Ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, gemi ve yatlara yapılan cam ve dış cephe işlerinin bedeline ilişkin itirazın iptali davası; davalı tarafın işleri teslim almadığını ve hesap mutabakatının borç ikrarı niteliği taşımadığını iddia etmesi üzerine yargılamanın seyri.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalıya 2023 yılında gerçekleştirdiği cam ve dış cephe işleri karşılığında, davalının fatura kesmeme talebi sonrası yapılan hesap mutabakatına dayanarak 60.000 Euro alacaklı olduğunu iddia etmiş; davalının bu borcu ödemekten imtina etmesi ve icra takibine haksız itiraz etmesi üzerine, itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı taraf ise bahse konu işlerin fiilen teslim alınmadığını, hesap mutabakatının yalnızca bir taslak çalışma olduğunu ve borç ikrarı niteliği taşımadığını, dolayısıyla herhangi bir borcun bulunmadığını ve takibe itirazının haklı olduğunu savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/258 EsasKARAR NO : 2026/496DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 05/09/2025KARAR TARİHİ : 25/06/2026Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin, cam ve dış cephe sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda davalıya ait gemi ve yatların cam, korkuluk, dış cephe işlerini müvekkili şirketin yaptığını, taraflar arsındaki ticari ilişkinin usulüne uygun olarak faturalandırılıp ticari defterlere kaydedildiğini, ancak davalı tarafın, 2023 yılında yaptırdığı birtakım işler için fatura kesilmemesini ve 2023 yılı cari hesabına kaydedilmemesini, gelecek yıl(2024) bu işlerin faturalandırılacağını ve ticari kayıtlara geçirileceğini söylediğini, müvekkili şirket yetkilisinin, taraflar arasında öncesine dayanan ve devam eden ticari ilişki bulunması, davalı şirket yetkilisi şahsi arkadaşlık ilişkisi bulunması vesair gerekçelerle davalıya güvenerek bu teklifi kabul ettiğini, faturası kesilmemiş bu işler ticari defterlere kaydedilmemişse de tarafların, davalının 31/12/2023 tarihi itibariyle yapılan işler sebebiyle 60.000-Euro (KDV hariç) borçlu olduğunu konusunda hesap mutabakatı yaptığını, sonrasında taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiğini, davalıya yeni işler de yaptığını, yapılan yeni işlerde fatura da kesilmiş ve bedeli ödendiğini, ancak davalı tarafın, müvekkilinin tüm taleplerine rağmen 2023 yılında yapılan hesap mutabakatına konu işlerin bedelini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, uzun süre ödeme yapılmasını bekleyen müvekkili şirketin davalının bu tutumu karşısında alacağını tahsil etmek için 17/12/2024 tarihli 72.000-Euro (KDV dahil) bedelli e-fatura düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalının gönderilen bu e-faturayı sistem üzerinden reddettiğini, bu durum üzerine müvekkili şirket tarafından aynı bedelli temel fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafın, bu defa da faturayı iade edemediğinden gerçekte iade ettiği bir şey olmamasına 'iade faturası' düzenlediğini, davalının kötüniyetli olarak faturaları reddetmesi ve borcunu ödemekten imtina etmesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun, 19/03/2024 tarihli hesap mutabakatında yazılı işlerin tamamının yapıldığını, teslim aldığını ve borç miktarını kabul etmesine rağmen başlatılan takibe itiraz ettiğini, davalı-borçlunun, ödeme emri ekindeki hesap mutabakatında yer alan imzasına itiraz etmediğini, yani davalı-borçlunun takip dayanağı belgenin doğrulunu ikrar ettiğini, yapılan itirazın tamamen kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davaya konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı olduğunu, her şeyden önce müvekkilinin, davacı tarafından 2023 yılı içinde gerçekleştirildiği iddia edilen işlerin hiçbirini fiilen teslim almadığını, teslim edildiğine ilişkin bir tutanak, teknik rapor, metraj, kabul belgesi ya da ticari kayıt mevcut olmadığını, davacının söz konusu işlerin yapıldığı ve müvekkiline teslim edildiğine ilişkin tek bir yazılı belge sunamamasının, ileri sürdüğü alacak iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu ortaya koyduğunu, bu nedenle davacının iddiasına konu edilen borcun varlığı kesin bir dille reddedilmekte olduğunu, davacı tarafın dayanmış olduğu hesap mutabakatında müvekkilinin imzası bulunsa da, bu belgenin imzalanma amacı ve hukuki niteliğinin davacının iddia ettiği şekilde borç ikrarı olmadığını, mutabakatın, taraflar arasında önceki yıllara dayanan genel iş ilişkisi kapsamında davacının sunduğu bir taslak çalışma olduğunu, içeriğinin müvekkili tarafından teyit edilmediğini, işlerin teslimi, sahadaki gerçekleşme, metraj ve nihai hesaplamalar hiçbir şekilde yapılmadığını, mutabakat metninin, faturasız, defterlere işlenmemiş, kapsamı belirsiz ve somut iş kalemlerini içermeyen rakamların taslak olarak sunulduğu bir tablo niteliğinde olduğunu, ticari defterlere dayanmayan, teslim belgeleriyle desteklenmeyen ve hangi işlerin toplamı olduğu anlaşılmayan böyle bir mutabakatın Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca borç ikrarı teşkil etmediğini, davacı tarafın 2024 yılı sonuna doğru düzenlediği e-faturanın tamamen haksız olduğunu ve ticari ilişkinin doğal akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin, faturayı süresinde ve usulüne uygun şekilde reddettiğini, bunun tek nedeninin faturada belirtilen işlerin yapılmamış, teslim edilmemiş ve hesap mutabakatı ile ilişkilendirilmesi mümkün olmayan işler olması olduğunu, e-fatura reddinin, borcun kabul edilmediğini açıkça gösterdiğini, sonrasında düzenlenen “temel fatura” da gerçeğe aykırı olduğundan kabul görmediğini; müvekkilinin sistem gereği düzenlemek zorunda kaldığı iade faturası ise faturanın içeriğini reddetmekten ibaret olduğunu ve borcu kabul anlamına gelmediğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup; 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine cari hesap mutabakatından kaynaklanan 60.508,35 Euro alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmış olup; ilgili takip dosyasının bir sureti dosyamız içerisine alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 14/02/2026 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle;"3.1-Davacı ... ... Tic. Ltd. Şti.'nin incelenen delil niteliğine haiz ticari defter ve belgelerinde; davalı ... ... Ltd. Şti. 120.1Y.002 Hesap Kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, takibe konu 2.638.785,60-TL karşılığı 60.000,00-EUR bedelli faturanın davalı şirketçe iade edildiği, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirkete toplam 566.500,86-TL borçlu göründüğü, 3.2-Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin incelenen delil niteliğine haiz ticari defter ve belgelerinde; davacı ... ... Ltd. Şti. 320.01.099 Hesap Kodu ile Satıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, takibe konu 2.638.785,60-TL karşılığı 60.000,00-EUR bedelli faturanın davacı şirkete iade edildiği, takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten toplam 566.500,86-TL alacaklı göründüğü, 3.3-Davalı şirketçe iade edilen 60.000,00-EUR bedelli faturada yer alan ürünlerin davacı şirketçe e-irsaliyeler ile teslimlerinin yapıldığı, keza taraflar arasında imza altına alınan 19/03/2024 tarihli hesap mütabakatında yapılan hizmetlerin ve teslim edilen ürünlerin dökümlerinin yapılıp davacı şirketin 60.000,00-EUR alacağı bulunduğunun teyit edildiği, 3.4-Davacının, .... İcra Dairesinin 2025/... Esas numaralı icra dosyasında icra takibini yaptığı 60.508,35-EUR anapara tutarın 60.000,00-EUR'luk kısmı kadar alacaklı bulunduğu, defter, kayıt, belge ve deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 2.281.314,00-TL karşılığı 60.000,00-EUR olduğu, (1 EUR = 38,0219-TL)" belirtilmiştir.Tarafların kök rapora itirazı üzerine bilirkişiden ek rapor alınmış olup; 10/04/2026 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "2.1-Takibe konu olan ve davalı şirketçe iade edilip kayıtlardan çıkarılan 2.638.785,60-TL karşılığı 60.000,00-EUR+KDV toplam 72.000,00-EUR bedelden davalı şirketin cari hesapta alacaklı göründüğü 566.500,82-TL karşılığı 11.497,64-EUR düşüldükten sonra kalan 60.502,36-EUR tutar kadar davacı şirketin alacağı bulunduğunun hesap edilebileceği, 2.2-Davalı şirketçe iade edilen 2.638.785,60-TL karşılığı 60.000,00-EUR+KDV bedelli faturada yer alan ürünlerin davacı şirketçe e-irsaliyeler ile teslimlerinin yapıldığı, keza taraflar arasında imza altına alınan 19/03/2024 tarihli hesap mütabakatında yapılan hizmetlerin ve teslim edilen ürünlerin dökümlerinin yapılıp davacı şirketin 60.000,00-EUR alacağı bulunduğu hususunda mütabık kalındığı, 2.3-Davacının, .... İcra Dairesinin 2025/... Esas numaralı icra dosyasında icra takibini yaptığı 60.508,35-EUR anapara tutarın 60.000,00-EUR'luk kısmı kadar alacaklı bulunduğu, defter, kayıt, belge ve deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 2.281.314,00-TL karşılığı 60.000,00-EUR olduğu, (1 EUR = 38,0219-TL)" belirtilmiştir.Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olmakla taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafça da imzalanan 19/03/2024 tarihi hesap mutabakatına göre 31/12/2023 tarihi itibariyle davalı tarafın davacı tarafa 60.000 Euro borcu olduğunu kabul ettiği, bu borcun KDV hariç hesaplandığı, tarafların lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip olduğu anlaşılan ticari defter ve kayıtlarından; davacının, davalıyla ticari ilişkiden kaynaklı olarak düzenlenen faturalar ve davalının yaptığı ödemelerin kayıtlı olduğu, cari hesap ilişkisinde yapılan mahsuplaştırma ile 60.000,00-EUR+KDV toplam 72.000,00-EUR bedelden davalı şirketin cari hesapta alacaklı göründüğü 566.500,82-TL karşılığı 11.497,64-EUR düşüldükten sonra kalan 60.502,36-EUR tutar kadar davacı şirketin alacağı bulunduğunun bilirkişi ek raporuyla tespit edildiği, takibe konu faturaları Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim (Form BA) ile de faturanın beyan edildiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, “..davalının vergi dairesine böyle bir bildirim yapmasının, takip dayanağı faturanın içeriğinin benimsendiği ve faturada yazılı malların alındığını gösterdiği, davalının bunun aksini gösterir delil sunmadığı ….”(Yargıtay 19. H.D. 15/11/2012 T. 2012/9636 E.- 2012/17068 K. sayılı ilamı) yönündeki Yargıtay’ın ilgili kararı gereği de, davalı yanca mal/hizmet alındığı, vergi dairesine bildirimde bulunduğu, davalının bunun aksini gösterir delil sunmadığı ve takip dayanağı olan faturalanın karşılığının da ödendiğinin ispat edilemediği, buna ilişkin dosyaya dekont, ödeme makbuzu vs. sunulmadığı, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın 60.502,36 Euro yönünden yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulü ile davalının .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaliyle, takibin asıl alacak olan 60.502,36-EUR üzerinden asıl alacak tutarına takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın takip tarihindeki TL kuru üzerinden %20'si oranında hesaplanan 460.082,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİYLE,1-Davalının .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaliyle, takibin asıl alacak olan 60.502,36-EUR üzerinden asıl alacak tutarına takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle takibin devamına,2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Kabul edilen asıl alacağın takip tarihindeki TL kuru üzerinden %20'si oranında hesaplanan 460.082,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Alınması gereken karar ve ilam harcı 199.090,83-TL olup, peşin alınan 38.274,43-TL harcın mahsubu ile bakiye 160.816,40-TL karar ve ilâm harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 255,00-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL toplamı 12.255,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 12.253,78-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 38.889,83-TL'nin toplamı 51.143,61-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 420.887,56-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 288,37-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya resen iadesine,9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 4.599,54-TL'sinin davalıdan, 0,46-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK'nın 341.maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır