Tekstil Ürünleri Ticari Satışından Kaynaklanan 150.000 TL Bakiye Alacağın Tahsili Amacıyla Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali Davası ve İcra İnkar Tazminatı Talebi
Özet: Bir tekstil firması, ticari satıştan kaynaklı 250.000 TLlik faturanın ödenmeyen 150.000 TLlik bakiyesi için başlattığı icra takibine davalı tarafın yaptığı itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle dava açmıştır; davalı, tebligatlara rağmen duruşmalara katılmamış ve savunma sunmamış olup, mahkemece incelenen bilirkişi raporu, davacının e-defter kayıtları ve banka dekontları ile 250.000 TLlik faturanın düzenlendiğini, 100.000 TL kısmi ödeme yapıldığını ve davacının davalıdan 150.000 TL bakiye alacağı bulunduğunu tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/9 Esas
KARAR NO :2026/469
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/01/2026
KARAR TARİHİ:03/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 06/01/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tekstil işiyle uğraştığını, davalı taraf ile ürettiği malların satımı hakkında anlaştıklarını, müvekkili tarafından söz konusu anlaşma neticesinde 26.05.2025 fatura tarihli ... fatura numaralı satış faturası kesildiğini, davalı taraf faturaya dair herhangi bir itirazda bulunmadığını, aksine takibe konu fatura için müvekkiline 100.000 TL ödediğini, faturadan kaynaklanan bakiye alacak 150.000 TL için başlatmış oldukları ilamsız icra takibine davalı itiraz ettiğini, alacağın tahsili için .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra ilamsız takibi başlatıldığını, davalı bu takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın kaldırılması için önce ticari dava şartı olarak arabulucu yoluna gidildiğini, ancak davalı tarafla herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazının iptali ile icra takibinin devamını, davalının % 20’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini ve vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya TK 35'e göre usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, fatura, dekont, tarafların 2025 yılına ait BA/BS formları, SGK hizmet dökümü, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusu; taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen 26.05.2025 tarihli ...- fatura numaralı 250.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı bakiye 150.000,00 TL alacağın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı aynı yıl E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 26.05.2025 tarihli ... fatura numaralı 250.000,00 TL tutarlı faturanın davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; takibe konu faturaya karşılık davalı tarafından yapılan 30.05.2025 tarihinde 100.000,00 TL tutarlı ödeme kaydının bulunduğu görülmüş olup davacının, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu faturadan kaynaklı takip tarihi (30.06.2025) itibariyle davalıdan 150.000,00 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, Davalı yan 30/03/2026 günü saat 14:15'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, Somut olayda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura yönünden e-Fatura olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, bu faturalara ilişkin herhangi bir inceleme veya teyidin BA-BS formları üzerinden yapılması mümkün olmadığı kanaati edinildiği, Davacı yan tarafından dosyaya ibraz edilen ... bankasına ait dekontun detayları incelendiğinde, davalı şirket tarafından davacı hesabına 30.05.2025 tarihinde “Tekstil Ticari Ödemesi” açıklaması ile 100.000,00 TL ödeme yapıldığı görüldüğü, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, Dosya kapsamı ile yapılan incelemelerde, takibe konu edilen faturanın davacının ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun şekilde yer aldığı, söz konusu faturanın davalıya satışı yapılan tekstil ürün bedellerine ilişkin düzenlendiği, faturanın alt kısmında “irsaliye yerine geçer.” ibaresinin yer aldığı, ayrıca dosyada mübrez ... bankasına ait dekontta davalı tarafından fatura içeriğiyle uyumlu olarak “Tekstil Ticari Ödemesi” açıklaması ile 100.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığı, ayrıca davalının Türk Ticaret Kanunu'nun 23/2. Maddesi uyarınca öngörülen 8 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulduğunu gösterir yazılı veya somut bir belgenin dosyada yer almadığı, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde düzenlenen faturanın davalı tarafça bilindiği ve içeriğinin zımnen kabul edildiği kanaatine varıldığı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu; 26.05.2025 tarihli ... fatura numaralı 250.000,00 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takibe konu faturadan kaynaklı takip tarihi (30.06.2025) itibariyle davalıdan 150.000,00 TL bakiye alacaklı olduğu..." sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; fatura ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... .İcra Dairesinin 2025/... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... mücevherat kuyumculuk otomotiv inşaat emlak reklamcılık sanayi ve ticaret limited Şirketi aleyhine 150.000 TL bakiye fatura alacağının icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın bildirilen adresine tebligat çıkartılmış , tebligatın bila iade dönmesi üzerine bu kerre davalının tebligat çıkartılan adresi ile ticaret sicilindeki adresinin aynı adres olması nedeniyle TK 35 maddesine göre tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır .
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. Maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Hal böyle olunca tarafların mahkeme ara kararına uygun çağrıya göre ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme önem arz eder.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2020/1170 Esas, 2020/1325 Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, takibe konu faturalardaki hizmetin sunulduğuna yönelik belgeleri ibraz ettiği, defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, aralarındaki hizmet ilişkisi nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 150.000 TL alacaklı olduğu , davalı tarafın davacının hizmet nedeniyle yolladığı faturalara süresinde itiraz etmediği anlaşıldığından davanın kabulüne, takibin asıl alacak üzerinden takip talebindeki aynı şartlarla devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş , fazlaya ilişkin talep reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki belirtilen bedellerle aynı şartlarla kaldığı yerden devamına,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si( 30.000,00-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 10.246,50-TL harçtan peşin yatırılan 1.811,63-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 8.434,87-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL başvuru harcı ve 1.811,63-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.543,63-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 1.008,70-TL posta giderinden ibaret toplam 9.008,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilerek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.03/07/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı