İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin taşıma sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasında, uluslararası yük taşımacılığında yetersiz sabitleme nedeniyle oluşan eşya hasarı üzerine taşıyıcının sorumluluğuna dair istinaf kararı.
Özet: Uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bir itirazın iptali davasında, davacı şirket, Danimarkaya taşınan makine ve ekipmanların davalı taşıyıcının kusuruyla (araç içi sabitleme yetersizliği) hasar görmesi nedeniyle ödenen navlun bedelinin iadesini ve takibin devamını talep etmiş; davalı ise hasar bildirim süresine uyulmadığı, zamanaşımı ve taşıma belgesini düzenleyen taraf olmadığı savunmasıyla davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuyla hasarın yetersiz sabitlemeden kaynaklandığı ve bunun taşıyıcının sorumluluğunda olduğu belirtilmesine rağmen davayı reddetmiş, bu karar üzerine davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/923
KARAR NO: 2026/1138
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/07/2025
NUMARASI: 2023/608 Esas - 2025/558 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin 08.08.2022 tarihinde aralarında akdetmiş olduğu taşıma sözleşmesine istinaden 6 (altı) ayrı konteynerın İzmir Aliağa’dan teslim alınarak, teslim alındığı şekliyle gönderilene teslim edilmesi ve müvekkilinin her bir konteyner için 8.500,00 Euro navlun bedeli ödemesi hususunda anlaştıklarını ve karşılıklı olarak borç altına girdiklerini, makine ve ekipman yüklü altı tırın 22, 23 ve 24 Ağustos 2022 tarihlerinde gümrükleme işlemleri yapılarak, Danimarka’da bulunan gönderilene teslim edilmek üzere yola çıktığını, eşyayı taşıyan ... çekici/dorse plakalı tır hakkında müvekkilinin ısrarla bilgi almak istemesi karşısında, davalı tarafından 05.09.2022 tarihinde araç arızası meydana geldiği “aracın kaza yapmış olduğu ve aracın fren sisteminde bir sorun meydana geldiği ancak yük ile ilgili hasar gözükmediği” hususunda bilgi verildiğini, 06.09.2022 tarihinde ise araç arızasının halen devam ettiğinin bildirildiğini, mezkur olay sonrası 06.09.2022 tarihinde tekrar yola çıkmış olan tırın 07.09.2022 tarihinde teslim adresine varabildiğini, gönderilenin teslim noktasında yapmış olduğu incelemede, makine ve ekipmanlarda sahada giderilemeyecek düzeyde hasar meydana gelmiş olması sebebiyle nakliye hasarlı olarak müvekkilinden iadesinin talep edildiğini, eşyanın, davalı taşıyıcının kusuru ile gönderilene teslim edilememesi sebebiyle taşıma sözleşmesine konu borç gereği gibi ifa edilmediğini, müvekkilinin ödediği 8.500 EURO navlun bedelini davalının müvekkiline ödemediğini bunun üzerine....... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının%20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; delil olarak sunulan konişmentoda davalı müvekkilinin taşıma belgesini düzenleyen taraf olmadığını, davacının taraflar arasındaki ilişkiyi ispatlaması gerektiğini, davacı yanın hasar bildirimini süresinde yapmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ispatlayan herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Taşıyıcının sorumluluğu yönünden hal böyle olmakla birlikte “uluslararası taşıma sürecinde ortaya çıktığı sübuta eren kayıp ya da hasar” eğer ki istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut ta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise(CMR md.17/2)ya da eğer kayıp veya hasar, hasara uğrayan malların yüke ve güzergâha uygun bir şekilde ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olması, “yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler” tarafından alınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması yüzünden yahut da kırılma suretiyle kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliğinin doğal sonucu olan (paslanma, çürüme ve benzeri gibi) özel risklerden doğmuş ise, taşımacı zarardan sorumlu tutulamaz (CMR md.17/4,b-c-d).Bu sorumsuzluğu tespitte ölçü ise “deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli olan” özendir. Olayımızda tartışılan yük komple kamyon hamulesi olarak taşınmakta olduğu, nitekim dosyaya sunulu olan belgelerden emtianın taşındığı ... plakalı araçta zarar gören trafo cinsi emtianın taşındığı tespit edilmiştir. Emtianın taşıyıcı araç üzerindeki sabitlemesinin taşıyıcının sorumluluğunda olacağı ise açıktır. Bilirkişi raporunda yapılan tespitler doğrultusunda, emtiada meydana gelen zararın, araç içi sabitlemenin yeterli olmaması nedeniyle, seyahat esnasında yükün maruz kalmış olabileceği yatay ve dikey kuvvetler marifeti ile meydana gelmiş olabileceği görüşüne ulaşılmıştır. Bu durumda, ağır kusur söz konusu olmadan hem akdi hem de fiili taşıyıcının müştereken ve müteselsilen (veya taşıyıcının CMR sigortacısının) meydana gelen zararı, CMR Konvansiyonun 23’üncü maddesinin 3. Paragrafı gereği, belirlenecek üst sorumluluk sınırı içinde tazmin etmesi gerekecektir. Ancak, davacı husumetini müteselsil sorumlu olanlardan akdi/üst taşıyıcı konumunda olan davalı firmaya yönelttiği için, davalının firmanın bu tazmini üstlenmesi gerekecektir. Bilirkişilerce yapılan hesaplamalar neticesinde hak sahibinin medyana gelen hasardan dolayı taşıyıcıdan talep edebileceği tazminat tutarının 7.073,64 Euro olacağı anlaşılmıştır.Somut olayda taşıyıcıdan 7.073,64 Euro bakiye tazminat tutarını, dosyaya sunulan belgelere göre emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan dava dışı alıcı ...firması veya onun bu alacağını temlik ettiği kişi veya tazminat ödenmesine muvafakat ettiği kişi talep edebilecektir. Dosya kapsamında ise; davacının hak sahibinden almış olduğu bir yazılı temlik veya zararın kendisine ödenebileceğine dair bir muvafakatname bulunmamaktadır. Davacının takipteki asıl alacağın kendisine ait olduğu, kendisine temlik edildiği veya bu konuda ödemenin kendisine yapılacağına dair hak ve menfaat sahibinden alınmış bir muvafakatin dosyada bulunmadığı dikkate alındığında, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm açıklamalar ışığında davanın aktif husumet nedeniyle reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirketin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, ancak dosya kapsamındaki delillerinin incelenmemesinden ve hukuki taleplerinin niteliğinin hatalı değerlendirilmesinden kaynaklanan kararın açıkça usule ve hukuka aykırı olduğunu, davalı taşıyıcının kusur ve sorumluluğunun dosya kapsamında sabit olduğunu, uyuşmazlığın davalının kusuru ile hasar gören trafonun tazminatına ilişkin değil, TTK m.883 uyarınca navlun bedelinin iadesine ilişkin olduğunu, davalının hem husumet itirazında bulunup hem de müvekkilinden talepte bulunmasının çelişkili olduğunu, TTK m.883 uyarınca navlun bedelinin müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, haklı istinaf başvurularının kabulü ile eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/07/2025 tarih, 2023/608 E. ve 2025/558 K. sayılı kararın kaldırılmasına, haklı davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, yurt dışı kara yolu taşımasına ilişkin olarak taşımaya konu emtianın hasarlanması nedeniyle ödenen navlun bedelinin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında,.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında "... çekici/dorse plakalı tırda meydana gelen hasardan kaynaklı navlun bedelinin iadesi " sebebine dayalı olarak 8.500 Euro asıl alacak, 247,78 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.747,78 Euro alacağın tahsili istemiyle 17.04.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, İzmir .....'dan Danimarka’da bulunan gönderilen / alıcıya teslim edilmek üzere davalı tarafça düzenlenen navlun açıklamalı fatura kapsamında 24.08.2022 tarihinde başlayan taşımayı yapan ... çekici/dorse plakalı tırda taşınan trafo cinsi emtianın 07.09.2022 tarihinde teslimi üzerine yapılan incelemede, makine ve ekipmanlarda sahada giderilemeyecek düzeyde hasar meydana gelmiş olması sebebiyle taşıma sözleşmesine konu borcun gereği gibi ifa edilmediğinden bahisle davalıya ödenen navlun bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden, dava dışı .... AŞ tarafından dava dışı ...firmasına düzenlenen 24.08.2022 tarihli faturada ...cinsi emtianın 192.000 USD bedel ile satılmış olduğu, emtianın teslim adresinin ise .../Danimarka olduğu, emtiayı satın alan ... tarafından 22.08.2022 tarihli fatura ile emtianın... firmasına 9.400 USD navlun ve sigorta ücreti de dahil olmak üzere toplam 287.300 USD tutar ile satılmış olduğu, dava konusu taşımaya ilişkin ... nolu 24.08.2022 İstanbul tanzim tarihli CMR senedinde, gönderici/yükleyici firmanın dava dışı .... A.Ş., alıcının ..., teslim yerini Danimarka, yükleme yerinin İzmir, taşıyıcı firmanın dava dışı ...A.Ş. olduğu, trafo emtiasının İzmir'den .../Danimarka'ya ... plakalı araç ile sevkinin yapıldığı, taşımayı yapan aracın Almanya'da otobanda seyir halinde iken ani ve sert fren yapması nedeniyle kamyon kasasındaki ünitelerin birbirine çarparak hasar verdiği, CMR senedi üzerinde "nakliye hasarları nedeniyle teslimat reddedildi" şerhinin bulunduğu, ... tarafından .... AŞ hakkında düzenlenen 15.09.2022 tarihli fatura ile gönderici ... tarafından trafonun 192.000 USD bedelle DAP teslim şeklinde satıldığı, fatura altında “... seri numaralı trafo tamir amacıyla geri gönderilmektedir” notunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından davacı hakkında 26.08.2022 tarihinde navlun açıklamalı 8.600 Euro bedelli fatura, davacı tarafından davalı hakkında 31.08.2022 tarihinde 600,00 Euro tutarlı iade faturası düzenlenmiş olup, davacı, 26.09.2022 tarihinde davalıya yaptığı 51.000 Euro tutarındaki ödemenin dava dilekçesinde beyan edilen altı ayrı konteynerin taşınmasına ilişkin navlun bedeli tutarı olduğunu, her bir taşımanın navlun bedelinin 8.500 Euro olduğunu beyan etmiştir.
Davaya konu taşıma Türkiye-Danimarka arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın CMR konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.
CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. CMR 17/2. madde, "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. 17/3. maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. CMR 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı, hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir.
CMR'nin 23.maddesinde "1. Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. 2. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. 3. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır..4.Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez." şeklinde; CMR'nin 25.maddesinde "1. Hasar durumunda taşımacı, yükün madde 23 paragraf, 1, 2 ve 4 gereğince belirlenen değerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli öder." şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır. CMR'nin 23/4 maddesi gereğince eşyanın tamamının hasara uğraması halinde taşıma ücretinin tamamı, eşyanın kısmen hasara uğraması halinde ise hasara uğrayan kısmın eşyanın tamamının değerine oranı ile taşıma ücreti hesap edilerek taşıyıcıdan tazmin edilecektir.
Somut olayda taşımayı gerçekleştiren ... plakalı aracın, 04.09.2022 tarihinde Berlin'de otobanda seyir halindeyken sürücünün ani fren yapması sebebiyle dorsede yüklü trafonun kayması sonucu, trafonun kısmen hasar gördüğü anlaşılmakta olup, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda , taşınan emtianın özelliğine uygun ve yeterli sabitlemelerinin yapılmaması nedeniyle taşıyıcının kusuruna bağlı olarak hasarın meydana geldiği belirtilmiştir.
Davaya konu taşımaya ilişkin CMR senedinde davacı ve davalı taşıtan ve taşıyıcı olarak yer almamakta ise de davalı, davacı hakkında navlun faturası düzenlemiş olup, navlun bedelinin davacı tarafından ödendiği, taraflar arasında içeriği inkar edilmeyen mail yazışmalarına göre davaya konu taşımanın davalı tarafça üstlenildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının taşıtan sıfatına haiz olduğunun kabulü gerekir. Somut olay açısından taşınan emtiada meydana gelen hasar bedelinin ödenmesi ile ödenen navlun bedelinin iadesi farklı kavramlardır. Zira hasar bedelinin ödenmesi istemi yönünden teslim ve ödeme şekline göre emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olanın aktif husumet ehliyeti bulunmakta iken davacı tarafından navlun bedelinin ödenmesi nedeniyle ödenen bu bedelin taşınan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle iadesi istemi yönünden aktif husumet ehliyeti, davacıya aittir. Bu halde davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken mahkemece emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan dava dışı alıcının muvafakatinin bulunmadığından hareketle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026