Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, change araç satışından kaynaklanan tazminat davasında hukuki yarar yokluğuyla usulden ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Motor ve şasi numaraları değiştirilmiş bir aracı davalıdan satın alıp üçüncü bir kişiye satan davacının, uğradığı zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açtığı tazminat davasında ilk derece mahkemesi, aynı araçla ilgili ceza davasında davalı hakkında beraat kararı verilmesi ve aracın üçüncü kişiye iadesine hükmedilmesi nedeniyle, davacının davalıdan tazminat talep etme konusunda hukuki menfaati kalmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, bu ret kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2026
NUMARASI : ... Esas-... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 02/07/2026
YAZIM TARİHİ : 02/07/2026
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan 17.08.2020 tarihinde, ........ plakalı, 2008 model, Scania marka aracı Konya ... Noterliğinin ... yev. numaralı araç satış sözleşmesi ile satın aldığını, akabinde, müvekkilinin davalıdan aldığı bu aracı, dava dışı ........'ne 08.09.2020 tarihinde, Konya ... Noterliğinin ........ yev. no.lu satış sözleşmesi ile sattığını, dava konusu ........ plakalı aracın 03.06.2021 tarihinde trafikte iken Kastamonu İli, Taşköprü İlçesinde Taşköprü Jandarma Komutanlığınca durdurulduğunu, aracın Adana İl Emniyet Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliğince çalıntı olarak arandığı gerekçesiyle araca el konulduğunu, muhafaza altına alınarak yediemine teslim edildiğini, olaydan bir hafta sonra Ankara Kriminal Polis Lab. Müdürlüğü tarafından inceleme yapıldığını ve 11.06.2021 tarihli kriminal raporu ile aracın change olduğu (motor ve saşe numaralarının değiştirildiği) tespit edilerek Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na (... Sor. sayılı dosyası) teslim edildiğini, müvekkilinin 3. kişinin change araçtan kaynaklı güncel zararını, davalı yüzünden kendi gidermek zorunda kaldığını, sonuç olarak müvekkilinin, dava dışı şirketin, aracın change olmasından kaynaklı zararını giderdiğini, aracın resmi mercilerce el konulması ve muhafaza altına alınmasından kaynaklı zararlara ilişkin tüm hakların müvekkiline geçtiğini, bu nedenle müvekkilinin Konya ... Noterliğinin 08.07.2021 tarih, ... yev. no.lu ihtarnamesi ile davalıdan zararının rücuen tazminini talep ettiğini, müvekkilinin bir de noterde masraf yapmak zorunda kaldığını ancak, bu talebine davalı tarafından olumsuz cevap verildiğini ileri sürerek, davalıdan satın alınan aracın change çıkması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların tespiti ile uğradığı zarara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece "...Dava, maddi tazminat davasıdır.
Konya .... Ağır Ceza Mahkemesi'Nin ... esas, ... karar sayılı dosyasının incelenmesinde; ........'in de katılanlardan olduğu, sanığın Mehmet Kumru, suçun kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırılıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçu , suç tarihinin 10/09/2024, suça konu aracın ........ plakalı araç olduğu, sanık hakkında , sanığın change işlemi yaptığından ya da aracın vasfını bildiğine dair bir delil bulunmadığından beraat kararı verildiği, üzerinde tedbir bulunan ........ plakalı aracın karar kesinleştiğinde ruhsat sahibine iadesine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 24/02/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı, davalıdan satın alınan ........ plakalı aracın change çıktığını, bu aracı davalıdan aldıktan sonra dava dışı ........'ye sattığını, aracın change çıkması nedeni ile dava dışı kişinin araçtan kaynaklanan zararını gidermek zorunda kaldığını, davalıdan satın alınan aracın change çıkması nedeniyle uğradığı zararın tazminin talep ettiği, Konya .... Ağır Ceza Mahkemesi'Nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında ise davalı şirket yetkilisi hakkında ........ plakalı araçta change işlemi yapıldığından ya da aracın vasfını bildiğine dair bir delil bulunmadığından beraat kararı verildiği,n verilen kararda ise üzerinde tedbir bulunan ........ plakalı aracın karar kesinleştiğinde ruhsat sahibine iadesine denildiği, kararın kesinleştiği, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığına yazılan yazıya verilen cevaptan , dava konusu aracın güncel malikinin dava dışı ........ Olduğunun anlaşıldığı, dava dışı şirketin davacıdan hem zararını tazmin ettirdiği hem de dava konusu aracın dava dışı şirkete iadesine karar verildiği anlaşılmakla, davacının davalıdan tazminat talebinde bulunmasına ilişkin hukuki yararı kalmadığı kanaatine varılarak davanın usulden reddine...." gerekçesiyle, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin sattığı aracın dava dışı 3. kişi ........'nin kullanımında iken savcılık kararıyla trafikten men edilerek yaklaşık 5 yıl yediemin parkında bağlı kaldığını, müvekkilinin satıcı olarak 3. şahsın zararını giderdiğini ve haklarına halef olduğunu, doğal olarak aracı satın aldığı davalıya rücu ettiğini ancak, davalının zararı gidermeye yanaşmadığını, müvekkilinin işbu davayı açmak zorunda kaldığını, her ne kadar ceza mahkemesi kararı ile aracın müvekkiline iadesine karar verilmiş ve yediemin parkından çıkarılmış olsa da, bu durumun müvekkilinin zararının ve hukuki yararının kalmadığı anlamına gelmediğini, müvekkilinin aracı 5 yıl kullanamadığını, gelir elde edemediğini, tüm vergi ve sigortalarını ödemek zorunda kaldığını, aracın parkta kalması nedeniyle oluşan tamirat masrafları ve lastik yenileme bedellerini ödediğini, yediemin park ücreti ödemek zorunda kaldığını, ceza davası ve işbu dava için yargılama giderleri, mahkeme/noter masrafları ve vekalet ücreti ödediğini, en önemlisi aracın change olduğu yönündeki bilirkişi raporu ve savcılık tarafından konulan ihtiyati tedbir kararı gereği müvekkilinin tasarruf yetkisinin kalmadığını, aracı kullanamadığını, kaydını üzerine alamadığını, vizesini yaptırıp trafiğe çıkaramadığını, tüm vergi ve sigorta ödemelerini yapmak zorunda kalmasına rağmen aracı satamadığını veya çalıştıramadığını, bu nedenle müvekkilinin aracı teslim almış olması nedeniyle zararının ve dolayısıyla bu davada da hukuki yararının kalmadığından bahsetmenin abesle iştigal olduğunu, aracın alım satımında veya çalıştırılmasında bir sorun olmasa dahi, müvekkilinin zararının olmadığı ve hukuki yararının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin doğru olmadığını zira, davalının sattığı aracın gizli ayıplı (change) çıkması nedeniyle belirtilen tüm masrafların müvekkili tarafından yapılmak zorunda kalındığını, bu durumda ancak aracın teslimiyle zararın giderilmesinin söz konusu olacağını ancak, teslim öncesi zararları davalının ödemek zorunda olduğunu, bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddinin dahi doğru olmadığını, mahkemece davacının zararlarının en azından aracın teslimine kadar kısmının hesap edilip ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece yargılama giderlerinin müvekkiline yükletilmesinin de doğru olmadığını, davanın konusuz kalmış olması halinde dahi HMK 331'e göre hükmedilmesi gerektiğini, davanın konusuz kalmadığını, müvekkilinin hukuki yararının ortadan kalkmadığını, başka bir ifade ile zararlarının giderilmediğini, lakin konusuz kalmış olsa dahi davanın açıldığı tarihte müvekkilin haklı olduğunun ortada olduğunu, bu sebeple aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/19-1827 E-, 2013/802 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (Arslan, Ramazan; Aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, Ankara 2009, Önsöz VII).
Öte yandan, bu yararın, "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması da gerekir (Hanağası, a.g.e., s.135).
Uygulama da, dava açarken ve dava sırasında da menfaatin (hukuki yararın) bulunması gerekmesini dava şartı olarak kabul etmiştir. Bu şart, dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle, menfaate; davanın dinlenebilmesi (mesmu olması, kabule şayan olması) şartı da denilmektedir (Hanağası, a.g.e., s.19-21).
Aynı görüş, Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.1982 gün ve 1982/7-1874 E.-914 K.; 05.06.1996 gün ve 1996/18-337 E.-542 K.; 05.02.1997 gün ve 1997/18-797 E.-53 K.; 11.03.1998 gün ve 1998/8-176 E.-217 K.; 20.10.1999 gün ve 1999/14-840 E.-859 K.; 10.11.1999 gün ve 1999/1-937 E.-946 K.; 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E.-458 K.; 29.05.2002 gün ve 2002/2-401 E.-451 K.; 17.03.2010 gün ve 2010/3-119 E.- 159 K.; 31.03.2010 gün ve 2010/11-143 E.-196 K.; 10.10.2012 gün ve 2012/19-477 E sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Bir davada, menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır.
Bu ilkeden hareketle, bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı konusu mahkemece; tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde (kural olarak davanın açıldığı tarihe göre), kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sayede, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Her ne kadar mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle, davacının işbu davada hukuki yararının bulunduğu nazara alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken, anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2026 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/07/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....