Konya BAM 6. Hukuk Dairesi, bir kooperatifin olağanüstü genel kurul kararlarındaki usulsüzlük iddialarına karşı yapılan ihtiyati tedbir talebinin istinaf başvurusunu değerlendiriyor.
Özet: Davacı vekili, kooperatifin olağanüstü genel kurul toplantısının ana sözleşmeye aykırı şekilde çağrılması, oy sayımında fazladan oy kullanılması, "bir üye bir oy" ilkesinin ihlali, katılım listesindeki imza usulsüzlükleri, yönetim kurulu üyelerinin seçilme şartlarına aykırılık ve divan başkanının tarafsızlık ilkesini ihlal etmesi gibi birçok usulsüzlük barındırdığını belirterek, 24.01.2026 tarihli genel kurulda alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ve müvekkillerinin haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek bu kararların iptali ve oluşan zararların önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C. KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ: 22/05/2026NUMARASI : ... EsasİSTİNAF EDEN VE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACILAR: 1-........ 2-........ 3-........ 4-........ 5-........ 6-........ 7-........ 8-........ 9-........ 10-........ 11-........ 12-........ 13-........ VEKİLİ : Av.....KARŞI TARAF DAVALI: ........VEKİLİ : Av.....TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ: 02/07/2026YAZIM TARİHİ: 02/07/2026 İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 22/05/2026 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesi ile, davalı kooperatif denetim kurulu üyelerinin 17.12.2025 tarihinde kooperatif hakkında olağanüstü toplantı kararı alarak ilk toplantının 24.01.2026 tarihinde, ikinci toplantının ise, 03.02.2026 tarihinde yapılacağına karar verdiklerini, denetim kurulunun çağrı mektuplarını 31.12.2025 tarihinde Konya/Alaaddin PTT şubesinden taahhütlü mektupla üyelere gönderdiğini, ........ ana sözleşmesinin 28. maddesi gereği denetim kurulu tarafından yapılan çağrı şeklinin sözleşmenin amir hükümlerine aykırı olduğunu zira, çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce yapılması, toplantının gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesinin zorunlu olduğunu ancak, ilgili çağrı mektuplarının 31.12.2025 tarihinde posta yolu ile tebliğe çıkarılmasına rağmen olağanüstü toplantının 24.01.2026 tarihinde yapıldığını, bu nedenle çağrı şeklinde yapılan usulü eksiklikten dolayı genel kurul kararının iptalini talep ettiklerini, ........ 24.01.2026 tarihli olağanüstü toplantı tutanağına göre hazirun olarak 189 asaleten, 61 vekaleten üye olmak üzere 250 kişinin toplantıda hazır olduğunun divan başkanlığı tarafından tespit edildiğini, toplantının 7. maddesinde Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin seçimi aşamasına geçildiğini, yapılan oylamada ........ teklifinin 141 oy ve ........ teklifinin 126 oy aldığının tespit edilerek tutanak altına alındığını, toplantı hazirun cetvelinde 250 üye olmasına rağmen toplam oy kullanım sayısının 267 olarak belirlendiğini, bu nedenle fazladan 17 oy kullanımı ortaya çıktığını ve yapılan oylamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca, ana sözleşmenin 24. maddesi gereği her ortağın yalnız bir oya sahip olduğunu ve bir üyenin birden fazla adaya oy kullanmasının yasak olduğunu, toplantının yapıldığı ........ Düğün Salonu ve ..... Merkezinde alınan video kayıtlarının incelenmesi halinde oylama sayma işleminde de açık usulsüzlük olduğunun tespit edileceğini, ..... tv çalışanları tarafından da video kaydı alındığını ve ilgili yerden de video kayıtlarının celbini talep ettiklerini, ortaklar listesinde bulunan ve toplantıya katılanlar tarafından ıslak imzalı imzalanan ortaklar listesinde 240 üyenin imzasının bulunduğunu, ilgili listede de vekaleten atılan imzaların hangi isim tarafından atıldığı ve vekilin kim olduğunun belirtilmediğini, üyeler tarafından atılan imzaların baştan savma ve paraf şeklinde atıldığının ve birbirlerine benzerliğinin açıkça görüleceğini, işbu durumun toplantı yeter sayısının tespiti ve alınan kararların geçerliliğinin tespiti noktasında usuli hatalar ihtiva ettiğini, bu nedenle 24.01.2026 tarihli olağanüstü toplantıda alınan kararların tümden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ana sözleşmenin 44. maddesi gereği yönetim kuruluna seçilme şartlarının ihlal edildiğini, seçilen yönetim kurulu üyelerinin seçilme şartlarına haiz olup olmadığının mahkeme tarafından tespitinin yapılmasını istediklerini, 24.01.2026 tarihli olağanüstü toplantıda yapılan usulsüzlüklere ilişkin toplantıya katılım sağlayan üyeler tarafından tutanak tutulduğunu, üyelerin blok listeye ayrı ayrı oy kullanmasına itiraz edildiğini, ancak ilgili itirazın divan başkanı tarafından dikkate alınmadan işlem tesis edildiğini, Divan Başkanlığı yapan ........'nın aynı zamanda yönetim kurulu asli üyesi olarak oylamaya katıldığını ve bu durumun tarafsızlık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, gerek kooperatifler kanunu ve kooperatif ana sözleşmesine gerekse diğer tüm mevzuat hükümlerine aykırı olarak yapıldığı açık olan olağanüstü toplantı neticesinde alınan kararın hukuka aykırı ve müvekkillerin haklarını açıkça ihlal eder nitelikte olduğunu, müvekkillerin kooperatif üyeliğinin başlangıcından itibaren korunması gereken hukuki yararının hiçe sayıldığını, yargılama sürecince ilgili toplantıda alınan kararların icrasının ticari ve maddi anlamda telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararı verilerek iptali talep edilen karar öncesindeki şekliyle korunmasını, davalı kooperatifin 24.01.2026 tarihli olağanüstü kararların tespitini ve iptalini, dava sonuçlanıncaya kadar ilgili kararların telafisi mümkün olmayan zararlara neden olabileceğinden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili 22.5.2026 tarihli talep dilekçesi ile de, dava dilekçesindeki taleplerini tekrarla, dava konusu genel kurul kararının iptali hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek yürütmesinin durdurulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "..Mahkememiz dosyası üzerinde yapılan incelemede; Mahkememizin 18/02/2026 tarihli ara kararı ile"...1-Davalı vekilinin mahkememizin 30.01.2026 tarih ve ... Esas sayılı ihtiyati tedbir kararının yapılan itirazının kısmen kabulüne, 2-Mahkememizin 30/01/2026 tarihli ihtiyati tedbir karar gereğinin aynen devamı ile, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; a)HMK nun 389. ve devam eden maddeleri gereğince ihtiyati tedbire konu; davalı ........(V.N:........, Mersis No:........)'nin 24.01.2026 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararının 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına....." karar verildiği, davalının istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 21/04/2026 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile "Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2026 tarih ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA," karar verildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 389/1.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK'nun 390. Maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmüştür.Dosyadaki mevcut deliller, tüm dosya kapsamı ve davacı taraf iddiaları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava konusu genel kurul kararının yürütülmenini durdurulmasına yönelik mahkememizce verilen tedbir ara kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığı 6.Hukuk Dairesi'nin 21.04.2026 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı ve mahkememizin 17/02/2026 tarihli ara kararı ile davalı kooperatifin mal varlığının azaltılması ve borçlandırılmasına yönelik tüm işlemlerinin kayyum denetimine tabi tutulmasına yönelik verilen tedbir kararının halen yürürlükte olduğu da birlikte değerlendirildiğinde davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, dava sürecindeki en kritik hususun mahkemenin 17.02.2026 tarihli ara kararı olduğunu, bu kararın gerekçe kısmında mahkemenin "...davalı kooperatif genel kurul kararının iptalini talep eden üyelerin haklarının korunması için davanın sonuna kadar davalı kooperatif mal varlığının korunması için; davanın sonuna kadar davalı kooperatif mal varlığının korunması amacıyla... ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü yerine talebin reddine karar verilmesi hukuka uygun olmadığından..." belirterek tedbirin devam etmesi gerektiğini açıkça vurguladığını, ancak kararın hüküm fıkrasında maddi hata neticesinde "tedbirin kaldırılmasına" yazıldığını, mahkemenin bu hatasını fark ederek 18.02.2026 tarihinde bir düzeltme kararı verdiğini ve gerekçesine uygun olarak tedbirin devamına hükmettiğini, her ne kadar Konya BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2026 tarihli kararıyla maddi hata yoluyla hükmün esastan değiştirilemeyeceği gerekçesiyle bu düzeltme kararını kaldırmış olsa da, bu kaldırma kararının usule ilişkin olduğunu, dolayısıyla mahkemenin 17.02.2026 tarihli kararındaki gerekçenin halen mahkemenin esasa dair kanaatini yansıttığını, mahkemenin 22.05.2026 tarihli son ret kararında kendi oluşturduğu bu güçlü gerekçeyi görmezden gelmesinin hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu, mahkemenin 22.05.2026 tarihli ret kararında, BAM'ın kaldırma kararını sanki tedbir verilmesine engel bir kesin hüküm gibi değerlendirdiğini oysa, BAM kararının sadece 18.02.2026 tarihli ek kararın usulüne ilişkin olduğunu, ihtiyati tedbir kararları nihai karar olmadığından, şartların varlığı halinde her zaman yeniden talep edilebileceğini, dosyada yaklaşık ispat koşulunun bizzat mahkemenin 17.02.2026 tarihli gerekçesiyle sabit hale geldiğini, TTK m. 449 uyarınca yürütülmenin geri bırakılması şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 390. maddesinde '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen yasal şartların oluşmadığı ve bu itibarla, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesinde sonucu itibariyle bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/07/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.Başkan ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır .....