Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil talebi, miras bırakanın intifa hakkı saklı satış ve bakım karşılığı bağış gösterilen devirlerinin mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığına ilişkin Yargıtay onaması.
Özet: Mirasbırakanın, mirasçılardan mal kaçırma saikiyle, gerçekte bağış olmasına rağmen taşınmazlarını satış göstermek suretiyle çocuklarına devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, murisin ekonomik durumunun iyi olması, satışa ihtiyacının bulunmaması, intifa hakkını üzerinde bırakması, bedel ödenmediğinin tespiti ve devirlerin makul sınırları aşması gerekçeleriyle temliklerin muvazaalı olduğuna ve karşılıksız kazandırma niteliği taşıdığına hükmederek davayı kabul etmiş, bu kararlar Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1519 E., 2025/2117 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/540 E., 2025/76 K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; tarafların mirasbırakanı ... ...'in adına kayıtlı ... Köyü 74 parsel sayılı taşınmazdaki tam hissesini 14.03.1996 tarihli işlem ile satış suretiyle oğlu davalı ...'e devrettiğini, intifa hakkını aynı yevmiye sayılı işlem ile üzerinde bıraktığını, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu, asıl maksadın bağış olduğu halde satış olarak gösterildiğini, murisin satışa ihtiyacı olmadığını, davalının da taşınmazı alım gücünün olmadığını, taşınmazın satış bedelinin gerçek bedelden düşük olduğunu, yapılan satışın gerçek olmadığını; yine murisin, adına kayıtlı ... Köyü 75 parsel sayılı taşınmazdaki 160/... hissesini davalı kızı ...'nin kendisine bakacağını söylemesi üzerine gerçek maksadının bağış olmasına rağmen 26.05.2006 tarihli işlem ile satış göstererek tapuda devrettiğini, davalının satış karşılığında bedel ödemediğini, davalı ...'in murisin bakımı ile de ilgilenmediğini, yapılan satışın mirastan mal kaçırma amacıyla yapılmış olduğunu ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı dava konusu 74 parsel sayılı taşınmazın hissesinin iptali ile müvekkilleri adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tesciline, davalı ... adına kayıtlı 75 parsel sayılı taşınmazdaki 160/3420 hissenin iptali ile müvekkillerinin adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili; muris tarafından müvekkili ...'ye yapılan satışın gerçek satış olduğunu, müvekkilinin emeklilik ikramiyesi ile taşınmazdan hisse aldığını, alınan hisse üzerine yapılan iki katlı binanın da müvekkili tarafından yapıldığını; muris tarafından müvekkili ...'e yapılan satışın da gerçek ivazlı bir satış olduğunu, müvekkilinin murise bakması karşılığında yapıldığını, müvekkilinin de bu bakım görevini yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanıkların beyanlarında; murisin çiftçilik ile uğraştığı, satış tarihinde taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığı, ekonomik durumunun iyi olduğu, bedelin ödenip ödenmediğinin bilinmediği, murisin akıl sağlığının yerinde olduğu, kendi işlerini kendisinin görebildiği, bakıma muhtaç olmadığı, oğlu ... ile beraber yaşadığı hususlarının bildirildiği, sonuç olarak ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, mirasbırakanın yaptığı temlikin tüm mamelekine oranı gözetildiğinde dava konusu taşınmazların devrinin makul karşılanabilecek bir sınırda kalmadığı, murisin intifa hakkını kendisinde bırakarak taşınmazı oğluna ve kızına satmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, taşınmaz satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı ve muris tarafından tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırma yapılmadığı, davalının taşınmaz üzerinde bulunan evi yaptığı iddiasının ise tapu iptali davası yönünden değil ancak muhtemel bir muhdesatın tespiti davası yönünden değer taşıdığı, dolayısıyla murisin davalılar ... ve ...'e yaptığı devirlerin karşılıksız kazandırmalar olduğu ve bahsi geçen satışta murisin diğer mirasçılarından mal kaçırma saiki bulunduğu yönünde vicdani kanaatin hasıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle temyiz edenin sıfatına göre davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarında yanlışlık bulunmadığı gözetilerek temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 2.555,63 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.