Gıyapta hakaret suçunda ihtilat unsurunun oluşmaması nedeniyle sanık hakkındaki mahkumiyetin bozulmasına ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Sanık müdafiinin isnadın ispatlanmadığı ve sanığın yalnızca uyarı kastının bulunduğu yönündeki temyiz itirazları dikkate alınarak yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin hakaret suçundan verdiği mahkumiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddiyle onanmasının hatalı olduğu tespit edilmiştir; zira mağdurun yokluğunda işlenen hakaret suçunda hukuki bir gereklilik olan ve failin sözlerini mağdur dışında en az üç kişinin duyarak anlamasını gerektiren "ihtilat" unsurunun somut olayda oluşmadığı gözetilmeden beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunarak, bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.
4. Ceza Dairesi         2024/5436 E.  ,  2026/6116 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/213 E., 2024/... K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığa yönelik isnadın ispatlanamayıp iddianın açıklığa kavuşturulmadığına, iki tanığın ifadesine karşılık çelişkili beyanda bulunan bir tanık beyanı esas alınarak ceza verildiğine, sanığın sadece uyarı kastının bulunup suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret suçu mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır.
Somut olayda; sanığın eyleminin katılanın gıyabında ve sözle işlenmesi karşısında, ihtilat unsurunun oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.