Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, somut delilsiz ve hatalı hesaplanmış kaçak elektrik faturasının iptali ile ödenen bedelin iadesi davası.
Özet: Davacı, ticari işletmesinde davalı kurum tarafından düzenlenen kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının hukuki ve teknik temelden yoksun olduğunu, sayaca müdahale veya enerji bypassına dair somut delil, fotoğraf ya da teknik ölçüm bulunmadığını, tutanağın tek taraflı ve sübjektif kanaatlere dayalı olduğunu, ayrıca tahakkuk ettirilen faturanın elektrik piyasası mevzuatına aykırı ve fahiş hesaplamalar içerdiğini belirterek, kaçak elektrik kullanım iddiasının ispatlanamadığını ve ödenen bedelin borcun kabulü anlamına gelmediğini vurgulayarak, söz konusu faturanın iptalini ve ödenen meblağın iadesini talep etmektedir.

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/284 Esas
KARAR NO : 2026/635
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2026
KARAR TARİHİ : 03/07/2026
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ..., ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak No: ... ... Blok ... adresinde otomobil far tamiri ve satışı üzerine ticari faaliyet gösterdiğini, davalı kurum nezdinde ... hizmet numaralı abonelik ile ticarethane abone grubunda kayıtlı olduğunu, davalı kurum personelleri tarafından ... tarihinde davacı işletmesinde yapılan kontrolde, sayacın birinci faz çıkışının iptal edilerek ana kolon sigorta çıkışına eklendiği ve meskene direkt enerji verildiği iddiasıyla ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanağa dayanılarak davacı aleyhine ... TL tutarında kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, davalı kurum tarafından davacı ...’un işletmecisi olduğu otomobil far dükkanında gerçekleştirilen denetim neticesinde tanzim edilen ... tarihli ve ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı, hukuki ve teknik temelden yoksun, tamamen davalı kurum çalışanlarının sübjektif kanaatlerine dayalı bir metin niteliğinde olduğunu, davacının elektrik enerjisini sayaçtan geçirmeksizin kullandığına dair hiçbir somut veri, fotoğraf, video kaydı veya teknik ölçüm sonucuna yer verilmediğini, davalı kurumun kendi personeli tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, davalı kurumun düzenlediği tutanak tek başına kaçak elektrik kullanımının ispatı için yeterli olmadığını, davacının işletmesinde yapılan kontrolde, sayacın ölçüm yapmasını engelleyen fiziksel bir köprüleme, harici hat çekimi veya mühür bozma eyleminin varlığına dair dosyada hiçbir somut teknik kanıt bulunmadığını, tutanağın "Açıklama" kısmına yazılan soyut ifadeler, davacının ticari itibarını zedeleyen ve fahiş bir borç yükü altına girmesine sebebiyet veren varsayımsal iddialardan ibaret olduğunu maddi gerçeklik, varsayımlar üzerine inşa edilemeyeceğini; özellikle ağır mali sonuçları olan kaçak elektrik tahakkukunda, şüpheden uzak ve teknik olarak doğrulanabilir delillerin varlığı zorunlu olduğunu, davalı kurum, iddiasını güçlendirmek amacıyla ... Marka ... seri numaralı sayaca ilişkin ... tarihli bir test raporu sunduğunu, davacının dükkanındaki sayacın log kayıtlarında görülen ... verileri, sayacın enerji girişinin kesildiğini gösterdiğini, ancak bu kesintinin "kaçak kullanım amacıyla" yapıldığına dair bir illiyet bağı kurulmamıştır. davalı kurum, bu teknik veriyi davacı aleyhine bir karine olarak kullanmaya çalışsa da, EPTHY'nin 43. maddesi uyarınca ispat yükü kendisinde olduğunu, sayacın iç aksamına müdahale edildiğini, yazılımın manipüle edildiğini veya fiziksel olarak devre dışı bırakıldığına dair laboratuvar raporunda kesin bir arıza veya müdahale bulgusu belirtilmediğini, ... tarihli tutanakta yer alan en ağır iddia, "sayacın ... fazı çıkışı iptal edilerek ana kolon sigorta çıkışına eklenip meskene (işletmeye) direkt enerji verildiği" iddiası olduğunu, davacı otomobil far dükkanı gibi teknik bir iş kolunda faaliyet gösterdiği göz önüne alındığında, elektrik tesisatındaki herhangi bir usulsüz ekin yangın riskinden cihaz arızasına kadar birçok tehlike barındıracağını, davalı kurumun tutanağında, davacnın o anki anlık gücü 2981 Watt olarak ölçüldüğünü, ancak bu gücün ne kadarının sayaçtan geçtiğini, ne kadarının iptal edildiğini iddia edilen fazdan geçtiğine dair bir ayrım yapılmadığını, bu nedenle, tahakkukun iptali ve ödenen bedelin iadesi gerekmektiğini, davacı ..., ödeme yaptıktan hemen sonra davalı kuruma itirazlarını ilettiğini, ancak bu itirazlar davalı tarafından cevapsız bırakıldığını, bu durum dahi davacının ödeme anındaki iradesinin borcu benimsemek değil, sadece geçici bir çözüm üretmek olduğunu kanıtladığını, davalı kurumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 45. maddesi, kaçak elektrik tüketim miktarının nasıl hesaplanacağını emredici hükümlerle düzenlediğini, tüketim miktarı hesaplanırken çalışma saatleri, kurulu güç veya bağlantı gücü gibi parametrelerin somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiğini ve yönetmeliğin 45/3-Ç maddesi gereğince 8 saat çalışma süresinin esas alınması gerektiğini, bir ticari işletmenin enerji tüketim kapasitesi, o işletmede bulunan cihazların kurulu gücü ve bu cihazların fiilen kullanıldığı süreler ile doğrudan ilintili olduğunu, davalı kurumun düzenlediği faturada yer alan tüketim değerleri, davacının ticari hayatın olağan akışı içerisindeki faaliyetleriyle zıt olduğunu, yüksek bir meblağın tahakkuk ettirilmesi, davalı kurumun hesaplama yaparken varsayımsal veriler kullandığını ve somut durumu analiz etmek yerine cezalandırıcı bir yaklaşımla hareket ettiğini gösterdiğini, davacının işletmesindeki cihazların niteliği ve sayısı dikkate alındığında, davalı tarafın iddia ettiği tüketimin gerçekleşmesi için dükkanın 24 saat boyunca tam kapasiteyle ve endüstriyel boyutta enerji harcaması gerektiğini, bu durum işletmenin otomobil far dükkanı olması gerçeğiyle bağdaşmadığını, bu nedenlerle, davanın kabulü ile; davacı ... tarafından davalı ... A.Ş.’ye haksız ve fahiş kaçak elektrik tahakkuku neticesinde ödenmek zorunda kalınan ... TL'nin, ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan iadesine, davalı kurum tarafından düzenlenen ... tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ve buna dayalı tahakkukların hukuka aykırılığının ve davacnıın, davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı, far tamiri ve satışı üzerine ticari faaliyet gösterdiğinden bahisle işbu davayı açmış ise de; davacının Antalya Oto Tamirciler Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ... tarihinde yapıldığını, "esnaf kaydı" mevcut olduğundan, davacı tacir olmadığını, esnaf olduğunu, davacının tacir olmaması karşısında da işbu dava ticari nitelikte bir dava olmadığını, ticari iş niteliğinde olmayan işbu davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından işletilen dava konusu tüketim noktasında davalı şirket çalışanları tarafından ... tarihinde yapılan kontrollerde sayaçta anormallik tespit edildiğini ve sayacın dışarıdan müdahaleye maruz kaldığı şüphesiyle sökülerek laboratuvara sevk edildiğini, sayacın ... verileri incelendiğini, sayacın ... ve ... aldığı tespit edildiğini, elektrik mevzuatı ve bilimi çerçevesinde sayacın alışılmışın dışında ... ve ... alması, teknik olarak sayaca dışarıdan bir müdahale yapıldığını, sayaçta meydana gelen ... ve ... verisinin dış bir müdahale ile mevcut olacağı açık olduğunu, ilgili yönetmelik kapsamında işbu laboratuvar sonucuna göre ... seri numaralı ve ... tarihli dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, davacının sayaca müdahale ettiği iddiası, sadece dijital log kayıtlarıyla değil, aynı zamanda ihtilaflı ve ihtilafsız dönemler arasındaki "bariz tüketim farkı" ile de desteklendiğini, itirazı kayıt koyulmaksızın ödeme yapıldığını olması nedeniyle ilgili faturanın ve fatura nedeniyle tahakkuk ettirilen borcun davacı tarafından kabul edildiğini, istirdat talebinde bulunulabilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmadığını, hukuken istirdat davasının açılmasının mümkün olmadığı konusunda şüphe olmadığını, bu nedenle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, yasal şartları oluşmayan ve ispatlanamayan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Davacının bağlı bulunduğu Esnaf ve Sanatkarlar odasına ,Ticaret Sicili Müdürlüğüne, ve Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı, davaya konu abone dosyası, abonelik sözleşmesi, 2024, 2025 yıllarına ait faturaların suretlerinin dosya arasına alındığı görüldü.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava abonelik sözleşmesinden kaynaklanan istirdat davasıdır.
Görev hususu kamu düzeninden olup davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Eldeki davada, davacıya ait elektrik aboneliğinin ticari işletmeye ait olduğundan bahisle tarafların tacir olduğu kanaatiyle mahkememize dava açılmış ise de davacının 2024-2025 yılında tacir hadlerine ulaşır ticari faaliyeti olmadığı, VUK 177. Maddesi kapsamında dönem için hasılat ve yıllık alım ve satımlarının hadleri aşmadığı, davacının tacir olmadığı, davalının abonelik sisteminde davacı adına kayıtlı aboneliğin ticarahtane yahut başka bir adla belirtilemesinin ilgili işletmeye ticari işletme sıfatı kazandırmadığı kabulüne göre TTK'nın 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın tacirler arasında olmadığı, davanın mutlak ticari dava türlerinden de olmadığı belirlenmekle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu davada usulden ret kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ ANTALYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; Davacı ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır