Mera niteliğindeki taşınmazda kadastro öncesi haklara dayalı tapu iptal ve tescil davasının, aynı taraflar ve dava konusu taşınmaz hakkında verilen önceki kadastro mahkemesi kesin hükmü sebebiyle usulden reddi.
Özet: Davacı tarafından kadastro öncesi nedene dayalı olarak mera niteliğindeki taşınmazların tapu iptali ve tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, aynı taraflar ve taşınmazlar hakkında daha önce görülmüş bir kadastro mahkemesi davasının kesin hüküm teşkil ettiğini belirterek davayı usulden reddetmiş; Yargıtay da temyiz başvurusunu reddederek bu kararları hukuka uygun bulmuştur.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1884 E., 2025/498 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Pasinler Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/60 E., 2023/157 K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Kadastro çalışmaları ve Kadastro Mahkemesi kararı sonucunda Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 01... ve 10 parsel sayılı taşınmazlar mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı; tapu kaydı, vergi kaydı, Mahkeme kararı, irsen intikal ve taksime dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ... Kadastro Mahkemesinin 2010/40 Esas sayılı dava dosyasının kesin hüküm teşkil ettiğini, taşınmazların mera vasfında olup zilyetlikle edinilemeyeceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2016/40 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde davacının ... ve ..., davalısının ..., ... ve ... Mal Müdürlüğü tüzelkişiliği olduğu, davacının "dava konusu ... ilçesi, ... Köyü hudutları dahilinde bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında mera olarak tespit edilen 1 01... , 10... ada 12 parsel sayılı taşınmazların dedelerinden kendilerine miras kalmasına rağmen bu yerlerin mera olarak davalılar adına tespit gördüğünü belirterek yapılan tespitinin iptali ile hakları oranında adlarına tesciline karar verilmesini" talep ettiği, ...urum Kadastro Mahkemesinin 17.02.2017 tarih ve 2016/ 40... /5 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, Kadastro Mahkemesi dosyası ile eldeki dava dosyasında tarafların aynı olduğu, her iki dosyada da aynı taşınmazla ilgili kadastro öncesinde mevcut hakka dayalı mülkiyet talep edildiği, Kadastro Mahkemesi kararının eldeki dava bakımından kesin hüküm niteliği taşıdığı gerekçesi ile kesin hüküm dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Kadastro Mahkemesinin 2016/40 Esas ve 2017/5 Karar sayılı dosyasında tarafları ile elde ki dava dosyasının tarafı ve dava konusu edilen taşınmazların ve her iki davadaki dava sebeplerinin aynı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde her iki davanın taraflarının aynı olmasına karşılık dava konularının ve dava sebeplerinin birbirlerinden farklı olduğunu, Kadastro Mahkemesinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı olarak dava açıldığı ve yargılamanın bu hukuki sebepler doğrultusunda sonuçlandırıldığını, eldeki davada ise 1 01... parsel sayılı taşınmaz açısından tapu kaydına, 1 01... parsel sayılı taşınmaz açısından ise Mahkeme ilamı ve ekli satış senedi hukuki sebebine dayalı olarak dava açıldığını ve her iki davanın hukuki sebeplerinin birbirlerinden tamamen farklı olduğunu ileri sürmüş ise de Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli ilamında da görüleceği üzere davacı tarafın dayanmış olduğu tapu kayıtlarının ve 1 01... parsel sayılı taşınmaz için dayanak yaptığı Mahkeme ilamının ... Kadastro Mahkemesinin 2016/40 Esas sayılı dava dosyasında dava sebebi olarak tartışıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.