İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, trafik sigortası kaynaklı araç değer kaybı tazminatı davasında %100 kusurlu sürücü ve sigorta şirketinin sorumluluğuna ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu davacı şirkete ait araçta meydana gelen değer kaybının tazmini talebine ilişkin olup, davalı sürücünün %100 kusurlu bulunması ve bilirkişi raporuyla 50.000 TL değer kaybı tespit edilmesi üzerine, davacı vekilinin ilk talebini bu miktara yükselttiği, davalı tarafın ise tazminatın fahiş olduğu veya sigorta şirketinin yükümlülüklerini yerine getirdiği yönündeki savunmalarına rağmen, değer kaybının gerçek zarar olduğu ve hesaplama yöntemlerinin Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlendiği bir süreci özetlemektedir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/248 Esas
KARAR NO : 2026/469
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 09/04/2025
KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı araca 07.02.2024 günü davalı ...'a ait ... plakalı aracın çarptığını, olayda davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunu, davalı aracının davalı sigorta şirketince sigortalandığını, kaza nedeniyle oluşan değer kaybının tazmini için davalı şirkete başvurulduğunu, olumlu veya olumsuz bir dönüş yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, olayda davacıya ait aracın sol ön çamurluğunun hasar gördüğünü, araçta değer kaybı oluştuğunu belirtmiş ve şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; talep edilen 300.000,00 TL'nin fahiş olduğunu, aracın Km'sinin eski kazalarının dikkate alınması halinde araçta değer kaybı oluşmadığını, değer kaybının aracın ... sigorta poliçesi kapsamında olduğunu belirtmiş ve davanın reddini istemiştir.
Davalılardan .... Sigorta Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirkete 12.02.2023/2924 vadeli ... sigortalı olduğunu, araçtaki değer kaybının ... sigorta poliçesi genel şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye 93.818,46 TL hasar ödemesi yapıldığını, bu ödemeyle tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerinden başka bir yükümlülüklerinin kalmadığını belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... yazı cevabı, sigorta başvuru evrakları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, Islah Dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
10/01/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu olayda davalı sürücü ...'in %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği değer kaybının 50.000,00 TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
ISLAH:
Davacı vekili 12/03/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL olarak talep edilen değer kaybı tazminatının 40.000,00 TL artırılarak toplam 50.000,00 TL olarak ıslahının kabulüne, ıslah edilen 50.000,00 TL değer kaybı tazminatının sürücü yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını ikmal ettiği görüldü.
GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybının tazmini davasıdır.
07.02.2024 tarihinde davalı ...'a ait ve davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu ve araçta meydana gelen değer kaybının tahsili amacıyla davanın açıldığı görülmüş, davalının ise davaların reddini savunduğu anlaşılmıştır.
Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır. Hasar bedeli yönünden ise yapılan harcamaların denetimi ve uygunluğu yapılacaktır.
Dava dosyasının trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının tespiti için dosyanın ... Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi tevdine karar verilmiş, Mahkememize sunulan 10/01/2026 tarihli raporunda; "Davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı aracıyla seyri sırasında aracının hızını yol, hava ve trafik şartlarına göre ayarlamamış, çift yönlü birer şeritli yolda aracını şeridinde tutamamış ve karşı yönden gelen araçların şeridine tecavüz ederek aracının sol ön kısımlarıyla karşı yönden gelen sürücü .... yönetimindeki ... plakalı araca sol ön kısımlarından çarpmıştır. Bu nedenle davalı sürücü ...olayda %100 oranında asli kusurludur. Davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ... ise ... plakalı aracıyla kendi şeridinde normal süratle seyrederken karşı yönden dikkatsizce gelip şeridine tecavüz ederek aracına çarpan davalı sürücüye karşı kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz bulunmuştur.
Dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2022 model ve 58.299 Km'deki araçta dava konusu trafik kazası nedeniyle meydana gelen ve değer kaybına etki edecek işlemlerin, dosyadaki ekspertiz raporuna, onarım faturasına ve hasarlı araç fotoğraflarına göre:
Değiştirilen parçalar: yok
Düzeltilen parçalar: kaputun sol ön çamurlukla birleştiği yerde rötuş, sol ön çamurlukta düzeltme, olduğu toplam hasar miktarının 93.818,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Dosya içeriğine göre dava konusu aracın 09.08.2023 tarihli bir eski kazası mevcuttur. Bu kazada davacıya ait araç park halinde çarpılma şeklinde hasar görmüştür. Ancak aracın hangi parçalarının hasar gördüğü tespit edilememiştir. Araçta yapılan onarım işleminin yetkili serviste yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle 2. El rayiç satış değeri, dosyada bulunan ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere 2.000.000,00 TL'dir. Aracın kazadan sonraki onarılmış haldeki satış değeri ise, 1 eski maddi hasarlı trafik kazasının olduğu, orijinalliğini bu kazalarda kaybettiği, 58.299 Km kullanılmışlık seviyesine sahip olduğu, araçta değer kaybına neden olacak 1 parçanın onarım gördüğü hususları da dikkate alındığında 1.950.000,00 TL olup araçta 50.000,00 TL değer kaybı," olduğu rapor edilmiştir.
Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre, araç sürücüsü de haksız fiil sorumluluğu esasına göre sorumludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise; o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortasıdır.
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." denilmiştir.
Davacı yanca 18.09.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı başvuru neticesinde ödeme yapılmadığı, bu anlamda davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcına yönelik olarak; 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, T:04/11/2019, E:..., K:...02/10/2018, E:..., K:...; T:17/06/2019, E..., K:...sayılı ilamları), gerektiği görülmekle, davalı sigorta şirketinin davacı sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 01.10.2024 tarihinden faiz talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Hazırlanan raporun Mahkememiz denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak, davalı şirkete ait aracın sürücüsünün asli ve tam (%100) kusurlu olduğu, davalı yanın kusurlu haksız eylemi ile davacının maliki olduğu araca zarar verdiği, bilirkişi raporuna göre araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan isteyebileceği anlaşılmakla davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KABULÜNE,
Davacının 50.000,00 TL bakiye değer kaybının (davalı sigorta şirketi yönünden 18.09.2024 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 01.10.2024 tarihinden itibaren faiz işlemek kaydıyla) kaza tarihi olan 07/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 3.415,50 TL nispi karar harcından peşin+ıslah yatırılan 1.253,50 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 2.162,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.253,50 TL peşin+ıslah harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.045,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.001,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır