Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, ticari işletme devrinden kaynaklanan alacak davasında zamanaşımı nedeniyle ret kararının istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacılar, mirasbırakanın malvarlığının muvazaalı işlemlerle davalıya ait başka bir şirkete aktarıldığı iddiasıyla alacak ve tespit davası açmış; ilk derece mahkemesi, mirasbırakanın vefatı ile şirketin terkini üzerinden uzun süre geçtiği gerekçesiyle davayı zamanaşımından reddetmiş, ancak davacılar, davalı tarafından kurulan yeni şirketin murisin hissedarı olduğu şirketle birebir aynı isim, iş kolu ve faaliyet alanında olması nedeniyle olayı geç öğrendiklerini ve dolayısıyla zamanaşımı süresinin henüz dolmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1426 - 2026/2144
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1426 KARAR NO : 2026/2144KARAR TARİHİ : 08/07/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ...ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 10/04/2026NUMARASI : 2025/10 ESAS 2026/444 KARARDAVACI : 1 -...VEKİLİ : Av. ...DAVACI : 2 -...VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...İLİŞKİLİ KİŞİ : 1 - ... İLİŞKİLİ KİŞİ : 2 -...DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)|TespitİSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/07/2026YAZIM TARİHİ : 08/07/2026Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/04/2026 tarih, 2025/10 Esas, 2026/444 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın terekesinde bulunan ...nin mal varlığının TBK m. 19 hükmü delaletiyle muvazaalı olarak organik bağ bulunan şirkete kaçırılması sebebiyle murisin ölüm tarihi itibariyle 'nin mal varlığı değerlerinin (nominal değerinin) bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle tespiti ile zenginleşen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilin cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, davacılar tarafından ileri sürülen muvazaa iddiasını ve alacaklı oldukları iddiasını kabul etmediklerini, davacıların aktif dava ehliyetine sahip olmadıklarını, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin işbu davada pasif dava ehliyetine sahip olmadığını, davanın bu nedenle de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar tarafından açılan davada iddiaları, ...'nin malvarlığının ...ne devredilmiş olması olduğunu, yani işbu iddiaları kabul etmemekle birlikte; talebe konu alacağın dayanağı olan mal varlığını devreden taraf davanın tarafları dışında bir şirket olduğunu ve devralan tarafın da başka bir şirket olduğunu, söz konusu taleplerin malvarlığının devredildiği iddia edilen şirkete yöneltilmeksizin davalı tarafa yöneltilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; ...'ın ... tarihinde vefat ettiğini, dava konusu şirketin de 15.07.2013 tarihinde terkin edildiğini, murisin ölümünden sonra dava tarihine kadar 34 seneden fazla zaman geçtiğini, şirketin terkin olunduğu tarihten davanın açıldığı 16.05.2023 tarihine kadar yaklaşık 10 yıl geçtiğini, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gibi bunun yanı sıra 5 yıllık zaman aşımı süresinin de dolduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Ön inceleme duruşmasında kabul edilen uyuşmazlık konusu yönünden yargılama yapılmasının hatalı olduğunu, tahkikatın ön inceleme tutanağı ile tespit edilen uyuşmazlık konusu çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken şirket müdürünün sorumluluğu davası olarak görülmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin müvekkilinin talep etmediği bir şey hakkında karar veremeyeceğini, talebe bağlı kalması gerektiğini, dava konusu her iki şirketinde faaliyet alanlarının aynı olduğunu, yerel mahkeme tarafından uyuşmazlık her ne kadar muris muvazaası olarak nitelendirilmişse de taleplerinin muris muvazaasına dayalı bir dava olmadığını, davalı tarafından hileli ve muvazaalı işlemler yapılmak suretiyle müvekkillerinin murisinin ortağı olduğu şirketin mal varlığının davalıya ait başka bir şirkete kaydırılması olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu , yerel mahkemenin zamanaşımı nedeniyle reddinin de hatalı olduğunu, muris ...'ın vefat ettiğinden müvekkilinin 7 aylık olduğunu, davalı tarafından kurulan şirket ile murisin hissedarı olduğu şirketin bire bir aynı isimde olduğunu, iş kolunun aynı olduğunu, aynı adreste faaliyet gösterip aynı işçilerle çalıştığını, müvekkillerinin de davalı yan tarafından kurulan yeni şirketin murisin hissedar olduğu şirket olduğu zannettiğini, işbu nedenle murisin ortağı olduğu şirketin hukuki durumu müvekkillerden ... tarafından Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/611 Esas 2023/638 Karar sayılı ilamı ile mirasçılık belgesi alınması akabinde yapılan araştırma neticesinde öğrenildiğini, bu nedenle davalı yönünden zamanaşımının dolmadığını, davanın esasına girilmesi gerektiğini, ayrıca yerel mahkeme tarafından uzatılmış zamanaşımı göz ardı edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava; şirket yöneticisinin verdiği zararlar nedeniyle açılan sorumluluğa dayalı tazminat istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi'nce, davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; her ne kadar davacılar tarafından, murisin vefatı sonrasında gelişen olaylar olduğu ve şirket yöneticisi olan ...'ın şirket zararına yol açtığı hususu ileri sürülmüş ise de; TTK' nın 560 maddesine göre sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 ve her halde zarar doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı, davacılar murisi ...'ın 26.02.1990 tarihinde vefat ettiği, dava konusu şirketin de 15.07.2013 tarihinde terkin edildiği, şirketin terkin olunduğu tarihten davanın açıldığı 16.05.2023 tarihine kadar yaklaşık 10 yıl geçtiği, terkin hususunun ticaret sicil kaydından açıkça görülebileceği ve aleniyet kazanacağı için öğrenilmiş sayılması gerektiği, isnat edilen eylemlere göre daha uzun bir ceza zamanaşımı süresi olmadığı gibi, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresinin de dolduğu, bunun yanı sıra 5 yıllık zaman aşımı süresinin de dolduğu, muvazaa iddialarına konu eylemlerin ise murisin vefatından sonra yapıldığı ileri sürülen eylemler olduğu ve niteliği itibari ile muris muvazasına dayanan eylemlerden sayılamayacağı anlaşılmakla davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 08/07/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. BaşkanÜyeÜyeKatip