Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Ticari bir alım satım ilişkisinden doğan ve düzenlenmiş faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine borçlunun yaptığı itirazın iptali istemiyle açılan davada, davacının ticari defterlerinde bazı usul eksiklikleri tespit edilse de bilirkişi raporuyla davacının belirli bir miktar alacaklı olduğu belirlenmiş olup, davalının faturalara yasal süresinde itiraz etmeyerek içeriği kabul ettiği ve ihtarnamelere rağmen ödeme yapmadığı iddiaları çerçevesinde, davacının haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepleri mahkemece değerlendirilmiştir.

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/470 Esas - 2026/415
T.C. ANKARA BATI1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : 2025/470 KARAR NO : 2026/415HAKİM :KATİP :DAVACI :VEKİLİ :DAVALI :DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/04/2025KARAR TARİHİ : 16/06/2026K.YAZIM TARİHİ : 16/07/2026Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca fatura içeriğine sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde içeriğin kabul edilmiş sayıldığını, davalının faturalara yasal süresinde itiraz etmediğini, ticari defterlerinin incelenerek bu hususun tespit edilmesi gerektiğini, davalının herhangi bir ödeme belgesi sunmadığını, müvekkilinin davalının haksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, bu mağduriyetin giderilmesi için takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, dava sonunda müvekkilin alacağının tahsil edilememe ihtimaline binaen davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin borcu karşılar miktarı üzerine ihtiyati tedbir şerhi tatbik edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER :Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin ticaret sicil kaydı, tarafların 2024 yılına ait BA BS formları, davalı yanın ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 22/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.Bilirkişi raporunda, dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi belge, tüm deliller, Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; davacı şirketin mali müşaviri ticari defter ve kayıtlarını sunmuş yapılan incelemede; davacı şirketin ticari defterlerinden 2023 ve 2024 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki -zorunlu olan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter Defterlerinden 2023 yılına ait Yevmiye ve Defteri Kebir Defterlerinin Noter Açılış ve Yevmiye Defteri Kapanış Tasdiklerini sunmadığı, 2024 yılına ait Yevmiye Defteri Noter Kapanış Tasdiklerini sunmadığı, bu durumda tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği görülmediği, davacı şirketin ticari defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu görülmemiş olup defterlerin davacı lehine delil teşkil etmesi kararı mahkemenin kararı olduğu, davacı şirketin, davalı şirket ile ilgili olarak Cari Hesap Kayıtlarını Ferudun Maral ünvanı ile Cari Hesap adı ile tuttuğu 2024 yılına ait Cari Hesap Muavin Dökümü aşağıdaki gibidir. (2023 ve 2025 yıllarına ait cari hesap muavin defter dökümü rapor ekinde EK olarak verildiği, davacı şirketin, davalı şirket'ten 24/06/2024 tarihi itibari ile 31.945,95TL ve alacaklı olduğu, davacı şirketin, davalı şirket'ten 31/12/2024 tarihi itibari ile 31.945,95TL ve alacaklı olduğu görüldüğünden ve icra takibi itibari ile bu bakiyeler geçerli olduğundan görüldüğü, davacı, 28/08/2024 tarihinde davalıya borcu ile ilgili ihtarname gönderdiği ve ilgili ihtarnamede “8 gün içinde ödenmesini” ihtar ettiği, İhtarname Tarihi : 28/08/2024, İhtar süresi 8 gün : 05/09/2024, Takip Tarihi : 20/09/2024, Faiz İşletilen Süre :15 gün, Anapara :31.945,95TL, İşleyen Faiz Tutarı : 679,40TL, Anapara + Faiz Toplamı : 32.625,35TL, Faiz Hesaplama Detayları: 05.09.2024 ile 20.09.2024 (bu tarih hariç) arasındaki 15 gün için yıllık %51,75 faiz oranı üzerinden faiz uygulandığı belirtilmiştir. GEREKÇE :Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 16.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 11.10.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Davacı yan, taraflar arasında mal alım - satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana mal satım teslim ettiğini ve faturalar düzenlediğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, verilen sürede ödenmemesi sebebiyle takip başlatıldığını iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, usulüne uygun tebliğe rağmen davalı yan süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından savunması tespit edilememiş, borca itiraz dilekçesi içeriğinden borcunun bulunmadığını savunduğu tespit edilmiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 23 adet belge karşılığında KDV hariç 78.867,53TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça davacı adına 23 adet belge karşılığında KDV hariç 78.867,53TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir.Taraflara ticari defterlerin sunumu veyahut sunulamayacak boyutta ise bulunduğu yerin adresinin bildirilmesi için kesin süre verildiği, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmediği, ancak 06/01/2026 tarihli celsede her iki tarafın da yeniden süre verilmesini talep ettiği, karşı tarafa verilmesine de itirazlarının bulunmadığı görülmekle yeniden süre verilmiş ve sadece davacı yan defter adresini bildirmiştir. Bu itibarla davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 22/04/2026 tanzim tarihli bilirkişi raporundan davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmadığı, defterlerin bu yönden eksik olduğu tespit edilmiştir.HMK'nın 222. Maddesinin 2. Fıkrası "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." şeklinde olup yasal düzenleme gözetilerek davacı defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağından kaynaklanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere taraflar arasında mal alım - satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça yapılan mal satımına ilişkin düzenlenen faturaların vergi dairesine taraflarca bildirildiği, vergi dairesine yapılan bildirimler ile davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve malın teslimi yönündeki iddiasını ispatladığı, ancak davalı defterleri sunulmadığından incelenemediği, davacı defterlerinin de açılış ve kapanış onaylarının yapılmadığından delil olarak kabul edilemeyeceği, bu itibarla davacının alacağının tespitine yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı, davacının bakiye alacağının varlığını ispatlayamadığı, tarafına dava dilekçesinde dayanmış olduğu yemin delilin hatırlatıldığı, yemin deliline başvurmak istemediğini beyan ettiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 16/06/2026Katip .... e-imzalı Hakim ... e-imzalı