilmemesi nedeniyle delil niteliği taşımadığı tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/581 Esas
KARAR NO : 2026/427
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2025
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... otel işletmeciliği yaptığı, davalının ise otel rezervasyon hizmeti sunan şirket olduğu, taraflar arasında çerçeve sözleşme ve cari hesap ilişkisi bulunduğu, davalının sözleşme hükümlerini tek taraflı düzenlediği ve müvekkili bakımından tahakkuk ile temerrüde ilişkin açık düzenleme bulunmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturalara süresinde itiraz edilmediğini, bu nedenle faturaların kesinleştiğini ve cari hesap alacağının muaccel hale geldiğini, bu alacağa dayanılarak .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediğini, ayrıca davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirket, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan '' ... '' isimli otelin odalarının müvekkil şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkil şirket ile anlaşmış ve taraflar arasında İnternet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamamakta, hatta karine dahi teşkil etmediğini, nitekim husus Yargıtay içtihatları gereğince de hüküm altına alınmıştır: "Tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir" (YARGITAY 3. Hukuk Dairesi 2005/8385 E. ve 2005/9627 K. no.lu 06.10.2005 tarihli Karar); "... Faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir" (YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2004/7832 E. ve 2005/4738 K. no.lu 05.05.2005 tarihli Karar). Hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiği Davacı yan tarafından kanıtlanmış olmadan afaki bir alacağın miktarının tespitinin hukuki olmadığını, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının bugüne kadar bu iddiasını destekleyen hiçbir kanıt sunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacaklarının mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup taleplerinin bulunduğunu, müvekkili şirketin alacakları ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını, mahkeme tarafından öncelikle davacının ve müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ve yapılacak inceleme neticesinde haksız davanın reddine, kötü niyetli olan Davacı'nın %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, dava masraf ve vekâlet ücretinin Davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü' nün 2025/... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 20/01/2026 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup,
Bilirkişinin 20/04/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2024 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı yanın 2024 yılı ticari defterlerini TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı yanın 2024 yılı ticari defterinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
İncelenen davacı şirkete ait 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı yanın dava dosyasına envanter defterini ibraz etmediği, davacı şirketin 2025 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş Olmasından ve envanter defterini ibraz etmemesinden dolayı davacı şirketin 2025 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
5.2 Davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'nin inceleme günü olan 27/02/2026 günü saat 10:30'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmamış ve davalı şirketin yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
5.3 Davacı ... Gıda Eml. Otel Tur. Ltd. Şti.'nin dava ve icra takibine konu ettiği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 10/07/2025 tarihleri itibariyle davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'den 100.000,00-TL cari hesap alacağının bulunduğu,
5.4 Davalı şirketin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü,
5.5 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesini, davalı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesini sunduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Duruşma zaptı hazır olmayan davalı tarafa tebliğ edilerek inceleme gün ve saatinden davalı haberdar edilmiştir. Ancak davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmamıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan davacının ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve sonuç olarak davacının davalıdan 100.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan kısmen alacaklı olduğu ve takibin kısmen haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile,
2-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen kabulü ile takibin 100.000,00-TL ile devamına fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.380,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.450,14 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.380,86 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 240,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.236,26 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%66,55) dikkate alınarak; 8.808,84 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4600 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%66,55) dikkate alınarak; 1.538,66 TLnin Davacıdan ; 3.061,34 TLnin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır