Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağa dayalı icra takibine itirazın iptali davasında tarafların ticari defter ve fatura beyan eksikliklerinin değerlendirildiği gerekçeli karar.
Özet: Bu ticari dava, motor revizyon ve parça değişimi hizmetlerinden kaynaklanan 169.500,00 TLlik alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, bilirkişi raporunda davaya dayanak gösterilen e-faturanın ne davacı ne de davalı tarafından vergi dairelerine bildirilmediği ve davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle incelemenin yapılamadığı belirtilerek, hizmetin ifası ve borcun varlığının ispatı noktasında tarafların sorumlulukları ve delil durumu değerlendirilmektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/609 Esas - 2026/503

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/609
KARAR NO: 2026/503
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2025
KARAR TARİHİ : 19/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirkete motor revizyonu ve parça değişimine ilişkin hizmet verildiğini, bu kapsamda 02.06.2025 tarihli e-fatura ile toplam 169.500,00 TL bedelli iş ve hizmetin ifa edildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine Kahramankazan İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de anlaşmazlıkla sonuç alındığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
TOPLANAN DELİLLER :
-Taraflara ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya arasına alınmıştır.
-Kahramankazan İcra Müdürlüğü' nün .... takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
-..... Vergi Dairesi ile ..... Vergi Dairesi Müdürlüklerinden tarafların 2025 yılına ait BA&BS kayıtları celp edilmiştir.
-Taraflara Ticari Defter ve Kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere süre verilmiş, davacı tarafından söz konusu kayıtların bulunduğu yerlerin bildirildiği anlaşılmıştır.
-Davacı defterlerinin yerinde incelenmesi için resen seçilen SMM bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan rapor dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava,hizmet alımına ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekili tarafından ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir.
Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; " Davacı şirket ticari defter kaydına göre, davacı şirketin davalı şirketten 02.06.2025 tarih
..... seri no.lu 169.500,00 TL bedelli 1 adet faturadan dolayı, bu tutarda
Davalıdan dava ve takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu, Dosya kapsamında yer alan Karşılaştırmalı Alış-Satış Analiz formunun incelenmesi
neticesinde; Davacı tarafından davalı adına ticari fatura senaryosu ile düzenlenen aynı
zamanda takibe dayanak olarak gösterilen e-faturanın taraflarca karşılıklı olarak beyan
edilmediği,
Davalı ticari defterlerinin dava dosyasına sunulmadığı, bulunduğu yerin bildirilmediği ve
bu nedenle incelemenin gerçekleştirilemediği," yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Davacı tarafından defterlerine kaydedilen faturanın tarafların her ikisi tarafından da Vergi Dairesine bildirilmediği görülmüştür. Davalı tarafından defter sunulmamış olsa bile söz konusu faturaların davalı tarafından ilgili vergi dairesine bildirilmesi emsal kararlar gereği teslime karine kabul edilebilecek iken dosyada böyle bir durum da söz konusu olmamıştır.
Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı)
Taraf defterlerinin incelenmesinde; yukarıdaki yüksek mahkeme ilamında belirtildiği üzere teslim yerine geçen herhangi bir kayıt bulunmadığı görülmüştür.
Bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın/hizmetin karşılığı olan miktarını ve alıcıya teslimini/ifasını, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi;
“(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” .şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir;
“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.
Somut olayda, ticarî nitelikteki hizmet alımı nedeniyle1 adet faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine ilişkin açılan itirazın iptali davasında; Davalının süresinde ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine davacının ticari defterleri incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmış olup bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takibe konu 1 adet 169.500,00 TL bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun icra takibi ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 222/3 maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinden sadece davacı defterlerine dayanılarak kabul kararı verilemeyecektir. Zira ticari defterlerdeki alacağın dayanak belgelerle ispatı gerekir. Dosya kapsamında davacının teslim/ifa olgusunu yazılı delillerle kanıtlayamadığı görülmektedir. (Ankara BAM 22. HD. 2023/558 E, 2025/853 K sayılı ilamı)
Dava dilekçesinin incelenmesinde davacının yemin deliline de dayanmadığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davaya konu fatura içeriğindeki hizmeti ifa ettiğini, yazılı deliller ile ispatlayamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı, dosyada davacının alacağını ispata yarar başkaca bir delil bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harcın dava açılırken peşin olarak alınan 2.047,14-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.315,14-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
5-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/06/2026
Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır